Kendi hatası yüzünden hastalanan veya ona bakan sevap kazanır mı?

Tarih: 31.05.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İnsanlar katkılı, tabiata uygun olmayan yiyeceklerle besleniyor hastalanıyor, bu hastalık yüzünden onlara nasıl sevap yazılıyor sabrettikleri için? Kendi hataları?
- Üstelik yaşlı insanlar hastalanıyor katkılı yiyeceklerden, sentetik ilaçlardan vs falan buna bakan kişiler nasıl sevap alıyor, hasta olan zulmediyor bakana?
- Bu hastalıklar Allah'tan değil ki insanın kendi kendine zarar vermesinden. Kendi kendine zarar verene nasıl merhamet edilir?
- Ve ailesinin çocuğunu katkılı şeylerle büyütmesi ve hastalıkların çıkmasında ailenin vebali nedir? Hasta kendi isteğiyle yemedi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İnsanların başına gelen hastalık ve musibetlerin en büyük müsebbibi insanın kendisidir.

“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.” (Şura, 42/30)

mealindeki ayette bu gerçeğin altı çizilmiştir.

Fakat buna rağmen Allah’ın o sıkıntıların karşılığında mükafat vermesi, O’nun sonsuz merhametinin bir tezahürüdür.

İnsanlar tarafından hastalık ve musibetlerin başa gelmesine sebep olmak, dolaylı olabildiği gibi, doğrudan da olabilir. Ayetin mutlak ifadesi bu iki yöne de bakar. Mesela, görme özürlü bir kimsenin görmediği için suya düşüp boğulması gibi, kendi iradesiyle suya girip sonradan orada boğulmak da ilahi rahmetin eseri olarak bir karşılığı ve mükafatı vardır.

Hatta şehitlik mertebesi bile vardır. Nitekim, Rasulullah (asm) Allah yolunda öldürülenlerin dışında şehitler olduğunu da haber verir ve şöyle buyurur:

“Allah yolunda öldürülmenin dışında şehitlik yedi çeşittir:

Veba hastalığına yakalanıp ölen şehittir.

Suda boğularak ölen şehittir.

Zatürre hastalığına yakalanıp ölen şehittir.

İç hastalıklar sebebiyle ölen şehittir.

Yangında ölen şehittir.

Göçük altında kalıp ölen şehittir.

Doğum yaparken veya loğusa iken ölen kadın şehittir.” (Ebu Davud, Cenaiz, 14)

“Haksız yere malı alınmak istenir ve kişi malını vermemek için karşı koyarken öldürülürse şehittir.” (İbn Mace, Hudud, 21)

“Malı sebebiyle öldürülen kimse şehittir. Eşi ve çocukları için öldürülen veya canını korumak için öldürülen veya dini sebebiyle öldürülen kimse şehittir.” (Ebu Davud, Sünnet, 32)

Bu şehitler, savaş alanında düşmanlarca öldürülen şehitlerden farklı olarak yıkanırlar, kefenlenirler ve cenaze namazları kılınıp defnedilirler. (bk. Darakutni, es-Sünen, Siyer, V, 206, No: 4207)

Bu ölümlerin bir kısmında insanın suistimali olma ihtimali de vardır. Yine de şehitlik mertebesini kazanıyor. Bunun tek izahı Allah’ın sonsuz rahmet ve şefkatidir.

Hastalığın tedavisine bakmakla beraber hem hastanın hem de hastaya bakanların buna razı olmaları gerekir. Çünkü hastalığa müptela olan da bu hastaya bakan da büyük mükafatlar alacaklardır. (bk. Nursi, Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a)

"... Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur." (Mâide, 5/32)

mealindeki ayet, bir insanı yaşatmaya vesile olmanınbütün insanları yaşatmak gibi kıymetli ve değerli bir görev olduğunu bildirmektedir.

Elbette bu hayata hizmet edenlerin de ona göre sevabı olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 89
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun