Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 71/21, 27), ifadesi geçmektedir. Buna göre, bir insan onu doğuran anasına göre fasık olabilir mi?

Tarih: 26.04.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Bunlar bana isyan ettiler de mal ve evlât çokluğuyla azıp hüsrana düşmüş kimselerin peşine düştüler.” (Nuh, 71/21)  

“Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bırakma. Zira bırakırsan onlar senin kullarını, senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.” (Nuh, 71/26-27)

Hz. Nuh (as)’ın bunu söylemesi 950 senelik bir tecrübeye dayanır. Bu “Kâfir kafiri doğurur, fâsık fâsıkı doğurur” manasına gelmez. Ebu Cehil, Velid b. Muğire gibi daha yüzlerce sahabenin babaları kâfir olarak ölmüşlerdi. Ve onlar mümin olmuşlardı. “Veliden peli, peliden veli” atasözü bu konuda önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Hz. Nuh (as)’ın kendi oğlu Kenan’ın da mümin olmaması bu gerçeğin ayrı bir delilidir.

“Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, annesi, babası onu Yahudî, Hristiyan veya Mecusî yapar.” (bk. Buhâri, Cenâiz, 79; Müslîm, İman, 264) manasına gelen hadisin ifadesi bu konuda açıktır. Her çocuk masum olarak doğar; ailesi, çevresi kendisinin yanlış yola sürüklenmesine sebep olur.

Hz. Nuh (as)'ın ifadesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Yani bu kâfirler doğan çocuklarının imana gelmesine fırsat vermezler, onları kâfir, fasık yaparlar. Gelecekte olacak bir hususu olmuş gibi kabul edip, bir kimseyi gelecekteki vasfıyla anmak, bir mecaz ifadedir. Çocukların geleceğini karartan, onları küfre sürükleyen anne ve babalar, adeta onları kâfır olarak doğurmuş oluyorlar.”(bk. Zemahşerî, Beydavî, Ebu suud, ilgili ayetin tefsiri)..

Diğer taraftan, Nûh peygamber, artık bundan sonra inkarcılar arasından kendisine iman edenlerin çıkmayacağını vahiy yoluyla da öğrenmiştir. Nitekim, "Senin kavminden ancak, (daha önce) iman etmiş olanlar inanacak..." (bk.  Hûd, 11/36) mealindeki ayet bize bunu haber vermektedir. İşte bundan dolayı Hz. Nuh (as), yeryüzünde inkarcılardan hiç kimseyi bırakmamasını Allah Teâlâ'dan niyaz etmiştir. Âyetin devamındaki “Senin kullarını, senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.” ifadesi, Nuh'un kişisel sebeplerden değil, gelecek nesillerin kurtuluşu için böyle bir bedduada bulunduğunu göstermektedir. (bk. Kur’an Yolu, Heyet, ilgili ayetlerin tefsiri)

İlave bilgi için tıklayınız:

Hz. Peygamberin (asm.), “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” hadisini açıklar mısınız?
 

Müslüman olarak seçilmek ve fetret ehli hakkında bilgi verir misiniz? Mekke’de doğan bir çocukla, dünyanın her hangi bir yerinde doğan İslam’dan habersiz bir çocuk manevi mesuliyet yönünden bir tutulabilir mi? 

Kafirlerin, büluğ çağından önce vefat eden çocuklarının ahiretteki durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun