Kıyamete yakın bolluk olacağı; zenginlik ve altın çağ yaşanacağı söyleniyor. Şu andaki dünyanın durumuna bakılırsa imkansız gibidir?..

Tarih: 02.02.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yazdığınız senaryolar şu anda gerçekleşmiş değildir. Her an başka bir yaratışta olan kudreti sonsuz Yüce Yaratıcı, kışta baharı, baharda kış mevsimini yarattığı gibi, şu andaki senaryoların aksine güzel günler göstermesi akıldan uzak değildir.

O bolluk Kur’an’ın hâkim olduğu Hz. Mehdi devrinde gerçekleşecektir. Allah’ın son mesajı olan Kur’an’ın insanlık camiasına hâkim olacağı bir dönemin hatırına böyle bir mükafat vermesi vad edilmişse, buna hiçbir tabiat olayı engel olamaz. Çünkü her şeyi var eden, yok eden Allah’tır.

Hz. Nuh (as)’ı tufandan, Hz. Yunus (as)’ı denizden, Hz. İbrahim (as)’i ateşten  kurtaran Allah, insanlığı manevî fırtınalardan, manevî buhranlardan, manevî tufanlardan, ateş gibi yakıcı sıkıntılardan kurtaracağı bir dönemde, onları maddî sıkıntılardan da kurtarması, o günkü bayramların bir ziyafeti olarak bolluk lütfetmesi, hikmet ve rahmetinin bir yansıması olacaktır.

Kıtlık, yağmursuzlukla başlar. Yağmurun yağdırılması elinde olan Allah dilerse, her gün yağmur yağdırır ve su ihtiyacını giderir. Tarih boyunca, hem kıtlık, hem de bolluk mevsimleri birbirini takip etmiş ve bu güne kadar gelinmiştir. Bu kural / bu ilâhî kanun bugün de, kıyamete kadar da geçerli olacaktır.

Musibetler, kıtlıklar genellikle insan isyanının bir cezası olarak ortaya çıkar. Saadet asrına yakın bir ölçüde Allah’a itaatin olacağı, saygı ve sevginin dalgalanacağı Hz. Mehdi devrinde de insanlığın bu iyiliklerine karşılık olarak bolluk ve bereket mükâfatının verilmesinde ne mani olabilir ki... Bir baharı bir çiçek kadar kolay yaratan, cenneti bahar kolaylığında yaratabilen Allah’ın hazineleri tükenmez, cömertliği ise bitmez. Elbette insanlığın hak edeceği bir mükâfatı onlardan esirgemez.

Hayatı yaratan yaratıcı, hayatın muhtaç olduğu rızkı da yaratmıştır. Rızkı bitmeden hiçbir canlı ölüp gitmez. Cezalar hariç, kıyamete kadar hayat hakkının korunması devam edecektir. Kıyamete yakın yıllarda -o bolluktan sonra- insanlar baştan çıkacağından, mükâfatlar da devreden çıkar ve cezalar devreye girer. İsyanın cezasını çekeceklerdir.

Yer altı ve yer üstü kaynakları tükendiği gün kıyamet kopar. Şu anda öyle bir şey söz konusu değildir. Bütün israf ve vurdumduymazlıklara rağmen, bugünkü dünya -bir açıdan- bolluk içerisindedir. Tabii ki, zalimlerin sömürgecilikleri yüzünden aç olan kesimler de vardır. Fakat bunda insanların suistimali vardır.

Alimler bu gibi hadisleri açıklarken misal olarak Ömer b. Abdulaziz devrini gösteriyorlar. Demek ki, bu bolluk döneminin, uzun bir dönem olması gerekmediği gibi, bütün dünyayı kapsayan bir genişlikte olmasını da gerektirmez. Hz. Mehdi ve bolluk devri uzun olmayıp kırk yıl kadar kısa bir devirdir. Bir de bu bolluğun bütün dünyada olması anlamına gelmeyebilir.

İleve bilgi için tıklayınız:

Kıyamete yakın zenginleşme ve altınçağ ile ilgili rivayetler hakkında bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun