Kuran niçin indirildi?

Tarih: 13.03.2022 - 10:28 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kuran-ı Kerimin iniş sebebi nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, Allah dünya hayatımız için ihtiyaçlarımız olan su, hava ve gıda gibi maddi nimetleri rahmetinden bizim için göndermiştir. Bunun gibi, hem dünya hem de ahiret saadetimiz ve mutluluğumuz için ihtiyacımız olan manevi nimetleri de Kur'an-ı Kerimi ve onun açıklaması olan hadisleri yine rahmetinden göndermiştir.

Demek ki, maddi ve manevi bütün nimetler bizim için gönderilmiştir, bunlara ihtiyacı olanlar da bizleriz.

Kur'an en kısa tarifiyle kelamullahtır, yani Allah’ın kelamıdır. Yüce Allah insanların yaratıcısı olarak onları kendi hÂline bırakmamış, hidayetiyle yönlendirmiştir. Mesela, ayette şöyle bildirilir:

“...(Bu Kur’an), Rablerinin izni ile insanları zulümattan nura çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.”(1)

Allah’ın hidayet etmesi başlıca şu şekillerde olur:

1. Peygamberler göndererek (İrsal-i rusül).
2. Kitaplar indirerek (İnzal-i kütüb).

Mealini verdiğimiz ayette her ikisini de beraberce görebiliriz. Yani Allah’ın gönderdiği kitap vardır. Bir de bu kitabı insanlara tebliğ edecek ve bu şekilde onları karanlıklardan aydınlığa çıkaracak bir peygamber vardır.

1. Peygamberler, rehber insanlardır. Allah onlar aracılığıyla insanlardan taleplerinin neler olduğunu bildirir, helal ve haramları onlara öğretir. Ayrıca, önlerine model insanlar sunar.

2. Allah’ın indirdiği kitaplar, bir nevi eşyanın kullanım kılavuzları gibidir. İnsanlar bu ilahi kitaplar sayesinde yaratılış gayelerini, bu âlemde görevlerinin neler olduklarını, olayların yorumlanmasını… öğrenirler.  Nitekim Kur'an’ın indirilişi ifade edilirken, onun “hüden linnas” yani insanlar için bir hidayet (yol gösterici) olduğu beyan edilir.(2)

Vahyin bu rehberliği, müminleri kaostan, keşmekeşten, tereddütten kurtarır. Mesela:

- Âlem yaratılmış mıdır, yoksa ezeli midir?

- Şu âlem gerçek bir âlem midir, yoksa gölgeler dünyası mıdır?

- Bilgimiz sınırlı mıdır, yoksa sınırsız mı?

- Öldükten sonra hayat var mıdır; varsa nasıldır?

- Uzayda hayat var mıdır?

- Helal ve haramda ölçü nedir? Hangi şeyler helal, hangi şeyler haramdır?

- Güzelin, güzelliğin kriteri nedir, şeklindeki nice sorular, ayet ve hadislere müracaatla halledilecektir.

Kur'an’ın muhtevasına baktığımızda, onun hayatın bütün safhalarını kuşattığını görürüz. Ezel ve ebed onda yan yanadır. Dünya ve ahiret beraberce zikredilmiştir. İbadet ve muamelat iç içe anlatılmıştır…

Böyle olunca, gün boyu yaşadığımız bütün olaylarla alakalı onda ya açıktan veya işaretler tarzında hükümler görürüz. Mesela:

- Sabah, yeni bir günün başlangıcıdır. Şu ayetle, yeni günü tesbihle ve sabah namazıyla karşılamamamız gerektiğini öğreniriz:

 “Öyle ise, akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin. Göklerde ve yerde hamd ona mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tesbih edin.”(3)

- Yolda giderken, havada uçan kuşlar gördüğümüzde şu ayeti hatırlarız:

“Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmadılar mı? Onları tutan ancak Rahmandır. Şüphesiz o, her şeyi hakkıyla görendir.”(4)

Bu ayeti hatırladığımızda, bu kuşların uçaklar için birer model olduğunu düşünür, akıl kanatlarıyla bizi uçuran Rabbimize hamdederiz.

- Ardından yağmur yağmaya başladığını görsek, bu tecessüm etmiş ilahi rahmet tecellisini hayret ve hayranlıkla seyreder, şu gibi ayetleri düşünürüz:

“Semadan bir su indirdi. Derken onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı.”(5)

“Gökten belli bir ölçüde bir su indirdik. Ardından onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de elbet gücümüz yeter.”(6)

Bu düşünme bizi ilahi nimetler karşısında derinden şükre sevkeder, yüce Yaratıcının ne kadar merhametli olduğunu idrak ettirir. Bizi, kuru toprağın yağan yağmurdan aldığı paydan çok daha fazla rahmetten hissedar kılar.

- Birisinin veya birilerinin uygunsuz tavırlarına muhatap olduğumuzda şu ayet ve benzerleri imdadımıza yetişir:

 “Rahmanın kulları o kimselerdir ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahiller kendilerine laf attığı zaman ‘selam’ derler (geçerler).”(7)

Bunlar, başkalarıyla problem yaşamaktan ve hayatın bir işkenceye dönüşmesinden bizi kurtarır, saadet içinde bir hayat yaşamamıza vesile olur.

- Bir dostumuzu ziyaret ederken pek çok ayette emredilen sılayırahim görevimizi hatırlarız. Evine vardığımızda şu ayet gereğince kapısını çalarız:

 “Ey iman edenler! Geldiğinizi hissettirip (izin alıp) evdekilere selam vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin.”(8)

Bu ayeti açıklayan hadis gereği üç defa izin isteriz, zile basarız, açan olmazsa geri döneriz.(9)

- Eve döndüğümüzde çoluk çocuğumuzla ilgilenir, onların üzerimizdeki haklarını yerine getirmeye çalışırız. Bu konuda da şunlar gibi ayetler bize rehberlik eder:

“Ehline namazı emret. Sen de ona sabırla devam et.”(10)

“Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten kendinizi ve ehlinizi koruyun.”(11)

Bu misallere, Kur'an’ın bütün ayetleri kıyas edilebilir.

Bu nazarla bakıldığında, her bir Kur'an ayetinin “insanlara hidayet / rehber” olması manası daha iyi anlaşılacaktır.

İşte, yaratılışında mevcut bir merakla her şeyin gerçeğini, hakikatini araştıran insan, bu gerçekleri büyük ölçüde Kitap ve Sünnette bulur. Bütün bunlardan istifade, kendisine verilen akıl vasıtasıyla olmaktadır.

Ancak, akıl tek başına evrenin sırlarını keşfetmeye ve eşyanın sırlarını bulmaya yetmemektedir. Bunun için bu insanın "vahyin rehberliğinde bir akla" ihtiyacı vardır. Böylece insan, beşerin kolektif bilgi birikimini ayet ve hadisler ışığında yoruma tabi tutar; cesediyle yerde dururken aklıyla, kalbiyle, imanıyla hakikatin göklerinde seyeran eder; hem dünya hem de ahiret hayatının saadetine ulaşır.

Dipnotlar:

1) İbrahim, 14/1.
2) Bakara, 2/185.
3) Rum, 30/17-18.
4) Mülk, 67/19.
5) Bakara, 2/22.
6) Müminun, 23/18.
7) Furkan, 25/63.
8) Nur, 24/27.
9) Buhari, İstizan, 13; Müslim, Adab, 32, 34, 35, 37.
10) Taha, 20/132.
11) Tahrim, 66/6.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun