Ruhsal acılar çekiyorum bıktım ne zaman bitecek?
Çok uzun yıllardır ruhsal acılar, azarlar çekiyorum artık burama kadar geldi. Ölüp gitsem de kurtulsam keşke. Bu kadar ağır imtihanlar verilmesi neden?
Değerli kardeşimiz,
Düşüncelerinizi bizimle paylaşmanız bizim için çok önemlidir. Sizi anlıyor ve ne yaşadığınızı hissediyoruz. Yazdıklarınızdan çok uzun zamandır ağır bir yük taşıdığınız anlaşılıyor. “Bu acının” ne zaman biteceğini bilmemek sizi çok yoruyor. Sadece zorlanmak değil, sürekli azar görmek de çok incitici. Buna bıkmış olmanız çok anlaşılır.”
Bu tür bir soru çok ağır bir yorgunluğun ve çaresizliğin sesi. Yıllarca süren ruhsal acı, sürekli azar işitme ya da değersiz hissettirilme insanın dayanma gücünü gerçekten tüketebilir. “Burama kadar geldi” demek zayıflık değil; artık canınızın çok yandığının işaretidir.
Şu noktayı özellikle ayırmak önemli:
“Ölüp gitsem de kurtulsam” düşüncesi çoğu zaman ölmek istemekten değil, bu acının bitmesini istemekten gelir. Yani istenen şey yok olmak değil, yükün hafiflemesi.
Bu düşünce insanın başına geldiğinde, bu onun kötü ya da nankör olduğu anlamına gelmez; sadece uzun süredir tek başına taşıyamayacağı kadar ağır şeyler taşıdığını gösterir.
1. Bu Düşünceler Geçici Bir Ruh Hâlinin Ürünü Olabilir
İnsan ağır acılar içindeyken veya depresyonda iken, hayata ve yaşadıklarına olumsuz pencereden bakabiliyor. Çünkü insanın olumlu düşünmesi ve huzur verici bir ruh haline sahip olması için beynin dopamin hormonu salgılaması gerekir.
Her insan hayatın akışı içinde küçük veya büyük depresyona girebiliyor, ama tekrar çıkıyor. Çünkü hayat hiç kimse için sürekli acı veya sürekli mutlulukla geçmiyor. Bazen öyle, bazen de böyle geçiyor.
İnşallah sizin de acılarınız hafifledikçe hayata bakış açınız da daha olumluya evrilecektir.
2. Psikolojik veya Tıbbı Bir Yardıma İhtiyacınız Var
Ağır depresyonlarda kişilerin profesyonel yardıma ihtiyaçları var. Böyle bir yardım almadan kendi kendine geçmesi oldukça zordur.
Güvendiğiniz bir yetişkine, bir ruh sağlığı uzmanına ya da sizi gerçekten dinleyecek birine bu yükü açmanız çok önemli. Hiçbir insan, tek başına ve destek almadan, yıllarca süren ruhsal yaraları taşıyamaz.
Unutmayın yalnız kalmak bu tür düşünceleri daha da büyütür.
3. “Bu Kadar Ağır İmtihanlar Neden?”
İmtihanınızın ağır olmasını dile getirmeniz de çok anlaşılır bir durum. Çünkü insan bazen bu dünyada acıların sanki adil dağılmadığı gibi bir hisse kapılıyor. Sosyal medyaya baktığında herkesin gülüp oynadığı ve hayatını keyifle geçirdiği izlenimini ediniyor. Böyle gördüğünde de ister istemez insan bir anlam arayışına giriyor. “Madem çevremdeki insanlar kadar keyif almayacağım o zaman neden yaşıyorum ki? Dünyaya gelmemin anlamı nedir ki? Ölmek daha iyi” gibi düşünceler kafasından bir türlü geçmiyor.
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, acının varlığı bir “ceza” ya da “hak ediş” değildir. Öyle olsaydı Allah en sevdiği peygamberlerine bunca acıyı yüklemezdi. Allah bazen makamı yüksek olanlara veya makamını yükseltmek istediğine daha ağır acılar verebiliyor. Tıpkı bilgisayar oyunlarında her levelde oyunun şiddeti arttığı gibi, bazı müminlerde de derecelerinin artmasına paralel acıları da imtihanlarının şiddeti artabiliyor.
Yine bu çerçevede Bediüzzaman hazretlerinin güzel bir sözü var:
“Cenab-ı Hak bir abdini severse, dünyayı ona küstürür, çirkin gösterir. İnşallah sen de o sevgililerin sınıfındansın” (23 Söz)
4. Acılara Bakışınızı değiştirmeye Çalışın
Bazen yaşadığımız acıları biz düşüncelerimizle olduğundan fazla da hissedebiliyoruz. Terapide güzel bir söz var:
“Çoğu zaman insanı rahatsız eden, acılarını katlayan, çekilmez yapan acının kendisi değil, kişinin ona verdiği anlamdır.”
Hayatın birden fazla yüzü vardır.
Bir yüzü bizim keyfimize, rahatımıza ve mutluluğumuza bakar. Bunları meşru dairede yaşamak elbette çok güzeldir.
Ama bir yüzü de belki asıl yüzü de ahirete bakıyor. Dünya bir misafirhane, yaşadığımız şeyler de bir imtihan vesilesidir. Bazen hastalıklarla, bazen ölümle, bezen fakirlikle imtihan ediliyoruz. Kısa ve fanı dünyada yaşadığımız bu sıkıntılar aslında ebedi hayatta bizim mutluluk ve kurtuluş nedenlerimizdir. Sabır ve tevekkül edersek, acıların mükafatını fazla fazla göreceğiz.
Ayrıca insan acılarla olgunlaşır, mükemmelleşir, dayanma gücünü artırır. Acılar uzun sürünce insanın dayanma kapasitesi gerçekten aşılabiliyor. Bunun sizi bu noktaya getirmesinden de anlayabiliyoruz. Bu, sizin dayanma gücünüzün ne kadar ilerlediğini gösteriyor.
5. Belirsizlik Acıyı Duyma Şiddetini Artırıyor
Bu acılarınız için “Ne zaman bitecek?” diyorsunuz. Bu belirsizlik sizi en çok yoran şeylerden biri gibi. Çünkü bitip bitmeyeceğini bilmemek, acının kendisi kadar ağır olabiliyor. Aslında bir çıkış, bir durulma anı arıyorsunuz.
İnsan sıkıntı yaşadığında hemen aklına bunun süresi gelebiliyor. Çünkü o anda nefis, kendisine uzun bir ömür biçiyor. O uzun ömrü senelere, günler hatta saatlere bölüyor ve karşına binlerce güne ve saat çıkıyor. İşte bu uzun süre kişiye “nasıl katlanacağım?” kaygısını yaşatıyor.
Oysaki elimizde ne kadar yaşayacağımıza dönük bir senet yok, belki ölüm bize yarın kadar yakındır. Ayrıca Allah’ın rahmetinden ümit kesmeden her zaman güzel günleri, sağlıklı zamanları hayal edebiliriz. Bu da bizi bir nebze rahatlatır..
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Allah’ın bunca acı, azap çektirmesi neden?
- Allah bunca acıyı neden verdi?
- Allah neden çaresiz kuluna yardım etmez?
- Çok mutsuzum, cennete gitsem de kurtulsam her şeyden?
- Hayatımdaki imtihanların bir an önce bitmesini isteyebilir miyim?
- İntihar etmek istiyorum, bıktım hayattan?
- Hayat anlamsız geliyor, ne önerirsiniz?
- Erkek arkadaşım beni terk etti, zor durumdayım?
- Çocukken cinsel istismara uğrayan nasıl bir yol izlemelidir?
- Yoruldum, nasıl güç ve dayanıklılık bulabilirim?