Allah dilediğini saptırırsa, adalet olur mu?

Tarih: 19.06.2020 - 08:47 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Allah dilediği kulunu mu yoksa dileyen kulunu mu saptırır?
- Bakara Suresi 26-27. Ayette rabbimiz ne demek istiyor söyler misiniz? Ben Arapça falan bilmiyorum dolayısıyla Türkçe mealine bakıp da yorum yapmam doğru olmaz. Allah Bakara suresi 26. ayette fasıkları saptıracağından hemen devamından gelen 27. ayette ise fasıkların özelliklerinden falan bahsediyor. Allah’ın burada saptırmadan kastı nedir?
- Allah “Fasıkları onlar kafir oluncaya dek saptırırım” mı demek istiyor?
- Başka bir ayet meali de şöyle:
“... Şüphesiz Allah dilediğini saptırır. Dilediğini de hidayete eriştirir. (ey resulüm) artık onlara üzülerek kendini harab etme. Allah onların yaptıklarını şüphesiz bilir." (Fatır, 35/8)
- Bu ayetlere şu şekilde meal vermek uygun mudur, uygunsa bunun tahlili ve izahı nasıl yapılabilir:
- Allah sapmayı dileyeni, sapmayı hak edeni (fasıkları) saptırır!

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bakara suresi 26. ve 27. ayetlerin mealleri şöyledir:

“Şüphe yok ki, Allah herhangi bir şeyi, bir sivrisineği, hatta onun da ötesindekini misal vermekten utanıp çekinmez. Bunun karşısında iman edenler onun, Allah’tan gelen gerçek olduğunu bilirler, inkâr edenler ise 'Allah misal olarak bununla neyi kastediyor?' derler. Allah birçok kimseyi onunla saptırır, birçok kimseyi de onunla doğru yola iletir; onunla başkalarını değil, ancak emrine karşı gelenleri saptırır."

"Onlar ki, iyice pekiştirdikten sonra da Allah’a verdikleri sözden dönerler, Allah’ın birleştirilmesini emrettiğini ayırırlar, yeryüzünde fesat çıkarırlar; işte sonunda zararlı çıkacak olanlar da yalnız bunlardır.” (Bakara 2/26-27)

Ayetteki, "Allah o misalle, birçok kimseyi  saptırır, birçok kimseyi de hidayete iletir; onunla başkalarını değil, ancak emrine karşı gelenleri saptırır." ifadesi soruya cevap niteliğindedir.

Evet, hidayete erdiren de dalalete düşüren de Yüce Allah'tır. Ancak Allah Hakim olduğu için her işinde olduğu gibi dalalete düşürmede de hikmetle hareket etmektedir. Dolayısıyla dalaleti hak edeni dalalete düşürür.

Bir başka ifadeyle -soruda da belirtildiği gibi- davranış ve amelleriyle dalaleti isteyeni dalalete düşürür.

"Eğer inkar ederseniz, biliniz ki Allah size muhtaç değildir. Ve O, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir. Yaptıklarınızı O size haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir." (Zümer, 39/7)

mealindeki ayette de ifade edildiği gibi, Allah'ın küfre, dalalete rızası yoktur. Kullarının kafir veya ehl-i dalalet olmasını istemez. Ancak bu dünya, imtihan dünyası olduğu için, dileyen dilediği yolu tercih eder. Allah da onu yaratır.

Bu ayette hidayet gibi dalaleti yaratanın da Yüce Allah olduğu açıktır.

Bu hususta başka ayetler de vardır. Örneğin Hz. Musa'nın ifadesi olan: "O ancak senin bir imtihanındır. Dilediğini onunla dalalete düşürürsün, dilediğini de hidayete erdirirsin." (Araf, 7/155) ifadesinde de dalalete düşürenin de Yüce Allah olduğu açıktır.

Dolayısıyla bazılarının "Dileyeni hidayete erdirir, dileyeni dalalete düşürür" mealindeki ayetlerde dileyenin Yüce Allah değil de kul olduğunu, yani "dileyen kulunu hidayete dileyen kulunu da dalalete düşürür" tarzındaki yaklaşım ve manalandırmalar tutarlı değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun