İnsanlığın yaşı ile ilgili hadisler sahih mi?

Tarih: 04.06.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İnsanlığın yaşının 7000 yıl olduğu hadisi konusunda İbn Cevzi'nin Mevduat Kebir (Büyük Uydurma Hadislerin Derlemesi) adlı eserinde bu rivayetin uydurma olduğu ve benzer rivayetlerin İsrailiyat kaynaklı olarak İslam kaynaklarına girdiği söyleniyor. Sizin görüşünüz nedir?
- 7000 sene ile ilgili hadis sahih mi?
- “Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim.” sözü sahih hadis mi? Yoksa delili olmayan bir görüş mü?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Çeşitli rivayetlerde dünyanın ömrü ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Bunları ve kaynaklarını ayrıca alimlerin bu rivayetler konusundaki sıhhat değerlendirmelerini şu şekilde sıralayabiliriz;

1. Ebu Hüreyre’nin rivayet ettiği bir hadise göre Hz. Peygamber: “Cehennemden son çıkacak kişi yedi bin sene azap çekmiştir. Onlardan en uzun kalanı dünyanın yaratıldığından kıyamet kopuncaya kadar olan süresi kadardır, bu da yedi bin senedir.” buyurmuştur.

Aynı zamanda İhyau Ulumu’d-din’de de bir kısmı geçen bu rivayet, Hakîm Tirmizî’nin Nevadiru’l-usûl adlı eserinde geçmektedir. Muhaddis Irakî, İhyâ’ya yaptığı tahricinde bu rivayetin isnadının zayıf olduğunu belirtmiştir. (Irakî, el-Muğni, 1/1360)

2. Sahâbi Dahhâk b. Ziml’in rivayet etmiş olduğu uzun bir hadiste kendisi şunu aktarmıştır:

“Ben gördüğüm bir rüyayı Resullullah (asm)’a anlattım. Bu rüyada Peygamber (asm) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi. Hz. Peygamber bunu yedi basamaklı gördüğün minber şu dünyanın ömrü olan yedi bin senedir, ben de onun son bininde olacağım.” şeklinde yorumladı.

Bu rivayete Taberânî el-Mu’cemu’l-kebîr adlı eserinde Beyhakî de Delailu’n-nübüvve adlı eserinde yer vermiştir. Suyûti ve Sehavî ise, ilgili rivayetin isnadının zayıf olduğunu ifade etmişlerdir. İbn Hacer, cidden zayıf değerlendirmesi yaparken İbnu’l-Esîr ve İbnu’l-Cevzî mevzu olduğuna dikkat çekmişlerdir. (bk. Münâvi, Feyzu’l-kadîr, III,547)

Bu rivayetin yer aldığı Camiu’s-sağîr adlı eseri şerh ederken Münâvi, Süheylî’in söz konusu rivayet için her ne kadar bu isnadıyla zayıf olsa da İbn Abbas’tan mevkuf olarak yani onun sözü olarak sahih senetlerle de geldiğini ve birbirini destekleyen rivayetlerin varlına dikkat çekmiştir.

3. Taberî, Tarih’inde (I, 16) İbn Abbas’tan “Dünya, ahiret haftalarından yedi hafta olup yedi bin senedir” şeklinde rivayet ederken benzer bir rivayeti Ebu Nuaym Hilye’de Said b. Cübeyr’den “Dünya, ahiret haftalarından yedi haftadır.” şeklinde rivayet etmiştir.

4. Enes b. Mâlik’ten bu konuda iki tarikle rivayet gelmiştir;

Birincisi; İbn Asâkir’de geçen rivayet şu şekildedir: “Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teala onun için, gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişçesine şu dünyanın yedi bin yıllık ömrü miktarınca sevap yazar.”

Bu rivayetin de isnadının cidden zayıf olduğu ifade edilmiştir.

İkincisi; Deylemî, Müsned’inde (III, 57) Enes b. Mâlik’in Resullullah’dan şunu rivayet ettiğini kaydetmiştir:

“Dünyanın ömrü, ahiret günlerinden yedi gündür. Allah teala buyurdu ki: “Senin Rabbinin yanındaki bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. (Hacc Suresi, 47)”

İbnu’l-Cevzî bu rivayetin mevzu olduğunu ifade etmiştir. (Bk. Ebu Huzeyfe el-Küveytî, Enîsu’s-sârî, IV,3111).

Suyuti’nin de el-Leali’l-masnua’da belirttiği gibi İbn Abbas’tan mevkuf rivayet olarak sahih bir şekilde isnadı da vardır. O rivayet de şudur:

“Dünya yedi gündür. Her gün bin senedir, Resulullah son bin senede gönderilmiştir.” (el-Leali, 2/369)

Sonuçta dünyanın ömrünün yedi bin sene olduğuna dair merfu’ olarak yani Hz. Peygamber Efendimize nisbet edilmiş olarak üç sahabiden rivayet geldiğini ve alimlerin bunları sıhhat açısından zayıf, cidden zayıf ve mevzu olarak değerlendirdiklerini görmekteyiz. Yine alimler, İbn Abbas’a nispet edilen yani onun sözü olarak sahîh tariklerinin var olduğunu belirtmişlerdir.

Diğer din mensuplarından bilgi nakletmeyen bir sahabinin geçmiş ve gelecek zamanla veya yapılması özel bir sevap yahut ceza gerektiren işlerle ilgili açıklamaları hükmen merfu yani Hz. Peygamber Efendimize ait olduğu kabul edilir. Çünkü bunlar akılla bilinemeyecek, içtihat konusu olmayacak bilgilerdir. (İbn Hacer el-Askalânî, Nüzhetü’n-naẓar, s. 104)

Buna göre, dünyanın ömrüyle ilgili hadis rivayetinin sahih bir veçhinin olduğu söylenebilir.

- “Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim” sözüne gelince:

Abdullah İbn Ömer’den gelen bir rivayete göre Rasûlullah (asm) şöyle buyurmuştur:

"Sizden evvel geçen ümmetlerin dünyadaki müddetlerine nispetle sizin müddetiniz ancak ikindi namazıyla güneşin batmasına kadar olan müddet gibidir…” 

Bu hadis uzun bir hadistir ve devamında Hz. Peygamber ehl-i kitapla Müslümanların sevaplarını bir temsil ile izah etmektedir. Rivayetin bir diğer tarikinde de Rasûlullah (sav): "Sizden evvel gelen ümmetlere nispetle sizin (dünyadaki) bekanız, (bütün güne nispetle) ikindi namazından güneşin batmasına kadar olan müddet gibidir.” demektedir.

Bu hadisler, Buhari’de geçen sahih rivayetlerdir. (bk. Kitâbu’l-icâre, 8, 9; Ehadisü’l-enbiya, 50)

Muhtemelen bu ifadelerden dolayı Hz. Peygamber’in dünyanın ömrüne nispetle ikindi vaktinde peygamber olarak gönderildiği ifade edilmektedir.

Bazı müfessirler Asır suresindeki üzerine yemin edilen asır kelimesinden maksadın; “Asr-ı Muhammedî”nin veya “Asr-ı Saadetin ve kıyamete kadar geçecek ahir zaman”ın kast olunduğunu beyan etmişlerdir.

Nitekim Kuran-ı Kerim'de insanlık tarihine göre zamanın üç kısma ayrıldığına işaret olunmuştur. Hz. Musa'ya Tevrat'ın indirilmesinden önce geçen “Kurun-u Ûla” yani ilk zaman, Tevrat'ın nüzulünden Peygamberimiz alayhisselamın asr-ı saadetine kadar geçen “Kurun-u Vusta” orta zaman, Hatemu’l-Enbiya Efendimizin teşrifiyle başlayan “Ahir Zaman” yani Hz. Muhammed ve İslam ümmetinin zamanıdır. (bk. Elmalılı, Hak Dini, Asr Suresinin tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun