Putlar neden Kur'an’da çok geçmektedir; günümüze mesajı nedir?

Tarih: 15.09.2014 - 12:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kur'an’da putlar çok defa geçmektedir, günümüze hikmeti ve mesajı nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Kur’an’ın ilk muhatapları Arap müşrikleridir. Bu puta tapma hastalığının tedavi edilmesi elbette en öncelikli olacaktır.

- İnsanlık tarihi boyunca Allah hakkındaki yanlış tasavvur, tanrıtanımazlık değil, ona ortak koşmaktır. Bu sebeple Kur’an’da insanlığın bu konuda en çok muhtaç olduğu şey Allah’ın varlığı ile beraber, onun yegâne şeriksiz ilah olduğudur.

Nitekim, bir ayette meal olarak:

“Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah’ın varlığında şüphe mi vardır?" (İbrahim, 14/10)

ifadesine yer verilmiş ve adeta yaratıcıyı inkâr etmek gökleri ve yeri inkâr etmekle eş değer olduğuna işaret edilmiştir.

- Bugün de insanlığın ve özellikle de Allah’a inananların en çok muhtaç olduğu şey Tevhit inancıdır. Semavi birer din mensubu olan Yahudi ve Hristiyanlar’da da şirk eksik olmamaktadır. Özellikle Hristiyanların temele akideleri olduğunu iddia ettikleri TESLİS akidesi şirkin ta kendisidir. Kur’an’ın sık sık şirkten sakındırmasının muhatapları, aynı zamanda bu Ehl-i kitap olan Yahu ve Hristiyanlardır.

- Müslümanların da kendi iç alemlerinin inanç sistemlerinde en çok maruz kaldıkları tehlike şirktir. Şirkin bir çekirdekten bir ağaca, bir mum ateşinden güneşe kadar olan mesafedeki gibi derecelere ayrılır.

Açıkça bir taşa, bir hayvana tapmamakla beraber, “La ilahe illallah” hakikatine aykırı düşen binlerce çeşit şirk tehlikesi vardır. Zaferleri doğrudan bir insana vermek, başarıları doğrudan kendi nefislerine vermek, şifayı doğrudan ilaçlara vermekten tutun ta “şirk-i hafi” denilen bir riya, bir gösteriş duygusunun parıltısına kadar çeşitli derece ve formlarda formatlanmış türlü türlü şirkler vardır.

İşte Kur’an’da putçuluğun şiddetle ve tekrarla vurgulanıp kötülenmesi, ilk muhatap olan insanların açık putçuluğundan tutun ta kıyamete kadar gelen ve gelecek olan bütün insanların inanç sistemlerine karıştırdıkları ve karıştıracakları küçük-büyük / açık-gizli her türlü şirkin tehlikesine dikkat çekmeye yöneliktir.

- Bununla beraber, şirkin yanlış olduğunu ispat etmek, tevhidin doğru olduğunu tasdik etmek anlamına gelir. Tevhid hakikatine / Allah’ın şeriksiz bir olduğuna vurgu yapmak, aynı zamanda Allah’ın varlığını da ispat etmek manasına gelir.

Bu sebeple XVIII. asırdan itibaren ortaya çıkan pozitivist ve materyalist felsefi akımlardan ötürü ateizme bulaşanlara da bir derstir. Zira, Allah’ın birliğinin ispatı, onun diriliğinin de ispatıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun