Allah beni mi görüp duracak?

Tarih: 29.10.2021 - 14:34 | Güncelleme:

Soru Detayı

"Allah beni mi görüp duracak." diyen bazı kimseler var, bu söz sakıncalı mı, imana zararı olur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu sözü söyleyen kimse, güya Allah’ın kendisini görmesini istemiyor. Böylece günahları rahatça işleyecek, isyanından geri durmayacak, haramlardan vazgeçmeyecektir.

Bu nedenle, “Allah beni mi görüp duracak?” sözü sakıncalıdır, imana zarar verir.

Şu bir gerçek ki, Allah bizi sürekli görüyor ve görecektir. Hiçbirimiz Allah’ın görmesi ve gözetimi dışına çıkamayız.

Çünkü Allah’ın bir ismi “Basîr”dir, yani Allah her şeyi görür ve hiçbir şey ondan gizlenemez, gizli kalamaz; bir ismi de “Rakîb”dir, yani Allah her şeyi kontrolü altında tutar, uykudan ve dalgınlıktan da münezzehtir.

Karanlık-aydınlık, uzaklık-yakınlık, küçük-büyük Allah için söz konusu değildir. Çünkü aklımıza gelen gelmeyen, görülen görülmeyen, bildiğimiz bilmediğimiz, dünya ahiret, insanlar ve melekler her tür varlığı yoktan var eden odur.

Başta insanlar ve hayvanlar olmak üzere meleklere, cinlere ve bütün varlıklara gözü ve görme duygusunu veren Allah’tır. Bu varlıkların görmesi sınırlı ve süreli iken, Allah için böyle bir şey söz konusu değildir, olamaz da.

Allah bizim her halimizi görüyor. İyi halimizi de kötü halimizi de ibadet yaptığımız anımızı da günaha girdiğimiz anımızı da…

Kur'an bu gerçeği dile getirirken diyor ki:

“O kullarının her halinden hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görür.” (İsra, 17/30)

Allah şöyle buyuruyor: “Güzel işlerde bulunun. Muhakkak ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla görürüm.” (Sebe, 34/11)

Haddini aşanlar, sınırdan taşanlar, had-hudut bilmeyenlerin hiçbirisi Allah’tan kaçamaz, kendilerini ondan gizleyemezler. Şu ayette dile getirildiği gibi doğru bir hayatı yaşamak lazımdır.

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Tövbe edip seninle beraber Allah’ın yoluna dönenler de dosdoğru olsunlar. Haddinizi de aşmayın. Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.” (Hud, 11/112)

Musa aleyhisselamın zamanında insanları Allah’a, hak yola ve hak dine davet eden “mümin kişi” olarak bilinen bir zat da sonunda diyordu ki:

“Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz ki Allah kullarını hakkıyla görür.” (Mümin, 40/44)

Ama hiçbir insan Allah’ı göremez, insan gözünde böyle bir özellik yoktur, Allah hiçbir insana böyle bir imkan vermemiştir. Kur'an’ın dile getirdiği gibi:

“Gözler o’nu göremez; o ise bütün gözleri görür. Onun ilmi her şeyin inceliklerine nüfuz eder ve her şeyden hakkıyla haberdardır.” (Enam, 6/103)

Allah hem görendir, aynı zamanda da gözetendir. Her anımızı, her halimizi, görür ve gözetir:

“...Muhakkak ki Allah sizin üzerinizde gözeticidir ve her halinizi görür.” (Nisa, 4/1)

Çok şükür ki, görüyor ve gözetiyor. Allah’ın bizi görmesi ve gözetmesi bir nimettir ve bizim için bir lütfudur. Çünkü bizim her halimizi, her tür ihtiyacımızı o biliyor, o görüyor ve o veriyor.

Allah’ın görme fiili bir an için tecelli etmeyecek olsaydı -ki bunun imkan ve ihtimali yoktur- yerde ve gökte hiçbir şey kalmaz, yok olur giderdi.

Üstelik onun görmesi olmasaydı, bizim ne gözümüz olurdu, ne görmemiz… Hiçbir şeyi göremez, fark edemez, anlayamaz ve kavrayamazdık.

Allah Basir’dir. Hem yaratığı gözü görür, hem gözün gördüğünü görür, hem de gözün göreceği şeyleri görür ve insana gözü öylece verir.

Allah’ın isimleri ezelî olduğu için onun görmesinin başlangıcı ve sonu yoktur. O bütün kainatı ve içindeki varlıkları her an ve sürekli olarak görür ve gözetir.

Onun görmesi ve gözetmesi sayesindedir ki, hayat devam ediyor, âlem ayakta duruyor ve bu kurulu olan düzen çalışıyor.

Bunun için nefsine, heveslerine ve hislerine mağlup düşen insanlar, inançlarını anlık ve geçici zevklerine feda edecek olurlarsa, çok büyük manevi kayıplara ve mahrumiyetlere düşerler.

Allah’ın görmesi, bizi Allah’a daha da yaklaştırmalı, her an Allah’ın gözetimi altında bulunma inancımız, bizi günahlardan çekip çevirmeli, şeytanın tuzaklarına kapılmaktan alıkoymalıdır.

Çünkü bir an için nefsine uyup da bir günaha dalmak üzere olan bir insan, Allah’ın kendisini gördüğünü düşünse ve buna bütün kalbiyle ve ruhuyla inansa, günahlara rahatça düşmeyecek, imanını tehlikeye atmayacak, nefsin ve şeytanın elinde oyuncak olamayacaktır.

Üstelik uluorta söylenen bu çeşit yanlışlara kendisini kaptırmayacak, istikamet üzere hayatına devam ettirecektir. Böylece sağlam bir imanla ömrünü geçirip ebedî hayata hazırlıklı olarak girecektir.

Şu halde, bu tür imana zarar veren sözlerden uzak durmalı, eper bilerek bilmeyerek söylemiş isek hemen tövbe etmeli ve bir daha asla kalbimize de aklımıza da dilimize de getirmemliyiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun