Kur'an'da bağışlanma terimi olarak afv-safh-ğafr geçiyormuş. Bu kavramların açıklaması nasıldır ve aralarındaki fark nedir?

Tarih: 11.05.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Afv ve ğafr kökünden gelen kelimeler Kur’an’da çeşitli türevler halinde bir çok defa kullanılmıştır. Yalnız mastar olarak iki defa geçen “afv” kelimesi Bakara, 219 ve Araf 199. ayetlerinde geçmektedir.

Bakara suresinde bu kelime “ihtiyaç fazlası” manasında kullanılmıştır:

“Bir de senden hayır olarak ne harcayacaklarını sorarlar. De ki: “afvı”/ ihtiyacınızdan artanı harcayın.

Araf suresinde ise bu kelime bildiğimiz af / bağışlama manasında kullanılmıştır.

“(Resulüm!) Sen af ve müsamaha yolunu tut, iyiliği emret, cahillere aldırış etme.”

“Ğafr” kelimesi bu şekliyle Kur’an’da geçmez. Bu kökten gelen mastar “ğufran” ve “mağfiret” şeklinde  geçer. Ğufran kelimesi,  bir defa Bakara suresinin 285. ayetinde(Amennerresul)  “ğufraneke” şeklinde geçer. Mağfiret kelimesi ise Kur’an’da 28 defa geçmektedir. Diğer türevleri ise pek çok defa kullanılmıştır. Bizim “tövbe-İstiğfar” dediğimizde kullandığımız ve “bağışlanmayı istemek” manasına gelen “istiğfar” kelimesi de bu kökten gelir.

“S-F-H” köklü türevlerden gelen kelimelerin yanında bizzat “Safh” mastarı da Kur’an’da iki yerde kullanılmıştır(Hicr,15/85; Zuhruf, 43/5).

Şu ayette kelime bağışlama manasında kullanılmıştır:

“Biz gökleri, yeri ve bu ikisinin aralarında bulunan varlıkları elbette boşuna değil, gerçek bir gaye ve hikmetle yarattık. Hiç şüphe yok ki o kıyamet saati gelip çatacaktır. Öyleyse müsamaha ile tatlılıkla davran onlara (yani kusurlarını bağışla / kusurlarına bakma)”(Hicr,15/85)

Şu ayette ise, vazgeçmek, görmezlikten gelmek manasında kullanılmıştır:

“Siz haddi aşan bir topluluksunuz diye bu hakikatli mesajla sizi uyarmaktan vaz mı geçeceğiz? Bu mümkün değil!”
(Zuhruf, 43/5).

Bu üç kelime arasında şöyle bir nüans vardır:

“Afv” kelimesi sözlük anlamı itibariyle “bir şeyi elde etmeye, ulaşmaya niyet etmek, kast etmek” manasına gelir. Bu yönüyle “bir kimseyi affetmek” onun kusurunu gidermeye niyet ve kast etmek manasına gelir.

“Ğafr / Ğufran” kelimesinin sözlük manası ise, “kir ve benzeri pisliklerden korumak için elbiseyi örtmek, bir koruyucu kılıfa sokmak, boyamak” anlamına gelir. Mağfiret kelimesi de aynı kökten gelir. Allah’ın kullarını “mağfiret etmesi, onları azaba düşmekten koruması” manasına gelir.

Hz. Peygamber (a.s.m) dualarında bu iki kelimeyi de kullanmıştır. Mesela; bir hadisinde “Ben günde yüz defa İstiğfar ederim” buyurmuştur. Kadir gecesi ve benzeri bazı önemli gecelerde “Allah’ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni de affet!” duası meşhurdur.

O halde bu iki kelimeyi de dualarımızda kullanabiliriz.

“Safh” kelimesi affetmek ve bağışlamaktan daha öte bir toleransı gösterir. Deyiş yerindeyse, afv / aff, mağfiret mutlak olarak bağışlamaktır. Bu bağışlamaya bazen kınama, azarlama, ayıplama da eşlik edebilir. Safh ise, kınama ve azarlamanın eşlik etmediği bir hoşgörüyü, bir müsamahayı ifade etmektedir.

Nitekim, Kur’an’da “aff ile safh” aynı ayette -ayrı manalar ifade etmek üzere- peşi peşine kullanılmıştır:

“Sırf nefislerinden ileri gelen bir kıskançlık sebebiyle, Ehl-i kitaptan birçok kimse, gerçek kendilerine ayan beyan belli olduktan sonra, sizi imanınızdan uzaklaştırıp kâfir haline çevirmek isterler. Yine de Allah bu husustaki emrini bildirinceye kadar affedin(afv) ve hoşgörün(safh). Şüphesiz Allah her şeye kadirdir”(Bakara, 2/109).

Şu ayette ise üç kelime birden fiil kalıbında kullanılmıştır:

“…Eğer affeder, yüzlerine vurmaz, başlarına kakmaz ve ayıplarını, eksikliklerini örter, müsamaha gösterirseniz, bilin ki, şüphesiz Allah da çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.“
(Teğabun, 64/14)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun