Kadının çalışması caiz midir; bunun için kocasının izni gerekli midir?

Soru Detayı
- Dinimize göre evli bir kadın çalışmak için kocasından izin almak zorunda mıdır? Kocasının izni olmadan çalışamaz mı? - Eğer kadının çalışması kocasının müsadesine bağlı ise, koca bu müsade karşılığında kadının kazancına belli oranda ortak olma gibi bir şartla bu izni vermesi caiz midir?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

İdeal olanı, kadının çalışmamasıdır. Yani dışarıda yabancıların yanında çalışmaya mecbur kalmamasıdır. Çünkü kadının evindeki çalışması kendisine yetip de artar bile.

Zaten evindeki çalışması da bir bakıma nafile ibadet hükmünde bir meşguliyettir. Hanımların bu konuda imtiyazlı durumları vardır. Beyine gönül rızasıyla hizmeti, çocuklarına bakması, onlarla gece gündüz haşir neşir olması nafile ibadetten başka bir manaya gelmez. Bu kudsiyette bir çalışma ise, düşünen bir hanımefendi için tatmin edici olsa gerektir.

Çünkü bu çalışma, yuvasında huzur, amel defterinde de sevaba vesiledir. Ancak ekonomik şatların zorlamasıyla yabancıların yanında çalışmaya mecbur kalan hanımları da görmekteyiz.

Bir mühim nokta da, çalışacak hanımın beyi ile olan durumudur. Hanımının çalışması beyinin izin ve rızasına bağlıdır. Beyinden izin çıkmaz, rızası söz konusu olmazsa hanımın çalışması meşru da olmaz makul de görülmez.

Bu izni vermeyen beyden, hanımın makul ve meşru isteklerine cevap verip vermediği araştırılır. Zaruri ihtiyaçları temin ediyor, mecburi olan istekler eve getiriliyor da hanım bunlara kanaat etmiyor, daha fazlasını, daha lüks ve israflısını talep ediorsa, buna çalışma gerekçesi olarak bakılamaz. İhtiyaç üstü istekte bulunan hanımın arzularına haklılık payı verilmez.

Bu konuda bazı hadisler bizi uyarmaktadır:

Âhir zamanda lüks ve israf alıp yürüyecek. Öyle ki, ihtiyaç olmayan şeyler dahi zaruri ihtiyaç talakki edilir hale getirilecek. Bu durumda hanımlar, kızlar, oğullar ailenin reisini, isteklerini karşılama konusunda zorlayacaklar... Helal kazançla bu istekleri karşılayamayan evin reisi de bu defa helal haram sınırlarını tanımaz hale gelecek, ne bulursa almaya çalışacak. Böyece aile reisini, çocuklarıyla ailesi, uhrevi yönden felakete sürüklemiş olacaktır. Demek ihtiyaç anlayışı çok değişecek...

Hadisin bu ikazı aile bireylerini ciddi şekilde düşündürmeli, çevrenin telkin ettiği ihtiyaç olmayan şeyleri de ihtiyaç gibi görmekten uzak kalmalı, helal lokmayla iktifa etmeye nefsimizi razı etme basiretini göstermeliyiz. Aksi halde beyi bırak hanımın çalışması dahi geçinmeye yetmeyecektir.

Kadının kazancı kendine aittir. Eğer koca kadına çalışması için izin verirse kazancına ortak olamaz.

Çalışmak zorunda kalan kadınlar için akla ilk gelen temel şartlar şunlar olsa gerektir:

1. Çalışma yerine gidip gelirken ve iş yerinde fitne olmayacak, hanımı ve yakınlarını zihnen rahatsız edecek ahlaki davranışlar mevcut bulunmayacaktır. Yani çalışma ortamında emniyet ve ciddiyet bulunacaktır.

2. Çalışan hanım yabancı bir erkekle iki ikiye muhatap olmayacak, baş başa kalma gibi mecburiyetler söz konusu hale gelmeyecektir. Bu konuda Efendimiz (asm)'in ikazı her zaman hatırda tutulacaktır:

"Bir kadınla yabancı bir erkek, iki ikiye muhatap olur, baş başa kalırsa bunların üçüncüsü şeytandır!"(Buhârî, Nikâh, 111, 112; Müslim, Hacc, 424)

3. Tesettürlü bulunmak, namahreme tesettürsüz muhatap olmak zorunda kalmamak.

İlave bilgi için tıklayınız: 

- Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çalışması dinen caiz midir?..

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
55579 kez okundu

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.