Allah neden insanlara sınırlı bir akıl verdi? Allah neden insanlara sınırsız değil de sınırlı bir akıl verdi? Sınırsız bir akıl verseydi her şeyi bilecekti. Allah’ı da daha iyi anlayacaktık, tanıyacaktık.

Tarih: 07.01.2026 - 11:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

xAllah neden insanlara sınırsız değil de sınırlı bir akıl verdi? Sınırsız bir akıl verseydi her şeyi bilecekti. Allah’ı da daha iyi anlayacaktık, tanıyacaktık.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İnsanlar, yaratılışları itibarıyla aciz ve zayıf varlıklar olarak yaratılmışlardır. Bu açıdan, sınırlı bir akıl verilmesi, insanın kendisini ve Allah'ı anlaması için bir hikmet içermektedir. Sınırsız bir akıl, insanı imtihanın dışına çıkarır ve bu durum, imtihanın amacını ortadan kaldırır.

Allah, insanlara cüzi irade vererek, kendi sonsuz isim ve sıfatlarının varlığını anlamalarını istemiştir. Ancak insan aklı, yaratılmış olan bir varlık olarak, yaratıcısını tamamen kavrayamaz. Bu durum, insanın sınırlarını ve acizliğini anlaması açısından önemlidir. O halde, Allah kendisini tanımak ve bilmek isteyen insanlara, akıl ve irade vermiş, ancak bu aklın sınırlı olmasıyla birlikte, imtihanın mahiyetini de korumuştur.

Demek ki insan, sınırlı aklıyla birçok gerçeği anlamada yetersiz kalabilir; ama bu durum, onun iman ve teslimiyetle Allah'a yönelmesi için bir fırsat sunar. İnsan, aklını kullanarak, kendisine verilmiş olan ilahi mesajlara teslim olmalı ve her şeyin ötesinde olan Allah'a güvenmelidir.

Bu bilgiden sonra detaya gelince:

1. İmtihanın anlamı sınırlılıkla mümkündür

Eğer bir imtihanda: Herkes bütün soruların cevabını önceden biliyorsa, yanılma, tercih ve sorumluluk yoksa, buna imtihan değil, ancak bir seyir veya oyun denir.

Aynı şekilde akıl sınırsız olsaydı, gayb bütünüyle bilinseydi, hak ile batıl arasında tercih gerektiren bir alan kalmasaydı, o zaman iman bir tercih değil, zorunlu bir bilgi olurdu.

Zorunlu bilgi ise iman değil, mecburiyettir.

2. Kur’an’ın bu konudaki açık beyanı

Kuran bu hakikati şöyle bildirir:

“(Resûlüm!) Suçluların Rablerinin huzurunda başlarını eğerek: ‘Rabbimiz! Gördük ve işittik. Şimdi bizi dünyaya geri gönder; iyi işler yapalım. Artık kesin olarak iman ettik.’ dediklerini bir görsen! Eğer dileseydik herkese hidayet verirdik. Fakat benden şu söz hak oldu: ‘Cehennemi cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım.’” (Secde, 32/12–13)

Bu ayet açıkça göstermektedir ki Allah zorla iman ettirmeyi dilememiştir. İman, bilmekten öte tercih ve teslimiyet ister.

3. Akıl imtihanın anahtarıdır ama yeter şart değildir

İslam’da Akıl, imtihanın şartıdır. Ancak tek başına yeterli değildir.

Bu yüzden çocuklar, akıl sağlığı yerinde olmayanlar dini sorumluluktan muaf tutulmuştur. Bu da gösterir ki: İlahî hitabın asıl muhatabı akıldır; fakat bu akıl sınırlı, imtihanı mümkün kılan bir akıldır.

4. Allah’ı tanımak için sınırsız akıl gerekmez

Allah’ı tanımak, Zâtını kuşatmakla değil, ayetlerini görmek, eserlerinden sanatkârı tanımak ile olur.

Zaten Allah “Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler” buyurarak, hiçbir aklın O’nu kuşatamayacağını bildirmiştir.

Sonuç

Akıl sınırlıdır çünkü insan kuldur. Sınırsız akıl imtihanı ortadan kaldırır.

İman, bilginin zorlamasıyla değil, iradenin tercihiyle anlam kazanır.

Allah, kendini zorunlu bilgiyle değil, iradeli teslimiyetle tanımamızı istemiştir.

Bu yüzden insana verilen sınırlı akıl: Bir eksiklik değil, imtihanın ve kulluğun gereğidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun