Zümer, 39/10’da “de ki” sözcüğü olduğunda Muhammed'in Müslümanlara “kullarım” diye seslendiği anlaşılmaktadır?

Tarih: 16.01.2012 - 09:29 | Güncelleme:

Soru Detayı
- Zümer, 39/10 ve Bakara, 2/97 ayetlerine dikkat edilirse “de ki” sözcüğüne gerek yoktur, ama kullanılmıştır.
Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin meali şöyledir:

1. “De ki: Kim Cebrâil’e düşman ise iyi bilsin ki, bu Kur’ân’ı daha önceki kitapları tasdik etmek, inananlar için bir rehber ve müjde olmak üzere, Allah’ın izniyle senin kalbine o indirmiştir.”(Bakara, 2/97).

Bu ayette -meal olarak- normal bilinen ifadenin şekline göre “De ki: ...Allah’ın izniyle benim kalbime (kalbî) o indirmiştir” ifadesi yerine,  “De ki: ….Allah’ın izniyle senin kalbine(kalbike) o indirmiştir.” ifadesi tercih edilmiştir.

- Önce, Araplar arasında olduğu gibi, diğer insanlar arasında da bu gibi ifadelerin yaygın bir kullanımı vardır. Örneğin;

- Bir kimseye: “Git filanca adama de ki: Bana iyi bakın” ifadesi yerine, “...sana iyi baksın” diyebiliyorsunuz; hatta bu daha fazla kıllanılıyor.

- Ferezdak adındaki meşhur Arap şairi bir şiirinde meal olarak -özetle- şu ifadeye yer vermiştir:

“Hani bir gün sokak ortasında ağlıyordum. Hind: 'Bana ne oluyor!' diye seslenmişti.”(bk. İbn Atiye, ilgili ayetin tefsiri). Aslında bu ifadenin bilinen mutat şekliyle; “... sana ne oluyor, diye seslenmişti” şeklinde olmalıydı.

2. “(Benden naklen) onlara de ki: Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyi işler yapanlar, mutlaka iyilik bulurlar. Allah’ın dünyası geniştir. Hak yolunda sabredenlere ücretleri sınırsız bir tarzda ödenir.”(Zümer, 39/10).

Bu ayetteki zorluk -meal olarak- “de ki: Ey iman eden kullarım!” ifadesidir. Burada görünüşte sanki kullar Hz. Peygambere isnat ediliyor. Bu konunun izahı şöyle yapılabilir:

a.  Yukarıda verilen ayetin mealinde parantez içine alınan bir ifade mukadder olabilir. Bu da hikâye üslubunun kullanılmasıdır: “(Benden naklen) de ki: Ey iman eden kullarım!"

b. “Ey kullarım” şeklinde meal verilen nida/çağrı üslubunun zımnen içine aldığı “tahsis lamı”nın ifade ettiği mana söz konusudur. Bu takdirde, “De ki: Ey iman eden kullarım!” cümlesinin manası “De ki: mümin olan kullarıma...” şeklinde olur(bk. Kurtubî, Şevkanî, ilgili ayetin tefsiri)

- Bu ayetin ifadesinin bir benzeri yine Zümer suresinin 53. ayetinde yer almaktadır:

“De ki: Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, gafur ve rahîmdir/çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.”

Bu ayetteki ifadenin izahı da bir önceki ayetin izahı gibidir.

Bu ayetlerdeki “de ki:” mealindeki “Kul” kelimesinin kullanılmasının bir çok hikmetleri olabilir. Bunların en önemlisi; Hz. Muhammed (asm)’in sadece bir elçi olduğunun gösterilmesidir. Çünkü eğer öyle olmasaydı, Hz. Muhammed gibi en akıllı, en fasih, en beliğ bir şahsiyet olarak bu gibi yerlerde “kul” kelimesini kullanmazdı.

Hatta İhlas suresindeki “Kul huvellah = De ki; Allah birdir” ifadesinde de “de ki:” ifadesini kullanmayacaktı.

Demek ki Kur’an’da bu gibi ifadelere yer verilmesi, Kur’an’ın A’dan Z’ye Allah’ın sözü olduğunu göstermeye yöneliktir.

Bununla beraber, bu gibi ifadelerin Arapça’da kullanılabildiğinin en büyük kanıtı, her şeye itiraz eden Arap Müşriklerinin Kur’an’daki bu gibi ifadelerin doğru olmadığına dair hiç bir itirazlarının olmamasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun