Ben bu bedende olmayı kabul edemiyorum?

Tarih: 26.02.2026 - 13:30 | Güncelleme:

Soru Detayı

Ben bu fizikte olmayı kabul edemiyorum. Ben bu kimlikte olmayı kabul edemiyorum. Kendimi beğenmiyorum. Kendimi sevmiyorum. Hiçbir tarafımı sevmiyorum. Ben başkası olmak istiyorum. Ben kendim olmak istemiyorum. Ben Michael Jackson olmak istiyorum. Ben Michael Jackson olmak çok istiyorum. Çünkü onun gibi ünlü, şöhret, sevilmek istiyorum. Onun gibi sevgi ve saygı duyulmak istiyorum. Onun gibi bedenim, vücudum, sesim olmasını istiyorum. Ben o olmak istiyorum. Ben direk o olmak istiyorum. Ben o olmazsam mutlu olmam. Ben o olmazsam hayata küserim. Allah neden beni Michael Jackson olarak yaratmamış.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Anlattığınız şeylere baktığımızda çok yoğun bir acı çektiğiniz anlaşılıyor. Tarif ettiğiniz ruhsal sıkıntıların altında muhtemelen derin bir değersizlik ve sevilme açlığı var.

Bu durum daha çok çocuklukta yeterince koşulsuz kabul görmeyen, başkalarıyla kıyaslanarak büyüyen, olduğun gibi yeterli görülmeyenlerde ortaya çıkan ruhsal bir sıkıntıdır, ama karakter değildir, değişmez değildir. Unutmayın yüce Rabbimiz hiç kimseye gücü yetmeyen şeyleri yüklemez ve zulmetmez.

Bu bir psikolojik yaralanmadır Önce bunu netleştirelim.

1. “Michael Jackson olmak istiyorum” cümlesinin arkasında ne var?

Siz, “Michael Jackson olmak istiyorum” derken aslında şunu istiyorsunuz: İnsanlar tarafından daha çok sevilmek, daha çok görülmek, hayran olunmak, değerli hissetmek, bedeniyle, sesiyle, varlığıyla takdir edilmek istiyorsunuz.

Bunların hiçbiri Michael Jackson’a ait şeyler değil. Bunlar insana ait ihtiyaçlar. Jackson bu ihtiyaçların en uç ve görünür şekilde karşılandığı bir figür olduğu için zihnin onu seçmiş

Ama burada çok kritik bir gerçek var.

2. Michael Jackson olmak mutlu olmak mıdır?

Sizin olmayı çok istediğiniz Michael Jackson, hayatı boyunca hiç mutlu olmadı. Ölünceye kadar bedeniyle hiç barışmadı. Bedenini değiştirmek için onlarca defa ağır cerrahi müdahaleler geçirdi. Ten rengiyle ilgili yaşadığı rahatsızlık nedeniyle cildini beyaza çevirmek için büyük sağlık sorunlarını göze alarak bıçak altına yattı.

Bunların sonucunda, belki rengini biraz değiştirebildi, ama bu kez de ciddi kimlik ve benlik parçalanması yaşadı. Bu da yetmedi çocukluğunu yaşayamadı, yalnızlık, bağımlılık ve ağır psikolojik sorunlarla boğuştu. Dünyanın en ünlü insanlarından biri olmasına rağmen kendini sevemedi. Sonunda da erken denebilecek bir yaşta öldü.

O da sizin şu an yaşadığınız çatışmanın daha uç bir versiyonunu yaşadı.

Görüldüğü gibi Michael Jackson olmak, kendini sevmek, mutlu olmak, huzurlu olmak demek değildi.

O zaman, kendinle barışık olmayı, hayatta huzuru yakalamayı başka bir yerde aramak gerekir.

4. Allah neden seni Michael Jackson olarak yaratmadı?

Allah, insanları şarkıcı veya filim yıldızı olmak için değil de, kendisini tanımak, ibadet etmek ve insanlığa faydalı şeyler yapmak için gönderdi. Bunun için de herkese ayrı bir yetenek ve karakter verdi.

Dolayısıyla herkesin imtihanı, yapacağı şeyler ve mükafatı da farklıdır. Sizin imtihanınız size göre, M. Jackson’ın da imtihanı kendisine göredir.

Siz Michael Jackson olsaydınız, muhtemelen şu an yaşadığınız ruhsal parçalanmanın daha şiddetlisini yaşayacaktınız. “Ben o olmazsam mutlu olmam” cümlesi aslında bir takıntıyı göstermektedir. Mutluluğu ve huzuru belirli şeyler bağlamak bir psikolojik tuzaktır. Çünkü mutluluk ve huzur içeridedir, şöhrette, mal ve mülk de değildir. Öyle olsaydı, tüm ünlüler çok mutlu olacaktı. Oysaki hayatında en fazla depresyona giren, en fazla uyuşturucuya bulaşan ve intihar edenler ünlü dediğimiz insanlardır.

Önemli olan Allah ile bağını güçlendirmek ve O’nun yanında değerli olmak için çaba sarf etmektir. Allah’ın yanında insanı değerli kılan şöhreti, ünü değil, kulluğu ve insanlık için yaptığı hayırlı hizmetleridir. Ne kadar çok dünyaya geliş amacına uygun davranırsanız, Allah yanında o kadar kıymetli olacaksınız. Kur’an’da hiçbir yerde “ünlü olmak” bir üstünlük olarak sunulmaz. Üstünlük emaneti taşıyabilme ile ilgilidir, takvadadır, kulluktadır.

5. Kendinden kaçmak çözüm değildir

Şu an yaşadığınız şey, aslında “kendinizden kaçma” isteğidir. Fakat insan kimliğini değiştirerek ruhsal acısından kurtulamaz. Başka biri olsanız bile, zihniniz ve iç dünyanız sizinle gelecektir. Yani sorun beden değil, benlik algısıdır.

Kendini reddetmek zamanla daha büyük bir iç parçalanmaya yol açar. Oysa iyileşme, “başka biri olmakla” değil, “kendini kabul etmeyi öğrenmekle” başlar. Kabul etmek, her halini beğenmek demek değildir; varlığını düşman görmemek demektir.

6. Şöhret sevilmek demek değildir

Şöhret ile sevgi aynı şey değildir. Şöhret kalabalıkların ilgisidir; sevgi ise bir kalbin seni gerçekten tanıyıp kabul etmesidir.

Kalabalıkların alkışı insanı bir süre yükseltir ama iç boşluğu doldurmaz. Gerçek değer, insanın iç dünyasında ve Allah katındaki konumundadır. İnsan kendini sevmediği sürece milyonlar sevse de o eksiklik hissi geçmez.

7. Kendini sevmek bencillik değildir

Kendini sevmek kibir değildir. Kendini sevmek, Allah’ın yarattığı bir eseri hor görmemektir. Siz kendinizi değersiz gördüğünüzde, aslında Allah’ın yarattığı bir varlığı değersiz ilan etmiş oluyorsunuz.

Her insan, fiziksel özellikleriyle, sesiyle, mizacıyla özel bir tasarım taşır. Kıyas ise insanın iç huzurunu en hızlı tüketen alışkanlıktır. Başkasına bakarak kendi değerini ölçmek, hiçbir zaman adil bir ölçüm değildir.

8. Mutluluk bir kişiye bağlanamaz

“Ben o olmazsam mutlu olmam” düşüncesi, mutluluğu tek bir ihtimale kilitlemektir. Bu da zihni daraltır ve çaresizlik üretir. Oysa Allah insanın önüne tek bir hayat yolu koymaz.

Mutluluk bir kimliğe, bir bedene, bir üne bağlı değildir. İçsel denge, anlam duygusu ve Allah ile kurulan bağ güçlendikçe huzur artar.

İnsan kendini değiştirmeden önce bakış açısını değiştirmelidir.

9. Profesyonel destek önemlidir

Bu kadar yoğun “kendini reddetme” düşünceleri, derin bir özgüven yarasına işaret eder. Bu durum sadece dini nasihatle değil, psikolojik destekle de ele alınmalıdır. Bir dini bütün psikolog veya terapistle görüşmek zayıflık değil, iyileşme adımıdır.

Ruhsal yaralar da tıpkı fiziksel yaralar gibi tedavi ister.

Özetle:

- Siz şu an Michael Jackson olmak istemiyorsunuz aslında; acı çekmemek istiyorsunuz.

- Sevilmek, görülmek, değerli hissetmek istiyorsunuz.

- Bunlar başka biri olarak değil, kendiniz olarak da mümkündür.

- İyileşme, “başkası olmakla” değil, “kendinle barışmayı öğrenmekle” başlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun