Allah’ın cinleri, melekleri vs. yaratmasındaki hikmetlerden biri de insanın duası olabilir mi?

Tarih: 13.04.2021 - 15:03 | Güncelleme:

Soru Detayı

- ​Allah her şeyi ezelde bilmekteydi. Bizim şu an edeceğimiz duaları da ezelde biliyordu. Buna göre: “Allah’ın namazı farz kılmasının birçok sebebi vardır. Bu sebeplerden biride; Allah’ın, bir kulun gelecekte Allah’a ‘iyi ki bizleri namaza farz kılmışsın’ diye dua edeceğini ezelde bilmesi ve duayı kabul etmesi olabilir.” denebilir mi?
- Veya “Allah bizlerin gelecekte peygamber isteyeceğimizi biliyordu. Bu sebepten dolayı duamızı kabul etti ve bizlere peygamber gönderdi. Bizlere Peygamber göndermesinde birçok hikmet vardır ve bu hikmetlerinden biri de bu olabilir.” denebilir mi?
- Uzun lafın kısası Meleklerden tutun da var edilmiş her şey için üste verdiğim örneklere benzer bir durum, Allah’ın onu yaratmasında ki hikmetlerden biri olabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir şey mutlak olarak söylenince onun en mükemmeli akla gelir.

Buna göre, "insanın duası" denilince de ilk olarak Hz. Muhammed (asm) Efendimiz akla gelir. Bu açıdan bakınca, Allah’ın cinleri, melekleri vs. yaratmasındaki hikmetlerden biri de insanın duasıdır, denilebilir. Bu insan da Hz. Muhammed Efendimiz (asm)'dir.

Kur'an-ı Kerim'de Ben cinleri ve insanları sırf beni tanıyıp kulluk yapmaları için yarattım.(Zariyat, 51/56) mealindeki ayetten anlaşıldığı kadarıyla, başta imtihana tabi tutulmuş cinler ve insanlar olmak üzere, varlıkların yaratılması Allah’ın ortağı olmayan bir olduğuna tanıklık etmeleri ve onu hak mabud tanıyarak kulluk etmeleri içindir.

Beidüzaman’ın, “Demek insan bu aleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Mahiyet ve istidad itibariyle her şey ilme bağlıdır. Ve bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu; marifetullahtır ve onun üss-ül esası da iman-ı billahtır.” (bk. Sözler, s. 316) şeklindeki ifadesinden anlaşılıyor ki, insanın yaratılış hikmeti marifetullahtır ve iman-ı billahtır. Bu da Hz. Âdem’e “Talim-i Esma” unvanıyla ifade edilmiştir.

“Duanın tesiri azîmdir. Hususan dua külliyet kesbederek devam etse; netice vermesi galibdir, belki daimîdir. Hattâ denilebilir ki: Sebeb-i hilkat-ı âlemin birisi de duadır. Yani, kâinatın hilkatinden sonra, başta nev'-i beşer ve onun başında âlem-i İslâm ve onun başında Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın muazzam olan duası, bir sebeb-i hilkat-ı âlemdir. Yani: Hâlık-ı Alem istikbalde o zatı, nev'-i beşer namına belki mevcudat hesabına bir saadet-i ebediye, bir mazhariyet-i esma-i İlahiye isteyecek bilmiş; o gelecek duayı kabul etmiş, kainatı halketmiş." (bk. Mektubat, s. 300)

Hz. Peygamber Efendimizin (asm) hayatını kendine rol model ve örnek alan her insanın, o duada kendine göre bir hissesi olduğu söylenebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun