Tanrı bize feyk mi atıyor, insan ve maymun kromozomları niçin benzerdir?

Soru Detayı

Kromozom 2:
Lütfen direk soruma cevap verin. Her evrim sorusuna genel bir aynı cevabı vermişsiniz -ki buda verecek iyi cevaplarınız olmadığını gösteriyor- kuyruksuz maymunda 48 kromozom vardır. Ve insanda 46. (Kromozom sayısı benzerlik ile alakası olmamasına rağmen neden bu kadar benziyor bu kromozom sayıları orası da muamma :D )
İnsanın 2. kromozomunda ortasında telomerler ve üst ve altında da sentromerler bulunmuş. Ki normalde böyle olmaması gerekiyor. Telomerler uçlarda olur. Sentromerler ise ortada olur. Yani tam 2 kromozomluk bir fark var. En yakın nükleotit benzerliği olan 2 canlı arasında. Ve kromozomlarına bir bakıyorsun. 2. kromozom 2 tane kromozomun birleşmesinden oluşuyor ve bu sentromer ve telomerler tam maymununkine denk geliyor. 
Tanrı acaba bize feyk mi atıyor :) 

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Soru 1:
Kuyruksuz maymunda 48 kromozom, insanda 46 Kromozom vardır. Bu niçin bu kadar benzerdir?

Cevap:

Ustası ve yaratıcısı bir olduğu için bu kadar benzerdir. Siz bir firmanın ürettiği flaş dikten almak istiyorsunuz. Tezgâhtara: “Niçin bu flaş diskler bu kadar birbirine benzerdir? Her halde bunlar birbirinden üretilmiştir.” deseniz ne olur?

Böyle bir soru sizin cahilliğinizi, gösterir. Çünkü bunların benzer olması ustalarının bir olduğunu gösterir ve onların benzerliği, birbirinden üretildiği manasına gelmez. O dış benzerlikten ziyade o flaş disklere yüklenen bilgi önemlidir. 

Aynı şekilde, yapıda ve kapasitede olan flaş disklerden birisine insan, diğerine maymun, bir diğerine de fare bilgisini yükleyebilirsin. O flaş disklerin dış görünüş itibariyle benzerliğinden ziyade onlara nelerin yüklendiği önemlidir.

İşte Allah da her bir varlığı belirli genetik yapıda yaratmış, her birisini o canlıya has karakterle donatmıştır. Zaten bütün varlıkların temeli 110 element değil midir?

Mesela DNA’nın yapısı bitkilerde, hayvanlarda ve insanlarda aynı temel elementler değil midir? DNA’lar amino asitlerden ve nükleik asitlerden meydana getirilmiştir. Onların temeli de; karbon, oksijen, hidrojen, azot, fosfor ve kükürt gibi elementlerdir.

Şimdi bu benzerliğe ne diyeceksin?

Bunun cevabı, senin bir manayı ifade etmek için kullandığın 29 harf gibidir. Şimdi sen bir kitap yazsan alfabedeki 29 harfle yazacaksın. O zaman kitaptaki ifadeler harf olarak benzediğine göre, “biri diğerini yazmıştır” mı diyeceksin?  

Sen 29 harfle istediğini yazıyorsun da Allah yazamasın mı? O da kâinatın başlangıcında yarattığı elementlerden seni de yazıyor. Maymunu da yazıyor. İneği de yazıyor. Sineği de yazıyor.

Sana düşen Allah’ın bu eserlerine bakıp O’nun sonsuz kudretiyle, ilmiyle ve iradesiyle yarattığı bu varlıkları incelemek ve seni de insan olarak yarattığı için Allah’a şükretmek, ahretini kazanmak için de emirlerini yerine getirmektir.

Soru 2:
İnsanın 2. kromozomunda ortasında telomerler ve üst ve altında da sentromerler bulunmuş. Ki normalde böyle olmaması gerekiyor. Telomerler uçlarda olur. Sentromerler ise ortada olur. Yani tam 2 kromozomluk bir fark var. En yakın nükleotit benzerliği olan 2 canlı arasında. Ve kromozomlarına bir bakıyorsun. 2. kromozom 2 tane kromozomun birleşmesinden oluşuyor ve bu sentromer ve telomerler tam maymununkine denk geliyor. 
Tanrı acaba bize feyk mi atıyor.

Cevap:

“İnsanın 2. kromozomunda ortasında telomerler ve üst ve altında da sentromerler bulunmuş. Ki normalde böyle olmaması gerekiyor. Telomerler uçlarda olur. Sentromerler ise ortada olur.” diyorsun. Normalde sentromerlerin ortada olması gerektiğini söylüyorsun. Senin inancına göre bir şey tesadüfen oluyorsa, sentromer her yerde olamaz mı?

Demek ki, sen de Allah’ın her şeyi belirli bir plan ve siteme göre yarattığını kabul ediyorsun. O’nun sisteminde küçük bir değişikliğin manasını araştırıyorsun.

İşte bu noktada insana düşen, o farklı yaratılışın hikmetlerini ve gayelerini ilmen araştırıp ortaya koymaktır. Yoksa bazılarının yaptığı gibi, işin kolayına kaçıp, hiçbir araştırma ve incelemeye gerek görmeden, maymunda, atta veya itte böyleydi, demek ki insan bundan meydana gelmiştir, sözünün hiçbir ilmi değeri ve harbiyesi yoktur. Safsatadan başka bir şey değildir.

Cenab-ı Hak hiçbir yapıyı ve organı gereksiz ve lüzumsuz yaratmamıştır. Her bir yapının bir değil belki onlarca, yüzlerce hikmet ve gayesi vardır. Akıl ve ilim de işte bu yapıları araştırıp ortaya koymak için verilmiştir. Yoksa Allah’ı inkâr etmek için değil.

Kendi ilmine ve varlığına güvenen bir kimsenin, Allah’ı inkâr etmek için güya Allah’ın yarattıklarında noksanlık aramasına gerek yoktur. Çünkü o noksanlığı bulması mümkün değildir. Doğrudan O’nun varlığına inanmadığını ifade etmesi daha dürüst bir davranış değil midir?

Hiç olmazsa, sentromerin (S) sini bilmeden öyle sentromerin yapısı gibi, telomerin yapısı ve görevi gibi boyundan büyük işlere girip maskara olmaz.

Siz Allah’ı yok farz etmekle, Allah yok olmuyor. Sadece siz kendi aleminizden O’nu çıkarmış oluyorsunuz. Tıpkı gündüz vakti gözünü kapayıp, “güneş yoktur” diyen kimse gibi.

Allah’ın yeryüzünde sayısız mahlûkatı vardır. Ama en şereflisi, Allah’ın kendisine muhatap kabul ettiği, akıl, ilim, marifet, hayal, hafıza, merak ve endişe gibi duygularla donattığı insandır.

İnsan Allah’ı tanımamak, O’nun emirlerini yerine getirmemekle bu şerefli mevkiden kendi isteği ve arzusuyla feragat etmiş oluyor. 

Elbette bu dünyada isteyen istediğini yapmakta serbesttir. Ama öbür âlemde Allah’ın feyk mi attığını yoksa insanı burada bir takım emir ve görevlerle vazifeli mi kıldığını anlayacaktır. Biraz sabır…

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.503 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun