Şam ile ilgili hadisleri açıklar mısınız?

Soru Detayı

Ebu Derda (r.a) şöyle rivayet etmiştir; Rasulullah (s.a.v): -Muhakkak ki sizler (ilerde) ordular bulacaksınız. Bir ordu Şam’da, (bir ordu) Mısır’da, (bir ordu) Irak’ta ve (bir ordu) Yemen’de, buyurdu.
Ashab: -Ey Allah’ın Rasulü! Bizim için tercih et (hangisine katılalım)? Dediler.
Rasulullah (s.a.v) da: -Şam ordusuna katılın, buyurdu.
Ashab bu defa: -Ey Allah’ın Rasulü! Biz koyun sürüleri olan kimseleriz. Şam’a gitmeye güç yetiremeyiz, dediler.
Rasulullah (s.a.v) da: -Şam ordusuna katılmaya güç yetiremeyen kimse Yemen ordusuna katılsın. Şüphesiz Allah Şam’a (ve ehline) benim için kefil olmuştur, buyurdu.(Heysemi’nin rivayeti esas alınmıştır. Ebu Davud, Ahmed, İbni Hibban, Hakim, Taberani)
Ebu Hureyre (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v)’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Savaşlar ve kargaşalar ortaya çıktığında, Dımeşk’te mevaliden bir birlik çıkacaktır. Onların atları Arapların en asil atları, silahları da en iyi silahları olacaktır. Allah onlarla dinini destekleyecektir. (”Hakim’in rivayeti esas alınmıştır. İbni Mace’de “Dımeşk’te” ifadesi geçmeksizin hadis zikredilmiştir.)
Buna benzer Şam 'la ilgili hadisler var.
Bunları ve buna benzer hadisleri açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Birinci hadis rivayeti için -Abduallah b. Havale’den gelen şekli için- bk. Taberani, Musnedü’ş-Şamiyyin, 3/395.

Ebu’d-Derda’dan gelen ve daha kısa  olan rivayet için bk.Taberani, a.g.e, 1/335, Hakim, 4/532.

Ebu Hureyre’den nakledilen ikinci hadis rivayeti için bk. İbn Mace, 2/1369, Hakim, 4/691.

- Bu iki hadisle ilgili yapılan rivayetlerin bir kısmı sahih, bir kısmı hasen ve bir kısmı da zayıftır.

- Şam ile ilgili 20 civarında sahih hadis vardır.

İslam aleminde “Şam-ı şerif” gibi unvanlara sahip olması Şam’la ilgili övücü hadislerin elbette rolü vardır.

Ancak, şimdiki durumu açıklayacak unsurları görmek zordur. Örneğin -ahir zamanda- imanın, güçlü iman sahiplerinin, hatta zirvedeki velilerden uluşan Ebdalların da Şam’da olduğunu belirten hadislerle şu andaki durumu uzlaştırmak mümkün görünmemektedir.

Keza, ahir zaman fitnesinde İslam ordularından bir kısmı Şam’da, bir kısmı Yemen’de, bir kısmı Irak’ta olacağına dair sahih rivayetlerin çizdiği harita ile şimdiki mevcut rotanın devam ettiği çizgiyi buluşturmak imkânsız gibi görünmektedir.

Doğrusu, ahir zamanla ilgili hadislerin çoğu -imtihan sırrının gereği olarak- müteşabihtir, manaları kapalıdır. Rastgele yorumlarla konuyu aydınlatmaya çalışmak, bizleri aydınlığa değil, daha da karanlığa götürür. Çünkü, böyle müteşabih ayet ve hadislerin manalarını rasih, derin alimler de bilemez. Ancak onlar diğerlerinden farklı olarak vukuatı gördükleri zaman anlarlar.

Bediüzzaman hazretlerinin ifade ettiği gibi, “Âhirzamanda vukua gelecek hâdisata dair hadîslerin bir kısmı müteşabihat-ı Kur'aniye gibi derin manaları var. Muhkemat gibi tefsir edilmez ve herkes bilemez.”

“Belki tefsir yerinde tevil ederler. وَمَا يَعْلَمُ تَاْوِيلَهُ اِلاَّ اللّٰهُ وَ الرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ (tevillerini ancak Allah bilir..) sırrıyla, vukuundan sonra tevilleri anlaşılır ve murad ne olduğu bilinir ki, ilimde râsih olanlar آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا (Biz buna iman ettik, bunların hepsi rabbimiz tarafından gelmiştir) deyip o gizli hakikatları izhar ederler.” (Şualar, 578)

Bu gerçeğe binaen tekellüflü yorumlarla haddimizi aşmayacağız, inşallah.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
3.511 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun