En hayırlı iş koyun gütmek mi?

Tarih: 25.03.2026 - 11:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bir hadis duydum, ahir zamanda en hayırlı mal ve iş koyun otlamak olacakmış. Böyle bir hadis var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet, bu anlamda bir hadisi şerif vardır. Ancak bu hadis Müslümanların çalışmayı ve sosyal hayatı tamamen terk etmeleri anlamında değildir.

Bu hadis, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin, fitne ve bozulmanın arttığı zamanlarda Müslümanın dinini korumak için gerekirse insanlardan uzaklaşıp sade bir hayat yaşayabileceğini anlatır. Ancak bu, herkesin toplumdan kaçması gerektiği anlamına gelmez.

Eğer kişi toplum içinde kalıp iyiliği yayabiliyor ve kendini koruyabiliyorsa bu daha faziletlidir; ama dinini kaybetme tehlikesi varsa, o zaman uzaklaşmak gerekebilir. İşte böyle bir durumda fitne ortamından uzaklaşmak daha doğru olabilir.

Hadiste verilen örnek (koyunla dağa çekilmek), herkes için tek tip bir yaşam modeli değil, belirli şartlarda (fitne zamanlarında) uygulanabilecek bir çözümdür.

- Bu hadis, Müslümanın dinini korumayı merkeze alması gerektiğini öğretir.

- Hangi zamanda, hangi ortamda dinini daha iyi yaşayacaksa, o yolu tercih etmesi gerekir.

- Bazen bu toplum içinde aktif olmak, bazen de uzaklaşmak olabilir.

Kısaca, amaç değişmez: dini korumak. Yöntem şartlara göre değişir.

Bu kısa bilgiden sonra detaya gelince:

İlgili hadis-i şerif şöyledir:

يُوشِكُ أَنْ يَكُونَ خَيْرُ مَالِ الْمُسْلِمِ غَنَمًا

يَتْبَعُ بِهَا شَعَفَ الْجِبَالِ وَمَوَاقِعَ الْقَطْرِ

يَفِرُّ بِدِينِهِ مِنَ الْفِتَنِ

“Yakında Müslümanın en hayırlı malı koyun olacaktır. Onlarla dağların tepelerini ve yağmur (otlak) yerlerini takip eder; dinini fitnelerden korumak için kaçar.” (Buhârî, Îmân 12)

Hadiste, fitne günlerinde, fitneyi ortadan kaldırmaya güç yetirenler dışında, insan için yalnızlığa çekilmenin faziletine işaret vardır.

Ancak güç yetirebilen kimsenin, fitnenin ortadan kalması için maddi ve manevi, dini ve dünyevi, ilmi ve imani çaba sarf etmesi vaciptir.

Fitneyi ortadan kaldırmanın hükmü duruma ve imkana göre ya farz-ı ayındır ya da farz-ı kifayedir.

Fitne günleri haricinde uzlete çekilip yalnız kalmanın hükmü konusunda tercihe şayan olan görüş; günaha düşmeyeceği zannı ağır basıyorsa o kimse için faziletli olan insanlar arasında yaşamasıdır.

“Dinini muhafaza etmek sebebi ile fitnelerden kaçar” dini hususunda fitneye düşme korkusu ile uzaklaşır. (bk. Fethu’l-Bârî, 1/100; Umdetu’l Kârî, 1/263)

Unutmamak gerekir ki, bazı sahabiler Resul-i Ekrem aleyhissalatü vesselama angi insanın veya hangi ibadetin daha değerli olduğunu sorduğu zaman, Efendimiz, karşısındaki insanın şahsî durumuna veya yaşadıkları zamanın gereğine göre cevaplar verirdi. Şayet sulh ve sükûn zamanı ise, onlara muhtelif ibadetleri tavsiye eder, Allah Teâlâ’ya karşı kulluk görevlerini yerine getirmenin en değerli ibadet olduğunu söylerdi. Eğer savaş zamanı ise, bu hadiste görüldüğü üzere, “canıyla, malıyla Allah yolunda savaşmanın” daha üstün olduğunu anlatırdı.

Sorduğu soruya aldığı cevapla yetinmeyen sahabi, Peygamber Efendimize “daha sonra kim değerlidir?” diye sorar. Efendimiz de:

“Dağ aralarına çekilip Rabbine ibadet eden kimse” cevabını verir.

İşte “Ne zaman dağ aralarına çekilmek gerekecektir?” sorusuna bu hadisimiz cevap vermektedir.

Buna göre, Resulullah (asm) ileride meydana gelecek bazı durumları haber vermiş ve buyurmuştur ki, halk arasında büyük huzursuzluklar çıkacaktır. O zaman insanlar doğru yoldan büsbütün ayrılacaklardır. Kendilerini uyarıp doğru yolu göstermeye çalışanları dinlemeyeceklerdir.

İşte böyle fena bir zamanda fazilet savaşı veren Müslümanlar, kimseye tesir edemediklerini görünce, hiç olmazsa kendilerini ve aile fertlerini, süratle yayılmakta olan fenalıklardan kurtarmaya çalışacaklardır. Bunun için de dağ başlarına, tenha yerlere kaçıp kurtulmak isteyeceklerdir.

İnsanlardan uzak yerlerde, dağ başlarında ailesini geçindirebilmek için en uygun geçim vasıtası koyun sürüsüdür. Otu ve suyu bol yerlerde koyunlarını otlatan kimseler, onlardan temin edeceği et, süt, yoğurt, peynir ve yün ile kimseye muhtaç olmadan ve yiyeceğine haram karıştırmadan yaşayabilecektir.

Bazı alimler halktan uzak yaşayıp kendini onların fenalığından korumanın en uygun hayat şekli olduğunu söylemişler ve bunu uygulamışlardır.

Fakat İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu bu görüşe katılmamışlardır. Onlar insanlarla birlikte yaşayan ve onların sıkıntısına katlanan kimselerin, bu fedakârlığı göstermeyenlerden daha değerli olduğunu belirten hadis-i şerife uygun hareket etmişlerdir. (bk. Tirmizî, Kıyâmet 55; İbni Mâce, Fiten 23)

Demek oluyor ki, bir Müslüman, elinden geldiği ölçüde toplumdaki fenalıklarla savaşmalı, onları yok etmeye çalışmalıdır. Çünkü dinin buyruklarını bütünüyle yaşamanın başka yolu yoktur. Cami ve cemaat bütünlüğünü korumak, muhtaçların yardımına koşmak, hastaları ziyaret edip cenazeleri defnetmek başka türlü mümkün değildir.

Kötülüklerin bir çığ gibi büyümekte olduğunu, kendisini ve aile fertlerini de çemberi içine alacağını fark edince, uzleti tercih etmeli, bir köşeye çekilip dinin güzelliklerini ailesiyle birlikte yaşamalıdır.

İnsanlarla iyi geçinmeyen, onlara sıkıntı veren huysuz kimselerin, fitne zamanını beklemesine bile gerek yoktur. Onların hiç vakit kaybetmeden bir köşeye çekilmesi hem kendileri hem de başkaları için daha uygundur.

Şu halde, kendini ve ailesinin korumakla birlikte, insanlara zarar vermemeye çalışmak da gerekmektedir.

Ancak hem kendini ve ailesini koruyorsa hem de kötülüğü ilimle, sabırla, göreviyle… engelliyorsa, toplumda kalması gerekir.

Özetle:

- Bazı sahabilerin yaptığı gibi, insan bilmediği dinî konuları, bilen âlimlere sorup öğrenmelidir.

- Malını harcayarak, canını ortaya koyarak cihad etmek en büyük ibadettir.

- Bir Müslüman, diğer insanlara zarar vermeden, onlarla bir arada yaşamak zorundadır.

- Toplumun bozulup halkla beraber yaşamanın bir mümine sıkıntı vereceği zamanlar gelecektir.

- Dini yaşamanın zorlaştığı, helal lokma bulmanın imkansızlaştığı böyle zamanlarda bir köşeye çekilmek ve ailesiyle birlikte dindarca yaşamak en iyisidir.

- Fitneden korunanlar ve fitneyi ortadan kaldırmaya güç yetirenler ise, toplum içinde kalmaya ve maddi-manevi görevlerini yapmaya devam ederler.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun