Namazı önemsemeyen anne babama namazı nasıl anlatmalıyım? 

Tarih: 18.04.2021 - 06:06 | Güncelleme:

Soru Detayı

Öncelikle anne-babanızın ebedi hayatını korumaya yönelik bu dini hassasiyetiniz için sizi tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, yakın çevrenize ve dostlarınıza karşı bu şuurlu duruşunuzun hayatınız boyunca devam etmesini nasip etsin.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlişkilerimizi düzgün tutalım

Sizden beklenen, öncelikle anne-babanızla, ne olursa olsun ilişkilerinizi düzgün tutmanızdır.  Öncelikle bu Allah’ın bir emridir, çünkü İsra suresi 23 ve 24. ayetlerde şöyle buyrulur:

“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘of’ bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: ‘Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara öyle rahmet et’ diyerek dua et.” (İsra, 17/23-24)

Bunun yanında, onlar üzerinde etkili olmak, onları doğruya ve güzel yönlendirmeniz için de ilişkilerinizin saygı-sevgi çerçevesinde çok iyi olması gerekir ki, sözleriniz ve haliniz etkili olabilsin.

İletişim diline uygun davranalım

İslam dininin gereklerini tebliğ etmek, dini duyarlılık yanında tebliğe has iletişim dilini de iyi bilmeyi gerektirir. Tebliğ dili, kavli leyyindir. Yani kırmadan, dökmeden, nazikane ve saygılı bir dildir. Onun için birinci derece de dikkat etmeniz gereken şey iletişim biçiminiz olmalıdır.  Söz konusu olan anne-baba olunca, tebliğ, tavsiye ve iletişimimize daha bir dikkat göstermemiz sizi amacınıza daha çok yaklaştırır.  

Eleştirmeyelim

Bu çerçevede öncelikle onları namaz konusunda eleştirmek, aşağılamak ve cehennemle tehdit etmek gibi iletişim biçimlerinden kaçının. Namaz ve İslam’ın diğer hükümleri konusunda asla tartışmaya girmeyin.

Unutmayın, anne-babanızın bir evladı olarak onlara nasihat etmek veya herhangi bir konuda eleştirerek düzeltmeye kalkmak ebeveynlik gururlarını rencide edeceğinden ters tepki doğurur.

Ben dilini kullanalım

Ancak eğer aranızda sağlıklı bir ilişki varsa, onların namaz kılmasını sadece ben-diliyle ve arzu/istek şeklinde dile getirebilirsiniz.  

Mesela “Anne-baba sizi çok seviyorum, ancak namazlarınızı aksatmanıza da çok, ama çok üzülüyorum. Allah’ın da sizi çok sevmesini istiyorum” gibi nasihatten uzak, sadece arzu ve istek bildiren ifadeler kullanabilirsiniz.

Hal ve beden dilini kullanalım

Anne-baba gibi bir konumda bulunan kişilere karşı en etkili yöntem lisan-ı hal ile yapılandır. Yani davranışlarınızdaki güzelliklerle namazı onlara sevdirmenizdir.

Mesela namaz vakitlerine karşı göstermiş olduğunuz hassasiyetten, namaz kılışınıza, namazdaki huşu ve huzurunuza ve daha da önemlisi namazın günlük hayatınıza olan olumlu etkisine kadar göstermiş olduğunuz davranışlarınızdır.

En büyük nasihat, onu yapmaktır

Sizin bu konularda duyarlı davranmanız, mesela namaz saatlerine azami itina göstermeniz, namazı tadili erkan ile kılmanız namazın ne kadar önemli olduğu mesajını güçlü bir şekilde verecektir.

Hal ve harekatınızdaki güzel değişimler, günahlardan kaçınmanız, yalan, gıybet, dedikodu gibi hallerden uzak durmanız namazın önemini anlatan en etkili yollardır.

Odamıza namazın hatırlatan yazılar yazalım

Odanızın duvarlarına veya kapınıza namazla ilgili vecizeler, ayet ve hadisler yazmanız da namazın hakkâkını beyinlerine nakşetmelerine neden olabilir.

Mesela:

"O müminler ki, gayba iman ederler, namazlarını kılarlar." (Bakara, 2/3)

"Namaz ancak Allah‘tan hakkıyla korkanlara ağır gelmez." (Bakara, 2/45)

"Mü‘minler namazlarını muhafaza ederler." (Müminun, 23/9)

"Namaz insanı kötülüklerden ve kötü sözlerden alıkoyar." (Ankebut, 29/45)

"Benim mü’min kullarıma söyle, namazlarını kılsınlar." (İbrahim, 14/31)

“Namaz dinin direğidir.” (Acluni, Keşful Hafa, II/31)

"Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü, ahirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder." (Sözler, Dördüncü Söz)

İmanı güçlendirecek eserleri beraber okuyalım

Namaz ve diğer ibadetleri yerine getirmemek, iman zayıflığından kaynaklanır. Bunun için imanı güçlendirecek eserleri ailecek birlikte okumak son derece faydalı olur.

Ancak mümkünse doğrudan namaz mevzuları olmasın. Çünkü namaz kılmayan kişi, kendisini eğitmek veya mesaj vermek için okunduğunu anlarsa, tepki verip dinlemeyebilir.

Medeniyet fantaziyelerinden uzak duralım

İbadetlerdeki ihmalkarlık bazen tembellikten ve “medeniyet fantaziyeleri” (Sinema, dizi, sosyal medya, aşırı futbol izleme vb.) ile aşırı ilgilenmekten de kaynaklanabilir.

Bediüzzaman, “hayatını güzelce medeniyet fantaziyesiyle geçirmek” iştahını bu asrın bir hastalığı olarak tarif eder.  Çünkü “kalbin gıdası ve ruhun ab-i hayatı” olan namaz, eğer bir mümine ağır geliyorsa, ondan manevi haz almıyorsa, zevk ve haz duygularını, medeniyet fantaziyeleri ile doldurmuş demektir.

Bunun için mümkünse evde bunları azaltmak, en asgari düzeye indirgemek gerekir ki, manevi hazza yer açılsın.

Evde, dizi ve benzeri programlar yerine, manevi duyguları doyuran programlar açarsanız onlar da istifade etmiş olurlar.

Çevremize dikkat edelim

İnsanı etkileyen bir önemli faktörde de çevresidir. Bunun için anne-babası namaz kılan arkadaşlarınız varsa, anne-babanızın onlarla görüşmesini sağlamanız da çok faydalı olur.

Sabır ve duaya devam edelim

Tüm bunları yaptıktan sonra, en büyük silahınız sabırla duaya etmektir. Daha sonra ise neticeyi Allah’tan beklemek gerekir. Çünkü her şey bizim elimizde değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun