Ramazan gelince niye hilal görünür?

Tarih: 16.05.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Hilal konusunda detaylı bilgi verir misiniz? Başka hangi konularda önemlidir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Güneş yılı ve ayları olduğu gibi Ay yılı ve ayları da vardır. Ay yılına Kameri Yıl, aylarına da Kameri Aylar denir.

Kameri yılın ayları, prensip olarak hilalin görülmesiyle başlar.

Bu sebeple, şaban ve ramazan aylarının yirmi dokuzuncu günlerinin akşamı güneşin batışını müteakip batı ufkunda hilal görülürse yeni ay girmiş olur ve ertesi gün oruca başlanır veya bayram yapılır; hilal görülmezse içinde bulunulan ay otuz güne tamamlanır.

Demek ki, Kameri ayların girdiğini veya çıktığını, o ayın sonunda güneşin batımından sonra görülen hilal ile anlarız. Şaban ayının sonunda görülen hilal, ertesi günün ramazan ayının ilk günü olduğu anlamına gelir. Ramazan ayının sonunda görülen hilal ise, ertesi günün bayram olduğunu ve ramazan ayının bittiğini, şevval ayının girdiğini haber vermiş olur.

Bu kısa bilgiden sonra konun detayına gelince:

Kuran-ı Kerim’de de işaret edildiği üzere (İsrâ 17/12; Furkān 25/61; Nuh 71/16), ayın kendisi ışık kaynağı olmayıp yeryüzünden görülen parlaklık, güneş ışığının ay yüzeyindeki yansımasından ibarettir.

Ayın güneşle olan konumu sebebiyle aydınlanmış olan yüzeyinin dünyaya bakış nispetine göre bu parlaklık yeryüzünden bazen hilal, bazen yarım daire veya dolunay şeklinde görülür; bazen de hiç görülmez. Ayın dünya çevresindeki dönüş süresiyle kendi ekseni etrafındaki dönüş süresi birbirine eşit olduğu için yeryüzünden daima aynı yüzeyi gözlenir.

Ayın, dünya çevresinde dönerken güneşle dünya arasında aynı doğrultuda bulunmasına kavuşum (ictimâ) durumu denir. Bu sırada ay güneşle birlikte doğup güneşle birlikte batar ve güneş tarafından aydınlatılan yüzeyi tamamen güneşe, karanlık yüzeyi ise dünyaya dönük olduğu için yeryüzünden görülmez.

Ancak ay, her gün bir öncekinden daha geç doğup daha geç battığı için kısa bir süre sonra bu doğrultudan ayrılarak güneşten daha geç batmaya başlar. Böylece güneşle ay arasındaki açı, ayın yüzeyine yansıyan ışığın yeryüzünden görünmesi (rüyet) için yeterli büyüklüğe ulaşınca ay güneş battıktan sonra batı ufkunda hilal biçiminde görülmeye başlar.

Hilalin görüldüğü gece önceki aya değil yeni başlayan aya aittir. Çünkü hilalin batı ufkundaki rüyetiyle önceki ay biter, yeni ay başlar.

Yeni ayın ilk günlerinde güneş aydan önce doğup battığı ve ayın önünde seyrettiği için ay güneş ışınlarını bize göre alt taraftan alır ve alt yüzeyi aydınlanır. Bu sebeple güneş battıktan sonra batı ufkunda yeni aya ait hilâlin uçları yukarıya (semaya) dönük olur.

Ayın son günlerinde ise ay güneşten önce doğduğu ve battığı için sadece güneş doğmadan önce uçları batıya dönük olarak doğu ufkunda gözlenebilir, batı ufkunda ayın son hilali gözlenemez. Eğer batmadan önce ayın son hilali batı ufkunda da gözlenebilseydi hilalin uçlarının aşağıya (ufka) dönük olduğu görülürdü. Çünkü bu esnada güneş ufkun üstünde, aydan daha yüksekte bulunur ve ay üst taraftan aydınlanır.

Ay dünya çevresindeki dönüşünü 29,530589 günde (29 gün 12 saat 44 dakika 2,8 saniyede) tamamlar. Ayın herhangi bir safhasının, mesela dolunay veya kavuşum durumlarının peş peşe iki defa tekrarı arasındaki zamana eşit olan bu süreye “astronomik ay” (kavuşum ayı, sinodal ay) denir.

Buna göre teorik olarak bir kamerî yıl 29,530589 × 12 = 354,367068 gündür. Ancak gün sayısı kesirli olmayacağından kamerî takvimde aylar bazen yirmi dokuz, bazen otuz gün gösterilir.

Eski çağlardan beri güneş ve ayın periyodik düzenli hareketleri zaman ölçüsü ve göstergesi olarak kullanılagelmiştir.

Pek çok faydası yanında güneş ve aydan vakitleri bilme ve hesaplama konusunda da faydalanıldığına Kuran-ı Kerim’de de işaret edilmiştir:

“Allah geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da -vakitleri tayin için- birer hesap ölçüsü kılmıştır” (En‘âm 6/96)
“Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için aya menziller tayin eden O’dur” (Yûnus 10/5)

Ancak ay, periyodik olarak düzenli ve sabit sürelerle aynı evrelerde bulunduğundan vakit tayini için güneşten daha elverişlidir. Gece ve gündüzle gün ve yıl güneşin hareketlerinden kısmen anlaşılabilirse de ay süresi için güneşin hareketlerinde belirli bir işaret veya ölçü bulunmamaktadır. Nitekim güneşin hareketlerine göre tespit edilen (şemsî) yılda ayların gün sayıları tabii bir mikyasla değil itibarî olarak belirlenmiştir.

Kuran-ı Kerim’de, ayın gökyüzündeki düzenli hareketinin insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleri olduğu (Bakara 2/189), gökler ve yer yaratıldığı zaman onun hareketlerinin on iki ay meydana gelecek şekilde düzenlendiği (Tevbe 9/36) bildirilir.

Kuran’ın doğrudan ve dolaylı ifadelerinde, hadislerde ve bu çerçevede oluşan İslami gelenekte namaz vakitleri, oruca başlama ve iftar vakti gibi güneşin hareketlerine ve gece-gündüz ayırımına göre belirlenen bazı ibadetler hariç tutulursa; ramazan orucu, hac, zekât, fıtır sadakası, kurban ve bayram namazları gibi edası yıl içinde belirli vakitlere bağlanmış olan ibadetlerin, yemin, îlâ, iddet gibi şer‘î muamelelerin vakit ve sürelerini tesbitte kamerî ayların esas alındığı görülür.

Nitekim Hz. Peygamber (asm), “Yüce Allah hilalleri insanlar için vakit ölçüleri kıldı. 0 halde hilali görünce oruca başlayın, onu tekrar görünce iftar edin.” demiştir (Müsned, IV, 23, 321; Dârekutnî, II, 163; Hâkim, I, 585)

Kamerî ayların ölçü alındığı bu tür ibadet ve muamelelerin zaman veya sürelerinin isabetle tayin edilebilmesi, kamerî ayların başlangıçlarının doğru olarak belirlenmesine bağlı olduğundan hilâlin görülmesi İslami gelenekte öteden beri önemli bir yere sahip olmuştur.

Hilal görülünce tekbir aldıktan sonra şu şekilde dua etmek müstehaptır:

“Allahım! Şu yeni hilali bize iman, İslam, güvenlik, bereket ve esenlik içinde mübarek eyle. Ey hayır ve rüşd hilali! Senin de bizim de rabbimiz Allah’tır, bize hayır ve uğur getir.” (Tirmizi, Daavat, 51)

Kameri ayların sınırlarının tespiti hilalin gözlenmesiyle olabileceği gibi doğru yapılabildiği takdirde hesap yolu ile de olabilir.

Günümüzde astronominin elde ettiği sonuçlar ve astronomik hesaplar ise kesindir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Bazen farklı ülkelerde hilalin görüldüğü söylenerek erken oruç ...

İslam ülkelerinin Ramazan orucuna farklı başlamasını içtima veya ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 66
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun