Hz. Ömer hakim huzuruna çıktı mı?

Tarih: 14.03.2026 - 21:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

Anlatılana göre Hz. Ömer bir meselede birisi ile ihtilaf ettiği için kadı'nın huzuruna çıkmış kadı Hz. Ömer ve diğer kişiye eşit davranmış hatta kadı Hz. Ömer'e ismi ile hitap etmiş ve kadı'nın bu davranışı Hz. Ömer'in hoşuna gitmiş. Bu kıssanın kaynağı ve alınacak dersler konusunda malumat verir misiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet bu anlamda bir rivayet vardır:

Bu rivayete göre, Hz. Ömer (bir rivayete göre gayrimüslim birinden) bir at satın almak üzere pazarlık yaptı. Atı denemek için bindi; ancak at bu sırada sakatlandı (ya da zarar gördü). Bunun üzerine satıcıya “Al atını geri.” dedi.

Adam: “Hayır (geri almam).” dedi.

Hz. Ömer: “O hâlde aramızda bir hakem belirleyelim.” dedi.

Adam: “Şüreyh (hakem olsun).” dedi.

Bunun üzerine onun huzurunda yargılandılar. Şüreyh şöyle hükmetti:

“Ey Müminlerin Emiri! Ya satın aldığın gibi al (sorumluluğunu üstlen), ya da aldığın hâliyle geri ver.”

Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle dedi: “İşte hüküm ancak böyle olur!”

Sonra ona: “Kufe’ye git.” dedi ve onu oraya kadı olarak tayin etti. (İbn Sad, Tabakat, 6/183; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/237)

Dersler ve ibretler:

Bu kıssadan günümüze alınacak dersler ve ibretler çok açıktır; hem birey hem yönetici hem de toplum açısından rehberlik edebilir. İşte öne çıkan noktalar:

Adalet herkese eşit uygulanmalı

Hz. Ömer, bir bedeviyle kendi arasında hakemlik yaptığında gücü veya makamı üstünlük sağlamadı.

Yönetici, patron veya lider konumunda olan kişiler de hukuk ve adalete tabidir.

“Ben güçlüyüm, fark etmez” anlayışı kabul edilemez.

Halkın ihtiyaçlarına duyarlılık

At zarar gördüğünde, Ömer problemi hemen çözmek için harekete geçti.

Devlet veya kurumlar, vatandaşın şikâyetlerine veya ihtiyaçlarına anında ve adil çözüm üretecek şekilde yapılandırılmalı.

Bürokrasi veya mevzuat gerekçesiyle gecikme olmamalı.

Bağımsız ve liyakatli hakem

Şüreyh’in hâkiminin, halife karşısında bile doğru hüküm vermesi, bağımsız yargının önemini gösterir.

Adalet sistemi siyasi baskılardan bağımsız olmalı. Yargı, liyakat ve bilgiye dayalı karar vermeli.

Sorumluluk ve güven

Ömer, hakem kararına uyarak sonucu kabul etti ve ardından Kûfe’ye kadı olarak tayin etti.

Yetki verilen kişi hak ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeli. Kararların uygulanması güvene dayalı olmalı.

Güç, hizmet için kullanılmalı

Halife olmasına rağmen Ömer’in amacı makamı göstermek değil, halkın hakkını korumak idi.

Liderlik veya yetki, kendi çıkarı için değil, toplumun yararı için kullanılmalı.

Özetle:

Adalet makam ve güce göre değil, hakka göre uygulanmalı.

Yöneticiler halkın derdini bizzat yerinde görmeli ve çözüm üretmeli.

Bağımsız ve liyakatli hakemler toplumun güvenini sağlar.

Güç, hizmet için kullanılmalı, prestij veya çıkar için değil.

Hassasiyet ve sorumluluk bilinci her kararın temel ölçütü olmalı.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun