İç huzuru nasıl yakalayabilirim?

Tarih: 15.01.2024 - 09:32 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Ben düzenli olarak beş vakit namaz kılan birisiyim. Bununla birlikte Teheccüd namazımı, günlük zikirlerimi ve Kur'an'ı kerim okumalarımı da düzenli olarak yapmaktayım.
- Lakin ruhum bir türlü huzura kavuşmuyor, içim sürekli daralıyor, stres eksik olmuyor ve kafamın içindeki düşünceler sürekli beni meşgul ediyor.
- Aynı zamanda üniversite sınavına da hazırlanıyorum. Stres, huzursuzluk ve aşırı düşünme bu konuda da olumsuz etkiliyor. Bu konu hakkında ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Sıkıntınızın ne zaman başladığını bilmiyoruz. Eğer son zamanlarda görülmeye başladıysa o dönemde yaşadığınız olaylarla alakalı olabilir. Mesela üniversite sınavlarına çalışmaya başladığınız dönemde denk geliyorsa, muhtemelen sınav kaygısı ve geleceğinizle ilgili belirsizlikten kaynaklanıyor olabilir.

Aşırı kaygıdan, başaramama korkusundan dolayı yaşanan ümitsizlik can sıkıntısına sebep olabilir. Çünkü ruh sıkıntılarının altında çok büyük oranda korkularımız ve kaygılarımız yatar.

Öncelikle kendinizi dinleyip, korkularınızın ve kaygılarınızın neler olduğunu anlamaya çalışın. Korkularınızın temelinde muhtemelen kendi benliğinizle ilgili olumsuz algınız veya geleceğinizle ile ilgili olumsuz düşünceleriniz yatıyordur. Bu düşüncelerin ne kadar gerçekçi olduğunu anlamaya çalışın. Gerçekçi olmayan düşünceler yerine gerçekçi olanlarını koyun.

Görüleceği gibi birçok ruhsal sıkıntının kaynağında düşünce çarpıtmaları, yani hatalı yorumlar yatar. Eğer olayları aşırı genelleyerek, mesela "Ben zaten hep başarısızım, ben asla hiçbir şeyi başaramam.", siyah-beyaz olarak, keyfi çıkarımlar yaparak, mesela küçük bir olumsuzluktan yola çıkarak her şeyi olumsuz yorumlamak gibi, kutuplaştırarak, felaketleştirerek, mesela “Kazanamazsam mahvolurum, perişan olurum." gibi yorumlarsak bunlar ruh sıkıntısını artırır.

Bundan dolayı size tavsiyemiz olayları nasıl değerlendirdiğinizi, nasıl yorumladığınızı gözden geçirin. Bunların yerine olumluları koymak suretiyle düşünce eksersizleri yapın.

Biz Müslümanların elinde bu tarz zor süreçlerde büyük bir hazine olan imanımız var. İman bize der ki: “Her şey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki, rahat edesin.” (bk. Mesne-i Nuriye, Habbe)

Mümine düşen şey ise, üzerine düşeni yaptıktan sonra tevekkül edip sonuçta kaderin bu takdirine teslim ve razı olup dünyanın yükünden ve endişelerinden sıyrılmak ve tam bir huzur içinde mutlu bir hayat sürmeye çalışmalıdır.

Eğer aksini yaparsa, her hadiseden korkar, hayat ona büyük bir yük ve sıkıntı olur. "Kadere iman eden kederden emin olur." kaidesi bu manaya güzel bir örnektir.

Bu düşünce ve iman gücü yanında, bu süreçte çok fazla içeride kalmayın. Zaman zaman arkadaş gurupları ile sohbet edin, etkinliklere katılın. Akraba ziyaretleri de bu süreçte sizi iyi geleceği için onlarla beraber olun.

Fırsat buldukça mutlak spor yapın, en azından yürüyüş yapın. Temiz hava ve hafif tempoda yapılan bir spor kişide mutluluk hormonlarının çoğalmasını sağlar.

İnanarak ve yürekten arzu ederek bol bol dua edin.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun