Melekler görevlerini, Hz. Lut'a ne zaman açıklamışlardır?

Soru Detayı

Hz. Lut ve Melekler:

- Hz. Lut'un hikayesi ile ilgili olarak bir sitede şöyle İngilizce bir iddia var. Burada yazılanlara göre; elçiler kendi görevlerini Lut'un kavmine gelmeden önce açıklamışlardır, diğer ayete göre elçiler görevlerini Lut kavmine geldikten sonra açıklamışlardır, nasıl yanıt verilebilir?

- In Surah 15:51-77 there is a brief record of the visit of the angels and their mission. These angels tell Lot of their identity and their mission in verse 63. Note that this occurs before the men of the town come to assault Lot's visitors. Then they order him to leave Sodom. But in Surah 11:74-85, the angels tell Lot of their identity and mission after the townsmen come to Lot's house.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili yazıda şu noktalara dikkat çekilmiştir:

a) Hicr Suresinin 63. (daha geniş bilgi için bk. 61-69) ayetlerinde, Kasaba halkı Hz. Lut’un evine gelmeden önce, meleklerin Hz. Lut’a kimliklerini ve görevlerini bildirmiş olduklarına yer verilmiştir.

Hicr Suresindeki ilgili ayetlerin meali şöyledir:

“Elçiler Lut’un evine gelince O: 'Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.' dedi."

" 'Yok' dediler, 'Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin.' Ona şu kesin emri vahyettik: 'Sabaha çıkarlarken onların kökü kesilmiş olacaktır!' Şehir halkı da misafirlerin geldiğini duyup eğlenmek için gelmişlerdi. 'Bunlar benim misafirlerim!' dedi, 'Ne olur beni mahcûp etmeyin. Allah’tan korkun da beni rüsvay etmeyin.'” (Hicr,15/ 61-69)

b) Hud suresinnin 74-77. ayetlerinde ise, Kasaba halkının Hz. Lut’un evine geldikten sonra, ona kimliklerini ve görevlerini bildirdiklerine yer verilmiştir. Bu iki suredeki bilgilerde, görünürde bir çelişki varmış gibi gelebilir. Ayetler dikkatle incelenirse, asla bir çelişki olmadığı görülecektir.

- İlgili ayetlerin meali şöyledir:

“Vaktaki İbrâhim’in kalbinden korku geçip gitti ve ona müjde geldi, hemen tuttu Lût’un halkı hakkında bizimle mücadeleye başladı. Çünkü İbrâhim çok yumuşak huylu, yufka yürekli ve kendisini Allah’a teslim eden bir kuldu. (Melekler dediler) 'İbrâhim! Vazgeç sen bu işten. İşte Rabbinin helâk emri gelip çattı ve hiç şüphe yok ki onlara, geri çeviremeyecekleri bir azap geliyor.'"

"O elçilerimiz Lût’a gelince o fena halde sıkıldı, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: 'Gerçekten bugün pek çetin bir gün!' dedi. Esasen kötü işler yapagelen halkı, kötü niyetle koşa koşa Lût’a geldiler…” (Hud, 11/74-78)

- Buna cevap olarak şunları söyleyebiliriz:

a) Hicr Suresinde, kasaba halkının Hz. Lut’un evine gittiğine dair bilgi, meleklerin kimliklerini açıklamalarından sonra ifade edilmiş olmakla beraber, -Hud Suresinin 81. ayetinden de anlaşıldığı üzere-, hakikatte onların Lut’un evine gitmeleri daha öncedir. (bk. İbn Aşur, Hicr: 67-69)

Kur’an'ın bir kısmı bir kısmını açıklamaktadır. Hud suresinin 81. ayetinde bu konu açıktır.

Keza Hicr suresinin 67. ayetinde meal olarak “Şehir / kasaba halkı da misafirlerin geldiğini duyup eğlenmek için gelmişlerdi.” ifade edilmesinden sonra, surenin 68-69. ayetlerinde meal olarak yer alan Hz. Lut’un “Bunlar benim misafirlerim!” dedi, “Ne olur beni mahcup etmeyin. Allah’tan korkun da beni rüsvay etmeyin.” şeklindeki ifadesi de onun melekleri tanıması, kasaba halkının evine gelmesinden sonra olduğunu göstermektedir.

Bazı meallerde “Kasaba halkı geldiler” yerine “gelmişlerdi” ifadesine yer verilmesi çok isabetli olmuştur. Çünkü, bunun manası, “Hz. Lut meleklerle konuşurken, kasaba halkı zaten çoktan evine gelmişlerdi” şeklinde olur.

Buna göre denilebilir ki, burada kasaba halkının gelişlerinin daha sonra ifade edilmesinin hikmetlerinden biri, ayetin nazm-ı maanisidir. Şöyle ki:

“Elçiler Lut’un evine gelince O: 'Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.' dedi” mealindeki 61-62. ayetlerde, Hz. Lut ile meleklerin karşılıklı konuşmalarına yer verilmiştir. Özellikle Hz. Lut’un “Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz.” demesinden sonra, konunun tamamlanması açısından -kasaba halkının geliş hikâyesini geriye bırakarak- bu sorunun cevabının soruya bitişik olarak verilmesi daha açıklayıcıdır.

Hatta bazı tefsir alimlerine göre, bu surede, Hz. Lut ile melekler arasında geçen konuşma bir bütünlük içerisinde söz konusu edildikten sonra, “Kasaba halkının onun evine geldiğine” dair kıssaya  ayrı bir başlık olarak yer verilmiştir. (krş. el-Meraği, ilgi ayetlerin tefsiri)

Ayrıca Hicr suresinde, önce Hz. İbrahim’e bir çocuk müjdesi verilmiştir. Aynı müjdeyi veren melekler bu defa Hz. Lut’a da şımarık kavminin helak olacağı ve onlardan kurtulacağı müjdesini vermiştir. Bu iki müjdenin anlam birliği, -meleklerin kimliklerini açıklamaları daha sonra olduğu halde- daha önce diğer müjdenin ardından zikredilmesine vesile olmuştur. (krş. Alusi, ilgili yer)

Belagat açısından bu tefennün sanatı önemli bir yere sahiptir.

b) Hud suresinin 77. ayetinde yer alan

“O elçilerimiz Lût’a gelince o fena halde sıkıldı, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: 'Gerçekten bugün pek çetin bir gün!' dedi.”

mealindeki ayetten anlaşıldığı üzere, Hz. Lut, Meleklerin kimliklerinden habersizdir ve onları yakışıklı delikanlılar sandığından sıkılmaya başlıyor ve kasaba halkının bunları duymaları halinde kötülük yapacaklarından endişe ediyordu. (bk. Razî, ilgili ayetin tefsiri)

“(Melekler) dediler ki: 'Ey Lût! Biz Allah’ın elçileriyiz, hiç merak etme, onlar size hiçbir kötülük yapamayacaklardır. Haydi öyleyse, gecenin bir vaktinde ailenle yola çık, yürü! Beraberindekilerin hiçbiri geri dönüp bakmasın, yalnız eşin bunun dışındadır. Zira ötekilere ulaşan hangi rüsvaylık varsa, ona da gelecektir. Onların helâk olma zamanı sabah vaktidir. Sahi! Sabah da pek yakın değil mi?'” (Hud, 11/81)

mealindeki ayetten de anlaşılacağı üzere, kasaba halkı Hz. Lut’un evine geldikten sonra, melekler kimliklerini ve (kavmini helak etmekle ilgili) görevlerini açıklamışlardır.

Hicr suresinde de kasaba halkının Hz. Lut’un evine gittiğine dair bilgi, meleklerin kimliklerini açıklamalarından sonra ifade edilmiş olmakla beraber, Hud Suresinin 81. ayetinden anlaşıldığı üzere-, hakikatte onların Lut’un evine gitmeleri daha öncedir. (bk. İbn Aşur, Hicr: 67-69)

Kur’an'ın bir kısmı bir kısmını açıklamaktadır. Yukarıda meali verilen Hud suresinin 77 ve  81. ayetlerinde bu konu çok açıktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR