Toplumun taklidi imana sahip olmasının tehlikeleri nelerdir?

Tarih: 14.10.2019 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

1. Toplumun taklidi imana sahip olmasının tehlikeleri nelerdir?
2. Tahkiki iman İslam’a karşı olan her türlü iddianın cevaplarını çok iyi bilmek haricinde nedir?
3. İslam’a olan inançlarını güçlendirmelerini tavsiye ettiğimiz bazı insanlar, kendilerinin herhangi bir şüphelerinin olmadığını ve bu sebepten imanı arttıracak araştırmalar yapmanın gereksiz olduğunu söylüyorlar. Bu insanlara ne dememizi tavsiye edersiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

1. Taklidi iman demek, Müslümanın inandığı şeyleri hakkıyla uygulamamasıdır. Yalanın haram olduğuna inanıyor, emanet ehline verilmelidir diyor, “Allah işini sağlam yapanı seviyor.” hadisini benimsiyor, “İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.” ayetine inanıyor, ancak bunların hiçbirini hakkıyla uygulamıyor. İnanıyor, savunuyor ancak bütün bunlar sözde kalıyor, uygulama yok. Günümüzün klasik Müslüman tipidir bu.

Türkiye dahil bütün İslam ülkelerindeki Müslüman çoğunluğu bu haldedir diyebiliriz. Bunun sebebi de taklidi imandır.

Kur'an böyle bir davranışı, “... Neden yapmadığınızı söylüyorsunuz?” (Saf, 61/2) diyerek, reddetmektedir.

İslam toplumunun taklidi imana sahip olmasının sonucunu, bugünkü İslam aleminin halini ortaya koymaktadır. Günümüzde fert ve toplumun en büyük problemi taklidi imandadır.

2. Dini iyi bilmek, iyi anlatmak, akıllı ve zeki olmak başka bir şey, takva sahibi olmak başka bir şeydir.

Tahkiki iman, ihlastır, samimiyettir ve takvadır; bir işi sadece Allah rızası için yapmaktır. İslam’ı anlatacak veya tebliğ edecek kişide takva yoksa, sahip olduğu bilgi ve akıl Allah katında bir şey ifade etmez. Yanı ilmiyle amel etmeyen alimler, topluma bir şey kazandırmadığı gibi kendisi de kurtulmaz.

Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselam bu gerçeği şöyle ifade etmektedir:

“İnsanlar helak oldu, alimler müstesna. Alimler de helak oldu, ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu, ihlas sahipleri müstesna. İhlas sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar." (Keşfü’l-Hafa, II, 433 / 2795)

Netice olarak diyebiliriz ki, İslam toplumunu kurtuluşu, akıl, ilim ve tahkiki imana sahip Müslüman alimlerin varlığında ve bu alimlerin yetiştirdiği Müslüman fert ve toplumdadır.

Bilim ve aklın hakim olduğu günümüzde, bu gibi halis Müslüman alimlere şiddetle ihtiyaç vardır. İslam toplumunun geleceği buna bağlıdır diyebiliriz.

3. Evrende her şeyde bir tekamül kanunu var: Çekirdek-ağaç-meyve, Çocuk-genç-yaşlı, dünya-ahiret gibi.

Özellikle insan manen tekamül etmek ve cennete layık bir hale gelmek için dünyaya getirilmiştir. O da Allah’ın emir ve yasaklarına uymak, Hz. Peygamber (asm)'in yolunda gitmek şeklinde olur.

Burada tekamül ve ahiretteki derece, tahkiki iman yanı ihlasın derecesiyle doğru orantılıdır.

Bilindiği gibi Allah’ın lütfu ve imanla cennete girilir, ancak cennetteki kazanımlar ise takva ile yapılan amellerin sonucudur.

İnsan, halis bir ubudiyetle yüksele yüksele meleklerin mertebesine yükselebildiği gibi, bunu ihmal etmesi sonucu aşağıların aşağısına da inebilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

İmanımızı nasıl kuvvetlendiririz? İmanın artıp eksilmesi.
Tahkiki imanın zararı var mıdır? Yakin ne demektir?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun