Namuslu bir erkek kadınlara bakmadığı için ilk gördüğüyle evlenmesin, düşüncesi doğru mudur?

Tarih: 22.09.2013 - 11:30 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Eş seçimiyle ilgili bir konuşmada şu örnek verilmişti:

"Namuslu bir erkek kadınlara bakmadığı için ilk gördüğüyle evlenmesin. O ona güzel gelir. Ama ahlaksız bir erkek hep kadın gördüğü için ona göre seçimini yapar. Örnek olarak hiç araba görmemiş bir kişiye, dandik bir araba ona güzel gelir."

- Peki biz nasıl bir çözüm getireceğiz bu duruma?
- Neyin ne olduğunu biz de anlamamız için ne yapmalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu örnekte elbette bazı doğru yansımaları olabilir. 

Fakat bunu genel bir kural haline getirmek şüphesiz doğru değildir. Zira, nice kimseler var ki, kadınlarla haşr-u neşr olmalarına rağmen, evlenmek istediği zaman evleneceği kadının durumunu doğru teşhis edemeyebilir. Buna mukabil, hiç kadını görmemiş bir insanın da ilk defa gördüğü bir kadının durumunu doğru teşhis edebilir.

Bu ikisi de mümkündür ve vakidir. Burada, kişilerin aklı, fikri, feraseti, psikolojiyi bilip bilip bilmemesi gibi unsurların rolü vardır. Ayrıca, Allah’ın takdiri vardır. Mukadder olandan kaçınmak imkânsızdır. 

"Onlarla (kadınlarla) güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız (sabredin). Hoşlanmadığınız bir şeyi Allah, çok hayırlı kılmış olabilir." (Nisa, 4/19)

mealindeki ayette, evlenen erkeklerin kaderlerine rıza göstermelerinin gereğine bir işareti de sezinleyebiliriz.

- Erkeklere hitaben varid olan:

"Bir kimse, hanımına buğzetmesin, kin tutmasın. Onda hoşlanmadığı huylar varsa, ona mukabil, memnun olacağı huylar da vardır." (Müslim, Rada, 61)

manasındaki hadiste, erkeklere özellikle sabırlı, duyarlı, vakarlı, nefsani heva ve heveslerden uzak bir şekilde aile yuvasına saygılı olmalarının emredilmiş olması istenmiş aynı zamanda kaderde böyle bir durumun olabileceğine de dikkat çekilmiştir.

- Bediüzzaman Hazretlerinin kadınlar için söylediği şu söz erkeler için de geçerlidir:

“Hemşirelerim!.. Şayet size münasib olmayan bir erkek kısmet olsa, siz kısmetinize razı olunuz ve kanaat ediniz. İnşâallah rızanız ve kanaatinizle o da ıslah olur. Yoksa şimdiki işittiğim gibi, mahkemelere boşanmak için müracaat edeceksiniz. Bu da, haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemize yakışmaz!” (Lem'alar, s. 203)

Erkeklere de hoşlanmadıkları bir kadın rastgelebilir. Hemen boşanmaya kalkmasınalar. Tabii ki, İslam’da boşanma hayatın zehir olmaması için açılan bir çıkış kapısıdır. Fakat bunu suistimal etmemek ve mümkün oldukça onu da islah etme yoluna gitmekte fayda vardır.

- Sebepler dairesine gelince, İslam’a göre, eşlerin birbirlerini görmeleri, yüzlerine bakmaları, konuşmaları, -hatta akıllarını- test etmeleri uygundur.

Bu görüşmeler, halvetten, başbaşa kapalı bir alanda kalmaktan uzak, meşru bir şekilde birkaç defa tekerrür edebilir. Bunun ötesinde “flört” dedikleri şey, müşteri nazarı yanında nefsani arzuların da devreye girdiği bir olaydır. Bundan kaçınmak gerekir.

Özetlersek; müstakbel eşimizi önce bizim görmemiz, sonra annemizin, bacımızın görmesi, sonra da samimi insanlarla istişare etmemiz uygun olur. “Dindar olanı tercih edin, eliniz dert görmez.” manasına gelen hadisin tavsiyesine de uyduktan sonra, Allah’a tevekkül edecek ve kadere razı olduğumuzu hayatımızın imzalarıyla göstereceğiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun