Tasavvufta sembollerin önemi var mıdır?

Tarih: 23.06.2020 - 13:59 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

 Tasavvuf ve sembolizm

وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ “Hayırlı olan, takva elbisesidir.” (A’raf, 26)

Din, sembollerle doludur.

- Mesela, taştan yapılmış bir bina olan Kâbe’ye “Allahın evi” anlamında “beytullah” denilir.

-Bazı rivayetlerde Hacerü’l-esved için mecazen “Allahın yeryüzünde eli” ifadesi kullanılır. ( Nureddin Heysemi, Mecmau’z- Zevâid, Daru'l-Kütübi'l-İlmiyye, Beyrut, III, 242)

-Hacda küçük küçük taşlarla “şeytan taşlanır...”

Tasavvufta semboller daha da ileri boyutta kullanılmış, zamanla bu ilmin kendi mazmunları meydana gelmiştir. Mesela Yunus Emre, “Yaratılanı hoş gör, yaratandan ötürü” gibi şiirlerinde derin manaları sade bir üslupla anlatır. Ama aynı Yunus Emre “çıktım erik dalına, anda yedim üzümü” gibi bazı şiirlerinde ilk anda anlaşılması zor olan semboller kullanır.

“Benim dilim kuş dilidir, benim ilim dost ilidir.

Ben bülbülüm, dost gülümdür. Bilin gülüm solmaz benim.”

derken farklı bir dil kullandığını bize anlatır. Tasavvufun mümtaz simalarından Mevlana Celaleddin ise şöyle der:

“Sırlara mahrem olacak kimse bulamadığım için, bahsi nifaksız söyleyemiyo­rum.” (Rûmî, Mesnevî, (Tâhiru’l- Mevlevî tercümesi), XI, 1069.) (Yani bazı meseleleri üstü kapalı geçiyorum, gerçeği doğrudan anlatamıyorum.)

“Her söz kulağa aksetmesin diye, ilm-i le­dünnî sırlarının ancak yüzde birisini söylüyo­rum.” (Rûmî, Mesnevî, (Tâhiru’l- Mevlevî tercümesi), III, 890.)

Ayrıca, bazan da muhatap böyle yüksek hakikatleri dinlemeye layık biri olmayabilir. Böylelerine sırlar­dan bahsetmek “öküzün boynuna inciden kolye takmak” veya Mevlâna’nın teşbîhiyle “sağıra saz çalmak” gibidir. (Rûmî, Mesnevî, (Tâhiru’l- Mevlevî tercümesi), XI, 834.)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 42
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun