İmanımızı, hayamızı nasıl güçlendiririz?

Soru Detayı

- Nasıl daha fazla Rabbimi hissedebilirim gönlümde?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İmanımızı, tahkiki imanla ve salih amellerle güçlendireceğiz. Allah’a olan imanımız arttıkça, ona karşı hayamız o nispette artmaya başlar.

Salih amellerin başında “bir saati bir sene ibadet hükmünde olan” tefekkür gelir. Tefekkürle Allah’ın bizi yoktan var ettiği, varlıkta durdurduğu, bin bir çeşit nimetleri bize ihsan ettiği, bundan sonra da cennet gibi ebedi bir saadet hayatını sırf merhametinden lütfedeceği ve benzeri milyonlarca nimeti düşünmek, Allah’ı sevmeye götürür. Bu sevgi ise, ona karşı bir haya duygusunun yeşermesine vesile olur. Çünkü, bu kadar iyiliklerine rağmen ona karşı gereken şükrü eda etmediğimizi düşündüğümüz zaman, ondan haya etmemek mümkün değildir.

- İşin başında marifetullah gelir. Allah’ı hakkıyla tanımak ise, ancak tahkiki imanla mümkün olur. Böyle iman olduğu zaman atomdan yıldızlara, böcekten file, çiçekten bahara her şeyde Allah’ın sonsuz rahmetinin izini, özünü yüzünü gömüş olacağız.

 Böyle bir tefekkür, sürekli bir huzuru / Allah’ın huzurunda olduğumuzu fark etme imkânını verir. Her zaman huzurunda olduğumuzu, onun her an bizi görmekte olduğunu düşündüğümüz o yüceler yücesi rabbimize karşı hakkıyla kulluk edemediğimizi, hatta isyan ettiğimizi düşündükçe ona karşı utanma ve haya duygumuz kabaracaktır.

- Tahkiki imanı elde etmenin en kolay bir yolu, özellikle bu asırda Risale-i Nur Külliyatı olduğuna yüz binlerce insan şahitlik etmektedir. Bu eserlerde tahkiki iman sayesinde her varlıkta, her yerde her zaman Allah’ın sonsuz rahmetinin, ihsanlarının, iyiliklerinin izlerini görmek mümkün olmaktadır.

“İnsan iyiliğin kulu-kölesidir.” kaidesi gereğince, Allah’ın bu iyiliklerini yakından temaşa eden bir insan, Allah’ı daha yakından tanımak ister ve her gün biraz daha okuyarak imanını pekiştirir. Bu imanın kuvvetlenmesi nispetinde de Rabb-ı rahimine karşı gereken görevlerinin hakkıyla yapmadığı için haya eder. Onun rahmetini incittiği, şefkatini müteessir ettiği, iyiliklerini unuttuğu için kusur işlediğini anlar ve utanmaya başlar.

“Haya duygusu imandandır.” (Buhari, İman, 16)

manasındaki hadis-i şerifin ifadesi çok açıktır. İmanın gücü nispetinde haya duygusu artar. 

- İman ile haya arasındaki ilişkiyi güzelce ortaya koyan hadislerden biri de şudur: Abdullah b. Mesud analtıyor:

"Resulullah (asm) 'Allah’tan gereği gibi haya edin.' diye buyurunca, biz: ‘Allah’a hamdolsun; biz Allah’tan hakkıyla haya ediyoruz.’ dedik. Bunun üzerine Resulullah (asm):

‘Öyle değil; Allah’tan gereği gibi hakkıyla haya etmek; başı ve onun barındırdığı (organları), karnı ve onun barındırdığı (iç organları Allah’â karşı isyandan) korumandır; ölüm ve faniliği -sık sık- hatırlamandır. Ve (şunu da unutmamak gerekir ki) ahiret yurdunu kazanmak isteyen kimse dünyanın zinetlerini terk eder... İşte kim bunları yaparsa Allah’tan hakkıyla, gereği gibi haya etmiş olur.” (Tirmizi, Kıyamet, 24)

- Bu hadisin verdiği dersin özeti şudur: Allah’a sağlam bir imanla bağlanmak, onun emir ve yasaklarından ibaret olan takvayı esas almak, iman ve salih amel işlemektir. Diğer bir ifadeyle: “Allah’tan gereği gibi, haya edin.” manasındaki hadisin ifadesi:

“Allah’tan gereği gibi korkun / karşı gelmekten sakının.” (Âl-i İmran, 3/102)

mealindeki ayette ifade edilen hakikatin aynısıdır. (bk. Tuhfetu’l-Ahvezî, 7/130)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR