Fizik kanunları, kanunu koyan Allah'ı bağlar mı?

Tarih: 21.04.2020 - 11:46 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kanun ve kurallar tüm dünyada düzen ve huzurun temelleridir ve bu, kâinatta da böyledir. Meselâ, sadece yer çekimi kanunu iptal oluverse, her şey havada uçuşmaya başlar ve tam bir kaos olur. Atom çekirdeklerinde quark ve protonları bir arada tutan güçlü kuvvet yok oluverse, tüm atomlar parçalanıp kâinat bir parçacık bulutuna döner. Bir ülkedeki kanunlar o ülkede yaşayanların genel iradesini, kâinattaki kanunlar da tüm kâinatta hükümferma olan kâinata ait bir iradeyi yansıtır. Ülkelerde polisiye kuvvetler, bireylerin kanunlara itaatini sağlar. Kâinatta ise, bu iş kâinata ait kuvvetlere ve etkilere verilmiştir, bu, yer çekimi kuvvetinin, dünyada her şeyin yer çekimi kanununa itaatini sağlaması gibidir.

Ülfet perdesi aralanınca, tüm varlıkların mu’cize eserleri olduğu görülür.  21 gün sonra çatlayan bir yumurtadan yürüyerek çıkan bir civciv gibi.

Maddenin her zerresinin tüm fizik kanunlarına tam itaati ve kanunların ancak maddedeki tezahürüyle görülüp bilinmesi, kuvvet gibi, kanunların da kaynağının madde olduğu ön yargısını oluşturmuştur. Ama maddenin temel yapıtaşı olan parçacık veya dalgalarda kanun diye bir unsur yoktur -aynen kanunlara itaat eden insanların vücutlarında da ‘kanun’ maddesi diye bir unsur olmaması gibi-. Hatta denebilir ki, kâinattaki tüm kütle yok olsa da kütle çekim kanunu ve hiçbir ısı iletimi olmasa da -tüm kâinatın aynı sıcaklıkta olması durumu gibi- ısının iletimi kanunu geçerlidir. Aynen bir ülkede belli bir yılda hiç gelir vergisi toplanmamış olsa bile, vergi kanununun, gelirin veya gelir üreten insanların olmamasından dolayı, o ülkenin tamamında hâlâ geçerli olması gibi. O yüzden kanunlar maddede tezahür eder, maddeye nüfuz eder, maddeye tam hükmeder, ama madde değildir. Ve dolayısıyla dıştan gelip maddeye hükmeden "irade" sıfatı gibi, kanunlar da fizik âleminin dışındandır. Yani fizik kanunlarının kendileri, fizik âlemi dışında bir âlemin varlığını iptal değil, teyid eder ve hatta gerektirir.            

Sonuç

Ülfet perdesi aralanınca, tüm varlıkların mu’cize eserleri olduğu görülür.  21 gün sonra çatlayan bir yumurtadan yürüyerek çıkan bir civciv gibi. İrade, fizik kanunlarına tâbi büyük patlama kâinatını delen bir oktur. İradenin varlığı, varlık âleminin madde-enerjiden ibaret olmadığının kesin delilidir. Kanun irade sıfatından gelir ve fizik kanunları kâinata ait bir iradenin varlığını yansıtır. Bizim fizik kanunlarını ihlal etme konusundaki aczimizi Allah’a teşmil etmek ve mu’cizeleri muhal görmek, Allah’ı da kendimiz gibi bir varlık olarak görme düşüncesinin bir sonucudur. Hâlbuki Allah’ın kudret ve iradesi her şeyi kuşatmıştır ve her türlü aczden müstağnidir. İrade sahibi bir kanun koyucu, kanunların mahkûmu değil hâkimidir. Fizik kanunları, kanunu koyan Allah’ı bağlamaz. Çünkü iradesiyle kanunu koymaya gücü olanın, kanunu değiştirmeye ve gerekirse iptal etmeye de gücü vardır. Tüm mu’cizeler ve kerametler bir veya birden fazla fizik kanununun geçici ve sınırlı olarak iptal edilmesidir. Zaten bu yüzden mu’cizeler peygamberliğin gerekli ve yeterli bir şartı olmuştur. Neticede Allah’ın âdetleri tabiat kanunları, âdet dışı olaylar ise mu’cize veya keramettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun