Şüphelerin kaynağı nedir? Zamanımızda şüphenin artması kıyamet alametlerinden midir?

Soru Detayı
- Şüphelerden kurtulmak için ne yapmalıyız?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Şüphe, tereddütte bırakmak ve bir konudaki inancı ve kesinliği sarsmak demektir.

Bugünkü şüphelerin, dalaletin kaynağı materyalist fen ve felsefedir. Bunlar seküler eğitimde ön plandadır. Dinsizce yapılan yorumlar, bilimsellik görüntüsü altında verildiği için, örneğin öğrenciler ister istemez telkin edilen fikirlerin tesirinde kalıyor.

Kişi, aileden aldığı geleneksel din bilgisi ile okulda, yayın organlarında, toplumda, çevrede telkin edilen materyalist düşünceler arasında kalıp ikilem yaşıyor. Nefis ve şeytanın da desteğiyle şüpheleri artabiliyor.

Maddi havalar bozulduğu zaman, herkes kendi durumu nispetinde etkilendiği gibi, manevi havalar da böyle dinsizlik telkinleriyle bozulduğu zaman, herkse kendi zafiyeti nispetinde etkileniyor.

Bunlar elbette ahir zaman fitnelerinin unsurlarıdır. Nitekim rivayetlere göre, Peygamber Efendimiz (asm) -meal olarak- şöyle buyurmuştur:

“Deccal cehaletin hâkim olduğu bir devirde gelecektir. Şayet şimdi gelseydi, Medine’nin çocukları onu taşlayacaklardı.” (Müntedeyatu’l-fiteni ve’l-melahim, s. 2)

Şüphelerden kurtulmanın ve yeni yeni şüphelere düşmemenin en kısa ve en sağlam yolu, imanı, taklitten tahkike, pasiften aktive geçirmektir.

Tahkiki iman, Allah’ın isim ve sıfatlarının kainattaki tecellilerini okuyarak, her şey üzerinde Allah’ın Rab ve yegane ilah olduğunu idrak ederek, Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmek demektir.

Kainatta her şeyin Allah’ın isimlerine açılan bir pencere olduğunu ve bu pencerelerden Allah’ın isim ve sıfatlarını seyrederek sağlam ve kuvvetli bir iman getirmek anlamındadır. Yani tahkiki iman, sarsılmaz ve şüphelere mağlup olmaz derecede ispat ve deliller ile Allah’a ve onun bildirdiklerine iman etmek demektir. Tahkiki imanın da kendi arasında çok derece ve mertebeleri vardır.

İkincisi de inandığımız ve kabul ettiğimiz gerçekleri aktif hale getirnektir.

Bedensel ihtiyaçlarını gidermeyen, bedenine zarar verecek şeylerden uzak durmayan bir kimseden sağlıklı bir hayat beklenemez. Sağlıklı ve dinç bir hayat geçirmek için, hava, su ve gıda gibi ihtiyaçlarını sürekli ve yeteri kadar alması gerekli olduğu gibi, her türlü zararlı şeyden de uzak durması gerekir.

Bunun gibi, manevi hayatımızın dinç ve sağlıklı olması için de ruhumuzun havası, suyu ve gıdası olan ibadetleri yerine getirmemiz; ruhumuza zarar verecek olan bütün yasaklardan da sakınmamız gerekir.

Böylece, sağlıklı bir ruh hayatına kavuşur ve inşallah şüphelerden kurtuluruz. Ayrıca yeni şüphelere karşı da gerekli tedbirleri önceden almış oluruz...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun