Şia kaynaklı bazı rivayetlerin bazı Sünni eserlerde olmasını anlamıyorum?

Tarih: 29.10.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- ​Şu iddialara sırasıyla cevap verir misiniz?
1. Alusi gibi büyük alimin tefsirinde bir Şia iddiası olan Maide 5/67 ayetinin Hz. Ali’nin, Efendimiz (asm) tarafından hilafetini ilan etmesi için nazil olduğunu yazmış.
2. Maide 3. ayeti Gadiri Hum heybesinden sonra nazil olmuş (İmam Gazali İhya, İbn Hanbel Müsned, Suyuti tefsirinde, Menakıb-ı Harezmi s. 25)
- Lütfen bu iki soruma cevap verir misiniz?
Not: el-Vahidi ve Suyuti’nin tefsirindeki 5/67 ile alakalı soruya sitenizdeki cevabı okudum, fakat el Vahidi ile alakalı bir cevap yazmamışsınız, sadece Ehl-i sünnet eseri olduğunu yazmışsınız.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetin meali şöyledir:

“Resulüm! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, risalet tebliğini yerine getirmemiş olursun. (Korkma!), Allah seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah kafir bir topluluğu hidayete erdirmez.” (Maide, 5/67).

- Önce bakıyoruz ki, bu ayette hususi bir konudan ziyade genel bir tebliğ emri vardır. “Rabbinden sana indirileni tebliğ et mealindeki ifadeden bunu anlamak mümkündür. “Allah seni insanlardan korur.” ifadesi de bu genel anlama uygun zikredilmiştir. Hz. Ali’yi halife tayin etseydi, Müslümanlardan kimse karşı çıkmazdı, çıkamazdı. Kureyş müşrikleri bile -kabilecilik taassubu ile- akrabaları olan Hz. Ali’nin veliaht tayin edilmesinden sadece memnun olurlardı.

Ayetin genel ifadesi, meselenin yalnız bir kişi (Hz. Ali) ile ilgili olmasına engeldir. Nitekim; İbn Abbas’a göre, ayette yer alan “Bunu yapmazsan”ın manası, “Kuran’dan bir tek ayeti gizlersen, bütün Kuran’ı tebliğ etmemiş gibi olursun” demektir. (bk. İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

Peki, “Allah seni insanlardan korur!” ifadesinde kimler kastedilmiştir?

- Müfessirlerin verdiği bilgiye göre, Yahudi, Hristiyan ve müşriklerdir. Çünkü, Kuran’da onların pek çok kusurları zikredilmiş, ayıpları ortaya konulmuş, fikir ve düşünceleri tahkir ve tezyif edilmiştir. Bunları açıkladığı takdirde, Medine Yahudileri, Hristiyan devletleri ve Mekke müşrikleri Hz. Peygamber (asm)’e suikast yapabilirlerdi. Nitekim, ilk günden beri defalarca bu suikast düzenlenmiştir. Fakat Allah her defasında onu korumuştur. (krş. Taberi, Razi, ilgili ayetin tefsiri)

1. Alusi, değişik rivayetler yanında Şia’dan gelen söz konusu rivayete de yer vermiştir. Bununla beraber, Şia’nın kendi keyiflerine göre “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” hadisine birçok sözleri uydurup ilave etmiş olduklarını belirtmiştir. (Alusi, ilgili ayetin tefsiri)

Bir misal olarak, İsmail b. Muhammed el-Himyeri adlı Şii bir şairin kasidesinden alıntılar yapmış, onun "Gadiri Hum"daki bilgileri esas alıp sahabelere çattığını gösteren beyitlerine yer vermiştir. Ve Alusi, Hz. Ali’nin hakkını güya gasp ettikleri iddiasıyla sahabeye hakaret eden bu adam için “Allah, sahabeye dil uzatan bu adımın bundan kazandığı günahlarını af etmesin!” diye beddua etmiştir ki, bu da onun Şia’yı asla tasvip etmediğini gösteren açık bir delildir.

Keza, Alusi, “Şia’nın hilafet” iddiası Ehl-i sünnet tarafından kabul edilmediğini, bu konuda bir çok sahih rivayetlerin Ehl-i sünneti desteklemekte olduğunu bildirmiştir. (Alusi, a.y)

Alusi, aynı zamanda “Mevla” kelimesinin işlerde tasarruf eden halife değil, saygı ve sevgiye layık kimse olduğuna işaret ettiğini bildirmiştir. (bk. Alusi, a.y)

Ona göre, Buhari ve Müslim’de “Gadiri Hum”daki bilgileri eserlerine almamaları da bu bilgilerin kendi rivayet şartlarına uygun görmediklerini göstermektedir. (bk. a.g.y)

2. Suyuti, şu bilgiyi de vermiştir: “el-yevme ekmeltu” (Maide, 5/3) ayeti, Arafat’ta inmiştir. Hz. Peygamber (asm) bundan 81 gün sonra vefat etmiştir.” (bk. Suyuti, ilgili ayetin tefsiri)

Suyuti bu ayetin Arafat’ta indiğine dair ondan fazla rivayete yer vermiştir. Bir yerde de bunun “Gadiri Hum”da indiğini bildiren iki rivayete daha yer vermiş ve “bunların senedi zayıftır” şeklindeki kaydı düşmekten de çekinmemiştir. (bk. a.g.y)

Vahidi, Maide 67. ayetinin Hz. Ali ile ilgili irtibatından bahsetmemiştir. O da diğer müfessirler gibi, bu ayetin genel olarak vahyin tebliğinden söz ettiğine işaret etmiştir. (bk. el-Veciz, ilgili ayetin tefsiri)

Ahmed b. Hanbel, “Gadiri Hum”daki konuyla ilgili birçok rivayete yer vermiştir. Fakat hepsindeki ortak nokta: “Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır.” şeklindeki vurgudur. Hiçbirinde hilafetten bahsedilmemiştir. Bu cümle dışındaki ifadeler Ehl-i sünnet alimleri tarafından da zaten sahih kabul edilmektedir.

Hülasa, Sünni kaynakların hepsinde farklı rivayet söz konusu edilmiştir. Fakat netice itibariyle hiçbirinde Şiaların iddialarının doğru olduğunu gösteren bir hükme yer verilmemiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun