Kur'an'ın kolay okunması için ilave edilen elifler, onun değiştirildiği anlamına gelir mi?

Tarih: 07.09.2013 - 10:54 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kur'an değiştirildi mi? Bu iddialara verilecek bir cevap nedir?
- "Resm-i Osman" imlasında bilindiği gibi noktalama, harekeleme vs. yoktur (yukarıda izah edildi).
- Ali el-Kâri imlasında "kolaylıkla okuması için" "elif" ler ilave edilmiştir. Resm-i Osmani"de bu elifler yoktur.
- "İSAM" ve "İRCİCA" nın bastığı Mushaflar kontrol edilerek "eliflerin" ilave edildiği görülebilir. Mushaflar T.D.Vakfı tarafından satılmaktadır.
- Bu mesele Müslüman ilim ehlince uzun süredir bilinmektedir. Müsteşriklerle ilgisi yoktur.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu sorularda zaten cevapları yazılmıştır.  

- Bir kelimenin farklı yazılması, onun değiştirildiği anlamına gelmez. Kur’an, kendi muhtevasıyla vahiydir, yoksa onun yazılım tarzı vahiy değildir. Fatihayı Arap, Çin, Japon, Latin harfleriyle yazdığımızda da Fatiha yine fatihadır. Bu yazılardaki değişik şekiller, Fatiha'nın değiştirildiği manasına gelmez. Şayet yazılım tarzlarında hata varsa, bu hata yazıya ve yazı yazanlara aittir.

- Bununla beraber, Kur’an’ın Hz. Osman döneminde yazılan hattına “Hatt-ı Osmanî” denir. Kur’an’ın bu hatla yazılmasının gerekli olup olmadığı hususunda alimler arasında farklı görüşler vardır. Bazılarına göre, Hz. Osman döneminde sahebe tarafından yazılan Kur’an hattı, bizzat Resulullah (asm)’ın (O yazıyı bilmiyordu, fakat Cebrail vasıtasıyla kelimelerin yazılışlarını tarif edebiliyordu), vahiy katiplerine dikte ettiği hat olduğu için onu kullanmak gerekir. Diğer bazılarına göre ise, bugünkü insanlar, özellikle Arap olmayan insanlar için o hattı okumak zordur; bu sebeple o hat korunmakla beraber, Mushafların bildiğimiz hatla yazılmasında bir sakınca yoktur. (Bu konu sitemizde vardır, bakılabilir; ilgili linkler aşağıdadır.)

- Şunu hemen belirtelim ki, bu iki hat arasındaki fark çok küçüktür. Mesela: Fatiha suresinin dördüncü ayetinde yer alan kelime, Hatt-ı Osmanide “MELİK” (sultan) şeklinde, diğer hatta ise “MALİK” (sahib) şeklinde yazılmıştır. Anlam bakımından bir değişiklik yoktur.

Keza, namaz anlamındaki “SALAT” kelimesinin tekili de çoğulu gibi “vav”lı olarak “SALAVAT” şeklinde yazılır, ancak tekilde “SALAT” olarak okunur. Bu biliniyor... Kelimenin sonundaki, “TE” harfi yuvarlık ise tekil, açık ise, çoğul olduğu bilinmektedir. Normal Arap yazısında “ELİF” ile yazılan salat-zekat-riba kelimeleri, bütün Mushaflarda aynı şekilde “Vav” ile yazılmıştır. Çünkü bunu değiştirmek, oradaki bir sırrın kaybolmasına sebebiyet verebilir…

- Bunlara, değişiklik denemez. Bilakis Kur’an’ın asıl hattı çok sırlıdır. Örneğin, “salat” kelimesinin VAV ile yazılması, ebced değeri itibariyle bile büyük bir gaybi sır taşımaktadır. Çünkü, bu vav ile beraber “salat” kelimesinin ebced değeri 527 olup 31x17’dir. Beş vakit farz namazların rekat sayısı da 17’dir. Beş vakit namaza uygun olarak “salat” kelimesinin geçtiği beş ayet numarası 17 ve katlarıdır. Beşinci ayet ise, tertip sırası 31 olan Lokman suresinin 17. ayetidir. (31X17 = Salat)

İlave bilgi için tıklayınız:

Kur'an-ı Kerim'in yazılması, toplanması ve kitap haline getirilmesi hakkında detaylı bilgi verir misiniz?

Kur'an-ı Kerim ne zaman harakelendi? Önceden hareke ve noktalama işaretleri yokmuş, neden gerek görüldü?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun