Kamer suresi 1. ayetin farklı yorumlanması, Ayın Yarılması mucizesini inkar etmek anlamına gelir mi?

Soru Detayı

- Hasan Basri'ye göre Ayın yarılması mucizesine delil getirilen Kamer Suresi 1. Ayeti, Kıyamet yaklaşınca vuku bulacaktır. (bk. Tefsiru'l-Maverdi 4/135)
- Bir başka görüşe göre "mesele açıklığa kavuştu" manasındadır. Nitekim Araplar açıklığa kavuşan işlerle ilgili "kamer" sözcüğünü mesel verirler. (bk. Tefsiru'l-Maverdi 4/134.)
- Bunlar gibi yorumlarla Ayın yarılması hadisesi ve Kur'an ayeti (Kamer 1) inkar edilmiş olmuyor mu?
- Hem de Hasan Basri tarafından?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu gibi yorumlar, ayetin zahiri ifadesinin muhtemel olduğu belli bir manaya göredir. Örneğin, Hasan Basri tarafından yapılan yorum, “inşikak-ı kamer” ifadesinin “iktırab-ı saat” ifadesiyle birlikte kullanılmasından kaynaklanmıştır.

Dolayısıyla ayetin bir ifadesine dayanılarak yapılan teviller yanlış da olsa, ayeti inkâr anlamına gelmez.

Tefsir kaynaklarında bu gibi yanlış teviller pek çoktur ve sahipleri bundan dolayı “inkârcı” olarak görülmemiştir.

- Bununla beraber -Maverdi tefsirinde geçtiği üzere- Hasan Basri’yi bu yoruma sevk eden sebep, Ay’ın yarılması olayının bütün insanlar tarafından görülmemiş olmasıdır. Ona göre eğer Ay gerçekten yarılsaydı, bütün insanlar aynı şekilde bunu görmüş olacaklardı.(Maverdi, ilgili ayetin tefsiri)

- Aynı tefsirde de ifade edildiği gibi, alimlerin cumhuruna göre bu ayet, Ay’ın yarılması mucizesinden söz etmektedir.

Bu sorunun çağrıştırdığı şu noktalara değinmekte fayda vardır:

a) Ayet ve hadislerle ilgili yapılan farklı yorumlar inkâr anlamına gelmez.

b) Farklı yorumlar arasında itibar edilmeye şayan görüş cumhurun görüşüdür.

c) Hasan Basri tarafından belirtildiği söylenen yorumun gerekçesi isabetli değildir. Çünkü Ay’ın yarılmasını bütün insanların görmesi şart değildir. Zira bu mucize kısa bir sürede gerçekleşmiştir, gecede olmuştur, insanların uykuda veya başka işlerle meşgul olduğu bir sırada tahakkuk etmiştir. Ayrıca Ay’ın matla farkı vardır. Bu farktan dolayı bir yerde görüldüğü halde başka bir yerde -görülmesi değil- görülmemesi gerekir.

Bugün bile Ay tutulması dünyanın bir yerinde oluyor, diğerlerin haberi bile olmaz. Haberi olsa bile göremezler.

Bu bilimsel ve rasyonel hakikat ortada dururken herkesin bu mucizeyi görmesinin gereğini ileri sürmek, ilmi kriterlerden yoksun bir düşüncedir.

d) Ay’ın yarılması mucizesini haber verenlerden Abdullah b. Mesud, Cübeyr b. Mutim ve Hz. Huzeyfe bu olayı bizzat görmüşlerdir. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 7/182)

e) Ayın ikiye bölünmesi mucizesi, hem sahih hadislerde, hem tarih kaynaklarında geçmektedir. el-Kettani, Ay’ın yarılması mucizesini mütevatir hadislerle ilgili yazdığı eserine almıştır. (bk. Nazmu’l-Mütenasir mine’l-hadisi’mütevatir, 1/211)

f) “Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. Kâfirler bir mucize görünce yüz çevirirler ve: ‘Bu devam ede gelen bir büyüdür.’ derler.” (Kamer, 54/1-2) mealindeki ayetlerde Ayın yarıldığı ve kâfirlerin bunu inkâr edemedikleri, yalnız bunun bir büyü olarak değerlendirdiklerine vurgu yapılmaktadır. İlgili ayetlerin bu ifadelerini kıyamet zamanına göre açıklamak mümkün değildir.

İlave bilgiler için tıklayınız:

 - Peygamberimiz'in Kur'an-ı Kerimde Bahsedilen Mucizeleri...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun