Kadınlar, günümüzde ellerini ve yüzlerini örtmeleri gerekir mi?

Soru Detayı

İbn Ebi Şeybe Musannef inde (4/283) ve İbn Ebi Hatim Tefsir'inde (8/2574) Ziyad b. er-Rabi - Salih b. ed-Dehhan - Cabir b. Yezid - İbn Abbas radıyallahu anhuma isnadıyla rivayet ediyorlar: "İbn Abbas; "ziynetlerini göstermesinler" kavli hakkında: “el ve yüzü demektir" dedi. Bu rivayet için Vehhabi siteler İbni Abbas burada gizli zinetin el ve yüz olduğunu söylerken, Albani Hicab risalesinde bu rivayeti vererek İbn Abbas burada zahir zinetin el ve yüz olduğunu söylemiştir, diyor. İbn Abbas burada zahir zineti mi yoksa gizli zineti mi, kast ediyor? Albani İbni Ebi Şeybe’de aynı senet zinciriyle iki rivayet olduğunu ve diğer rivayette zahir zinetin el ve yüz olduğunu söylüyor. Siz İbn Ebi Şeybe’nin Musannef adlı eserine bakarak iki rivayeti yazabilir misiniz? Ve İbn Abbas burada zahir zinetten mi bahsediyor açıklayabilir misiniz?
Benim bildiğim ümmette meşhur görüş İbn Abbas’ın zahir zineti el ve yüz olarak ifade etmesidir. Acaba Vehhabi siteler rivayetleri yanlış ve tahrif ederek mi, aktarıyor?
Zahir zinet ve batın zinet ne demektir, rivayetin farklılığına göre hüküm ne olur?
Açıklarsanız sevinirim..

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İbn Ebi Şeybe’nin verdiği bilgiye göre;

a) İbn Ömer: “Zahir ziynet: yüz ve ellerdir” demiştir. (bk. Musannaf, 3/546)

b) Abdullah (b. Mesud) şöyle demiştir:

Ziynet iki çeşittir: Biri “zahir ziynet”tir ki, bu elbisedir. Diğeri “batın ziynet”tir ki, bu da sürme, bilezik ve halhaldır. Batın ziyneti kocadan başkasının görmesi caiz değildir. (bk. Musannaf, 3/547)

c) Ata ise “Zahir ziynetin kına ile sürme” olduğunu söylemiştir. (bk. Musannaf, 3/547)

d) Mekhul da “Zahir ziynetin yüz ve eller” olduğu kanaatindedir. (bk. Musannaf, 3/547)

- Elbani’nin İbn Ebi Şeybe ile ilgili verdiği bilgi için bk. Cilbabu’l-mereti’l-müslime, 1/59-60.

İbn Abbas’ın “Ziynetin el ve yüz olduğunu” söylediği rivayetin Musannaf”taki senedi şöyledir:

حَدَّثَنَا زِيَادُ بْنُ الرَّبِيعِ، عَنْ صَالِحٍ الدَّهَّانِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ: {وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ} [النور: 31] قَالَ: «الْكَفُّ وَرُقْعَةُ الْوَجْهِ»

Elbani’nin aynı senetle var olduğunu söylediği ikinci bir rivayeti Musannaf”ta göremedik.

İbn Abbas’la aynı görüşü paylaşan  İbn Ömer’in (a şıkkı) görüşünün yer aldığı rivayetin senedi ise şöyledir:

حَدَّثَنَا شَبَابَةُ بْنُ سَوَّارٍ، قَالَ: نا هِشَامُ بْنُ الْغَازِ، قَالَ: نا نَافِعٌ، قَالَ ابْنُ عُمَرَ: " الزِّينَةُ الظَّاهِرَةُ: الْوَجْهُ، وَالْكَفَّانِ "

- Zahir ve batın ziynetlerin ne olduğunu sözlük anlamları itibariyle “zahir ziynet” açıkta görünen yerler ve oralara takılan takılardır. “Batın ziynet” ise normal şartlarda görünmeyen gizli olan ziynet ve ziynet yerleri olduğunu düşünebiliriz.

Bununla beraber, şunu unutmayalım ki, biz ayet ve hadisten fıkhî hükümleri istinbat edecek yetkinlikte olmadığımızı düşünüyoruz. Onun için bütün bu rivayetleri çok iyi bilen İslam alimlerinin ve müçtehitlerin görüşlerine başvuracağız:

- Kadınların -zarurete binaen- yüzlerini açmalarına yönelik ruhsat, hiç bir zaman yabancı erkeklerin -zaruret olmadığı sürece- kadınların yüzlerine bakmalarını meşru kılmaz. Bu hüküm bütün İslam alimlerinin üzerinde ittifak ettiği bir husustur. (bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 3/560-562)

- Vakıa, yabancı olarak bir erkeğin kadına bakması gibi kadının da erkeğe bakması haramdır. (Nur, 24/30-31).

Ancak İslam alimleri bu iki ayetin hükmünü konuyla ilgili bazı hadislerin ışığında farklı yorumlamışlardır.

Mesela:

- Bu ayete dayanan Şafii mezhebindeki kuvvetli bir kavle/görüşe göre erkeğin kadına bakması ile kadının erkeğe bakması arasında bir fark yoktur. (Zuyhaylî, 3/565)

Buna göre bir erkek zorunlu hallerde ve şehvetsiz olarak yabancı bir kadının elleri ve yüzü dışında hiç bir tarafına bakması caiz olmadığı gibi, bir kadının da yabancı bir erkeğin el ve yüzü dışında bir tarafına bakması caiz değildir.

- Alimlerin büyük çoğunluğu, “Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle. Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler.” (Nur, 24/31) mealindeki ayette yer alan “mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere..” mealindeki ifadeden el ve yüzün kastedildiğini anlamışlar.

Bu sebeple kadınların el ve yüzlerine şehvetle bakmak caiz olmasa da, açıkta kalmalarında bir sakınca görülmemiştir. (bk. el-Mevsuatu’l-Fıkhıye, 26/269-270)

- Tabii ki, fitnenin olduğu zaman ve zeminde daha dikkatli olmak gerekir. Nitekim bazı muasır alimler, özellikle Suud âlimleri kadınların günümüzde ellerini ve yüzlerini de kapatmalarının gereğine inanıyorlar.

Bununla beraber, başkasını değil, elimizde geliyorsa, kendimiz bu azimete uyarsak daha güzel etmiş oluruz.

Fakat başkasının da ruhsata değil azimete uymasını zorlamak ters tepki doğurabilir. Çünkü bölgeden bölgeye fark vardır.

Örneğin Türkiye gibi bölgelerde daha iman esaslarını bile güzelce hazmedemeyen kadınların el ve yüzlerini kapatmaya çalışmak bu günkü şartlarda İslam’a karşı onları soğutmaya bile sürükleyebilir. Kaş yaparken gözden olmayalım.

İlave bilgi için tıklayınız:

Kadınların zinetlerini örtmesi ile ilgili ayet-i kerimeyi açıklar mısınız ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR