Erkek oruç tutarken hanımından izin almalı mı?

Tarih: 25.03.2026 - 12:59 | Güncelleme:

Soru Detayı

a) Kadın izin almalı. Peki ya erkek nafile oruç tutmak isterse izin almak zorunda mı? Kadının da cinsel yönden ihtiyaçları var. Yatağa çağrıldığında gitmemek her iki taraf için de günahsa (bunu siz söylemiştiniz) nafile oruç için izin almak da tek taraflı olmamalı.
b) Neden hadislerde her zaman kadın erkeğin ihtiyaçlarına uymak zorunda. Erkekler için kadının isteklerini yerine getirmesini söyleyen hadisler yok? Neden sürekli kadınlar erkeğin meşru her isteğini yerine getirmek zorunda. Meşru bir istek olsa bile hiçbir şekilde kadının reddetme hakkının olmayışı kadını ilişkide huzursuz yapmaz mı? Bu hadisler aile içi huzuru amaçlamak için. Ama neden aile içi huzur derken sadece ERKEĞİN huzuru baz alınıyor, kadının reddedemeyişinin verdiği huzursuzluk ne olacak? Hadisler, farkındaysanız hep erkeğin huzuruna göre, hep kadın bir şeylere uymak zorunda. Sanki aile huzuru yalnızca erkeğin huzurundan ibaretmiş gibi…

Cevap

Değerli kardeşimiz,

a) Nafile oruçta izin konusu

Hadislerde çoğu zaman erkek açısından hüküm ifade edilir; örneğin nafile oruç sırasında erkeğin kadının cinsel hakkına riayet etmesi vurgulanır. Ama fıkıh usulüne göre, her hükmün gerekçesi cinsiyet farkı gözetmeden genelleştirilebilir. Yani, gerekçe “eşin meşru hakkına riayet” olduğundan, kadın için de aynı mantık geçerlidir.

Örneğin, kadın nafile oruç tuttuğunda kocasıyla cinsel ilişkiye giremez hâle geliyorsa, kadının hakkına tecavüz olur, oruç uygun olmaz. Erkek nafile oruç tuttuğunda kadının ihtiyaçlarını karşılayamayacaksa, erkeğin hakkına tecavüz olur, oruç uygun olmaz.

Dolayısıyla hadisten yalnızca erkek hakkına odaklanmak değil, esas gerekçeyi anlamak gerekir: eşlerin meşru haklarına saygı. Bu yüzden hüküm cinsiyet fark etmeksizin uygulanabilir.

Dolayısıyla nafile oruç için de tek taraflı bir karar vermek uygun değildir.

b) Hadislerde kadın-erkek hakkı görünümü

Bazı hadislerde, erkeğin haklarına ve huzuruna vurgu yapılırken kadının haklarından söz edilmemesi dikkat çekebilir.

Ancak bu, kadının isteklerini ifade etme ve reddetme hakkına sahip olmadığı anlamına gelmez. Kadın da meşru sınırlar içinde kendi rahatı ve hakları için söz sahibidir. Aile huzuru yalnızca erkeğin memnuniyetine bağlı değildir; karşılıklı anlayış ve saygı esas alınmalıdır.

c) Mahremiyet ve nazik üslup

İslam, mahrem konularda kadının mahremiyetini korumak için nazik ve ölçülü ifadeler kullanmayı öngörür. Kadının sürekli cinsel taleplere uyduğu veya şiddetli bir üslupla konuşmaya meyilli olduğu izlenimi vermek, yanlış ve toplumsal olarak sorunlu bir algı oluşturur. Asıl amaç, ailede karşılıklı hak ve sorumluluk dengesini sağlamak ve huzuru temin etmektir.

d) Kuran ve yetki dengesi

Nisa Suresi 34’te belirtildiği gibi:

“Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine (maddi güç bakımından) üstün kılması ve (aile geçiminin külfetini yerine getirmek için) mallarından yaptıkları harcamadan dolayı erkekler, kadınlar üzerinde hâkim ve yöneticidirler (çünkü sorumluluk ile yetki aynı kaynakta olmazsa haksızlık olur).”

Bu ayet, sorumluluk ile yetkinin aynı kaynakta olduğunu vurgular; erkek, ailenin geçimi ve düzeni ile ilgili yükümlülük taşıdığı için belirli yetkilerle donatılmıştır.

Ancak bu durum, kadının hak ve rızasının göz ardı edileceği anlamına gelmez.

Kadın da meşru sınırlar içinde rahatça rıza gösterebilir veya sınır koyabilir. Nitekim, Hz. Aişe validemiz şöyle haber verir:

Bir gece Peygamber Efendimiz yanıma geldi ve “Ey Aişe, bu gece bana Rabbime ibadet etmek için izin verir misin?” dedi. Bunun üzerine ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben senin yakınlığını severim, isteklerini de severim, Rabbine ibadet etmeni de severim, izinlisin?" dedim. Resulullah (asm) abdest aldı, namaz kıldı, secdede ağlayarak Allah’a yöneldi. (bk. İbn Hıbban Sahih, 2/391)

Bu olay, erkek nafile ibadet yaparken eşinin hakkını gözetmesi gerektiğini ve ibadet ile eşin haklarının dengelenmesi gerektiğini gösteren güzel bir örnektir.

Aile huzuru, sadece erkeğin memnuniyetine değil, her iki tarafın hak ve huzuruna bağlıdır.

İletişim ve karşılıklı anlayış, her iki tarafın sorumluluklarını ve haklarını dengede tutmanın anahtarıdır.

Özetle, nafile oruç ve mahrem konularda niyet, anlayış ve iletişim öncelikli olmalıdır; eşler arasındaki dengeyi korumak için ortak kararlar önemlidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun