Allah’ın zatına koşulan şirk çeşitleri nelerdir?

Tarih: 27.08.2022 - 16:11 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Şirkin de çeşitleri varmış, Allah’ın zatına yapılan şirkin hangi çeşitleri var acaba, örneklerle açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslam literatüründe şirkin birbirinden farklı taksimlerinden söz edilebilir, bunlardan bazıları şöyledir:

Şirkin dört kısmından söz edilebilir. Bunlar;

- Uluhiyette şirk,
- Allah’ın varlığında şirk,
- Tedbir ve yönetmede şirk,
- Ve ibadette şirktir
. (Tahânevî, Keşşâf, 1/1020-1021)

 Bu itibarla şirk dört vecih üzere olabilir. Bunlar sayıda, mertebede (derece, denklik), nispette (eş ve çocuk nispet etme) ve yaratmadadır. (Tahânevî, Keşşâf, 1/1023)

Bu farklı mertebeleri içerecek şekilde, Allah’ın rububiyetinde yani zat, sıfat ve fiillerinde şirk ve ulûhiyetinde yani ibadette şirk olmak üzere ikili bir taksim de yapılmıştır. (Nadim Macit, Kur’an ve Hadîse Göre Şirk, s. 38-39)

İzmirli İsmail Hakkı, İslam âlimlerinin naslardan hareketle şirk olarak nitelendirdikleri inanç biçimlerini beş kısma ayırmıştır.

1. Şirk-i istiklâl (vasıtasız şirk).

Mecasilerle düalist inanç gruplarında görüldüğü gibi iki ilahın varlığını kabul etmek.

2. Şirk-i teb‘îz (kısmî şirk).

Allah’ın birliğini kabul etmekle birlikte Hristiyanlıktaki teslis inancı gibi ilahlardan oluşan bir tanrı inancını benimsemek.

3. Şirk-i takrîb.

Allah’a yakınlık sağlamaları ve onun katında şefaatçi olmaları için putlara ve heykellere tapınmak.

4. Şirk-i taklîd.

Cahiliye Araplarında olduğu gibi, atalarını taklit ederek putlara ve heykellere ilah niteliği nispet etmek.

5. Şirk-i esbâb.

Tabiat kanunlarının Allah’ın yaratmasıyla değil, nesne ve olayların doğalarının gereği olduğuna inanmak. (Yeni İlm-i Kelâm, 2/102-103)

Şirkin zıddı olan tevhidin özü; kâinatı yaratan ve idare eden varlığa uluhiyet, rububiyet ve fillerinde ortak koşmamaktan ibarettir.

İslam tarihinde Müslümanlar arasında apaçık şirke düşen gruplar bulunmamakla birlikte dolaylı şirk sayılan, tevhid inancını zedeleyerek şirke kapı açan telakkilere rastlamak mümkündür. Bir Müslümanın Allah’tan başka varlıklara karşı duyacağı sevgi ve saygı yaratılmışlık sınırlarının ötesine geçmemelidir.

Naslardan çıkarılan ve Müslümanlar tarafından benimsenen inanç prensiplerine göre hiçbir insan peygamber derecesine çıkamaz; peygamberlere bile insanüstü bir özellik nispet edilemez; sadece Allah’a gösterilebilecek tazim ve hürmet başka hiçbir şey veya kimseye gösterilmez.

Başta peygamberler olmak üzere Allah katında makbul olan sıddıklar, şehitler, salihler (bk. Nisa 4/69), insanların hüsnüzanda bulundukları veliler, hatta meleklerden hiçbiri (bk. Nisa 4/172; Yunus 10/62-64) aşkın olma özelliği taşımaz.

Şirke düşme sebeplerinin itikadi, psikolojik, sosyolojik ve hatta ekonomik boyutları üzerinde durulmuştur.

Şirkin en önemli sebebi, Allah’ın şanına yaraşır biçimde tanınamaması, tevhid inancının gerektiği gibi benimsenememesi veya korunamamasıdır. Hz. Âdem’le birlikte insan hayatının tevhid inancıyla başladığı, Allah Teâlâ’nın insanı akıl gücüyle donattığı ve ona Allah’tan başka tapınılacak ilahın bulunmadığını bildiren peygamberler gönderdiği hâlde tevhid inancını benimsemeyen gruplar zamanla düşünce tembelliğine kapılmış, tabiatta meydana gelen olayların arkasındaki gerçek yaratıcı ve idare ediciyi unutarak görünen tabiatı ve tabiat olaylarını kendi kendinin sebepleri kabul etmiştir.

Birden çok tanrıya tapınanlar aslında o tanrıların üstünde yüce bir tanrının bulunduğunu kabul eder, fakat putların kendilerini yüce tanrıya yaklaştıracaklarına ve şefaatçileri olacaklarına inanırlar. (Mâtürîdî, Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân, XII, 291-292)

Dihlevi şirk konusuna psikolojik açıdan yaklaşarak insanların bazı şahsiyetlerdeki farklı halleri olağanüstü imiş gibi algılayıp onlara bir tür kutsiyet atfettiğini, zamanla ilahi özelliklere sahip olduğuna inanır hale geldiğini ve insana saygıda aşırıya kaçıp şirke düştüğünü belirtir. (Ḥüccetullāhi’l-bâliġa, s. 127)

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır bazı müşriklerde iftiranın, bazılarında sapkınlığın öne çıktığına dikkat çekmiştir. Ona göre Ehl-i kitabın şirki sapkınlıktan çok iftira niteliği taşırken diğerlerinin şirki iftiradan çok sapkınlığın eseridir. Birincisi saygısızlıktan, ikincisi cehaletten kaynaklanmaktadır. Her ikisi de tövbe edilmediği takdirde Allah tarafından affedilmeyecektir. Şirkleri cehaletten kaynaklanan kimselerin ilmî ve aklî gelişmeyle şirkten vazgeçmeleri mümkün iken, şirkleri saygısızlıktan kaynaklanan kişilerin ilmi arttıkça azgınlıklarının da artacağı ve iftiralarına devam edeceklerini ifade eder. (Hak Dini, III, 1467-1468)

İnsanların korku, şüphecilik, kibir, inat ve taklidin yanı sıra servet, makam ve şöhret gibi dünya nimetlerini hayatın tek amacı haline getirmeleri ve neticede şeytanın aldatıcı özendirmelerine kapılmaları da şirke düşmelerinin önemli sebepleri arasında yer alır. (İslâm’da İnanç, İbadet ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi, 4/1875-1877)

İlave bilgi için tıklayınız:

Allah'ın birliğinin delilleri nelerdir? Tevhid delilleri...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun