Kur'an’da İsrailoğullarına neden çok yer verilmiştir?

Tarih: 23.06.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hz. Musa'nın kıssası, Kur'an'da neden çok tekrar edilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kur’an’da İsrailoğullarına çok yer verilmesinin bir çok hikmeti vardır:

- Evvela, Hz. Musa’nın hayatından söz ederken onun kavmi olan İsrail oğullarından da söz edilmiştir. Hz. Musa, ilk büyük kitap verilen bir peygamber olarak, Kur’an’da  çokça yer almıştır. Onun, Firavundan çektiği sıkıntılar, Peygamberimizin (a.s.m) müşriklerden çektiği sıkıntılarına karşı bir teselli unsuru olarak zikredilmiştir. Nitekim, Efendimiz (a.s.m) Ebu Cehil için “Ümmetimin Firavunu” demiştir.

- Kur’an’dan öğreniyoruz ki, İsrail oğulları, Hz. Musa’ya iman ettikten sonra da, putlara tapanları görünce, kendileri de putçuluğa heveslenmişler ve Hz. Musa’dan şiddetli azar görmüşlerdir. Yine, Hz. Musa’nın gıyabında buzağıya tapmaya başlamışlardır. Bu konu, şirkten yeni çıkmış bazı müminler için önemli derslerdir.

- Kur’an’ın söz konusu ettiği tarihî olaylar, geçmişte olmuş bitmiş birer vaka olduğu için değil, aynı olaylar her zaman tekerrür edeceği için yer verilmiştir. İsrail oğullarına çokça yer verilmesinin en önemli hikmetlerinden biri, onların -İslam’dan sonra da- tarih boyunca üstelendiği olumsuz rolleridir. Faiz, ihtikâr, kapitalizm, materyalizm gibi zalim sistemlerin fikir babası ve banisi onlardır. Bulundukları her yerde gizli komiteler kurarak, ihtilaller çıkaran yine onlardır. Dinlerin kabul ettiği bazı gerçekleri çürütmeye çalışan, pozitivist felsefe akımlarının öncüleri onlardır. Hayata en çok düşkün ve ölümden en fazla korkan bir millet oldukları için daima zillet ve sefalet sillesini yemişlerdir.

- Hz. Musa’ya “Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz yerimizde oturacağız” diyecek kadar korkak ve hayata düşkündür. Yine kadınlarının toplum hayatında olumsuz bir rol üstlendiği de Kur’an’ın işaretlerinden anlaşılıyor.

Kur’ân-ı Kerimde Hz. Musa’nın (as.) kıssası birkaç sûrede tekrarlanmıştır. Ancak, bu kıssa her bir surede ayrı bir maksat için zikredildiğinden bu tekrarlar gerçekte tekrar ve kusur sayılmazlar. Bunlardan bir kaçını şöyle sıralayabiliriz:

- Birçok peygamber gibi Hz. Musa’nın da mucizelerine zamanın müşrikleri sihir isnadında bulunmuşlardır. Nitekim, Peygamber Efendimizin (asm) Ay'ın ikiye yarılması mucizesini inkâr edemeyen müşrikler “Yetim-i Ebu Talibin sihri semaya da tesir etti demişlerdir.”  

İşte Hz. Musa’nın asasının sihirbazların bütün sihirlerini yutmasının nakledilmesi, Peygamber Efendimize (asm) yapılan bu sihir isnadının Hz. Musa’ya da yapıldığını hatırlatmaktadır.

- İlahlık taslayan kibir timsali Firavun'un akıbeti nazara verilmekle İslâm’a karşı çıkan müşriklerin de sonlarının hezimet ve mağlubiyet olacağı, hakkın batıla mutlaka galip geleceği müjdelenmekle müminlere ümit ve teselli verilmektedir. Bu teselliye, sadece sahabeler değil, kıyamete kadar gelecek ve zulme maruz bütün müminler de muhtaçtırlar.

- Hz. Musa’nın (as) Hz. Hızır’la yaptığı seyahatin nakledilmesi, kader konusunda çok önemli mesajlar vermekte, Hz. Musa aleyhisselâmın dahi bilemediği ve Hz. Hızır’dan ders alma ihtiyacı duyduğu bu gibi İlâhî sırlarla müminlerin fazla meşgul olmamaları, özellikle belâ ve musibetler karşısında kadere itiraz yoluna gitmeyip Allah’ın  hikmetine ve rahmetine itimat etmeleri ders verilmektedir.

- Cenab-ı Hakk'ın, dilerse, fâcir ve kâfirleri bile dine hizmet ettireceği gerçeğine, Hz. Musa’nın Firavunun sarayında büyüyüp yetişmesi en güzel bir örnektir.

“Allah size yardım ederse size galip gelecek kimse olamaz.” (Âl-i İmran, 3/160)

ayet-i kerimesindeki hakikat dersine Hz. Musa’nın Firavuna galip gelmesi en büyük bir örnektir ve Müslümanların en güç şartlarda bile ümitsizliğe düşmelerine gerek olmadığının  en müessir bir dersidir.

- Hazreti Musa’nın Allah’ı görme talebine karşı “Sen beni göremezsin.” buyrulması, Allah’ın bu âlemde görülemeyeceğini ders verir. Peygamberimiz (asm) Cenab-ı Hakk’ı bu dünya âleminde değil, miraç ile  gittiği beka âleminde görmüştür, ahirette müminler de bu şerefe nail olacaklardır.

Kur'an'da anlatılan Musa aleyhisselam ile ilgili böyle daha nice hakikat dersleri verilmesi, bu kıssanın tekrarını kusur zannedenlerin aldandıklarını ve tekrarların son derece hikmetli olduğunu gösterir.

İşte bu ve benzeri davranışları sergileyen ve o dönemde Medine’de Müslümanlarla iç içe yaşayan İsrail oğullarının bu olumsuz karakterlerinden derslerin çıkarılması gibi hikmetlerden ötürü Kur’an’da çokça yer almışlardır.

İlave bilgiler için tıklayınız:

Hz. Musa ve Firavun kıssasından çıkarmamız gereken dersler.

Yahudiler lanetli mi?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun