Suçun şahsiliği esastır, sözü ne anlama gelir?

Tarih: 03.03.2022 - 08:42 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hukukta suçun şahsiliği esastır, şeklinde bir kural vardır, bu ne demektir, istisnası var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Suçun şahsiliği esastır." sözü, sadece suçlunun sorumlu olacağı, en yakını da olsa başkasının asla bundan sorumlu tutulmayacağı anlamına gelir.

"Suçun şahsiliği esastır." prensibi, hem dünya hem de ahiret hayatında geçerli genel bir ilke olarak ortaya konmuştur.

Bu prensip Kur'an’da, herkesin yaptığının kendisine tesir edeceği ve hiçbir mükellefin başkasının işlediği suçun sorumluluğunu taşımayacağı şeklinde değişik vesilelerle tekrar edilmiştir. (bk. Enam 6/164; Fatır 35/18; Necm 53/38-39)

Hz. Peygamber (asm) de

- Babanın suçundan evladın, oğulun suçundan babanın ceza görmeyeceğini (bk. Ebu Davud, Diyat, 2),
- Her suçlunun ancak kendi aleyhine bir fiil işlemiş olacağını (bk. İbn Mâce, “Diyât”, 26) 
bildirmiştir.

İslamiyet, Arap toplumunda öteden beri devam edegelen kolektif sorumluluğu ilke olarak reddedip, cezanın şahsiliği kaidesini hâkim kılmıştır.

Ancak bu kaidenin iki istisnası olan âkıle ve kasâme müesseseleri, belli bir amaca yönelik olarak İslam hukukunda devam ettirilmiştir. Her ikisinde de sadece ceza değil, tazmin yönü de bulunan diyet ödeme yükü suç ve suçlu ile zayıf da olsa ilgisi bulunan belli bir zümreye dağıtılarak, bir yandan toplumda sosyal denetimin yerleşmesi amaçlanmakta, öte yandan da maktulün kanının heder olması önlenmektedir.

Hristiyanlar, Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın yasak ağaçtan yemeleri sebebiyle dünyaya gelen bütün insanların günahkâr doğduklarını kabul ederler. Buna “zenb-i aslî” yani “aslî günah” denilmektedir. Kilisede bebekler için yaptıkları vaftiz töreni, onu bu günahtan temizlemeye yöneliktir. Yine onlara göre Hz. İsa’nın çarmıhta asılması, insanları bu günahtan kurtarmak için Allah’ın özel bir lütfudur.

Buna mukabil Kur'an “suçun şahsiliği esasını” getirir ve beş ayrı ayetinde şöyle bildirir:

“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.” (Enam 6/164, İsra 17/15, Fatır 35/18, Zümer 39/7,  Necm 53/38)

Aslında Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın yasak ağaçtan yemeleri olayı, bizim günahkâr olmamızı gerektirmez, günah potansiyelli varlıklar olduğumuzu gösterir. Onların günahı onlara, bizim günahımız bizedir. Halkımız belki de ayetten aldıkları bu manayı şöyle ifade ederler: Her koyun kendi bacağından asılır.

Bazıları Hz. Aişe’ye gelirler, Ebu Hüreyre’nin “Veled-i zina, üç şerlinin en şerlisidir.” şeklinde bir hadis rivayet ettiğini söylerler. Hz. Aişe şöyle der: “Allah Ebu Hüreyre’ye rahmet etsin. 'Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.' ayetini bilmez mi? Peygamberin o sözü, kendisi hakkında ileri geri konuşan belli bir münafık hakkındadır. Rasulullah onun kim olduğunu sordu, ‘veled-i zinadır.’ dediler. O zaman işte böyle buyurdu.(İbn Hanbel, 2/311; 6/109)

Hadiste geçen “üç şerli” ifadesi, zina mahsulü olan çocuk ve onun dünyaya gelmesine vesile olan anne ve babasını ifade eder. Hadisin sadece “Veled-i zina, üç şerlinin en şerlisidir” kısmını bilen biri, zina yoluyla dünyaya gelen çocuğu şerli bir varlık olarak kabul eder. Halbuki Hz. Aişe validemiz, bunun belli bir şahıs hakkında olduğunu nazara vererek meseleyi açıklığa kavuşturmuştur.

Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurur:

“Her çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” (Buhari, Cenaiz 92)

İslam’da veled-i zinanın masum kabul edilmesi, bu meselede dikkat çekici bir durumdur. Hz. Peygamber şöyle bildirir: "Veled-i zinaya anne ve babasının günahından bir şey yoktur." (Münavi, Feyzu’l-Kadir, 5/372)

İlave bilgi için tıklayınız:

100 kişiden 1 kişi suçsuz olsa 100'ü de suçlu diyerek ceza vermek ...

Öz babamdan bile sorumlu tutulmazken, ilk babamız Adem'in ...

“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.” kaidesini açıklar ...

Emevilerin İslam'a çok zarar verdiği iddiasına ne dersiniz ...

Ticaret hayatında söylenen yalanlar: Ticari hayatta bana verilen ...

Zina sonucu doğan çocuğun evliya olma ihtimali var mı?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun