Hz. Zübeyir’in Peygamber Efendimiz ve eşlerinden biriyle aynı yatakta yattığı doğru mu?

Tarih: 16.02.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bu rivayet sahih mi, Hz. Zübeyir’in Peygamber Efendimiz ve eşlerinden biriyle aynı yatakta yatması nasıl açıklanabilir?
- Zübeyr rivayet ediyor:
"Bir soğuk gecede Resulullah beni çağırdı. Ben onun yanına gittim. O battaniyesinin altında hanımlarından biri ile idi. Sonra ben de onların yanına gittim ve biz 3 kişi olduk.."
- Söyleniyor ki, el-Hakim en Nisaburi bu hadise sahih demiş. Ve aynı zamanda İmam Buhari ve İmam Müslim’in şartlarına uyduğunu ama kitaplarına almadıklarını söylüyor.
- Burada durum nasıl?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, ilgili rivayetin nakil zincirinde geçenlerden bazıları kezzab (yani yalancı) olduğu için pek çok hadis alimine göre bu rivayet çok zayıftır, hatta bazı alimlere göre uydurmadır. Ayrıca burada geçen bilgi, aynı yatakta yatmak anlamında değildir. Yani tercümesi de yanlış yapılmıştır.

Verilen kaynaktaki rivayetin doğrusu şöyledir:

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz soğuk bir günde gündüz vakti Hz. Zübeyir’i bir şey alıp gelmesi için gönderir. Hz. Zübeyir ilgili şeyi alıp gelir. Bu arada Hz. Peygamber Efendimiz, eşlerinden bazıları ile minder ve şilte gibi bir şeyin üstünde oturmaktadırlar. Ancak hava soğuk olduğu için üstlerine bir örtü almışlardır. Peygamber Efendimiz Hz. Zübeyir’i kendi yanına alır ve o örtünün bir kısmını onun üzerine de örter. (bk. Hakim, el-Müstedrek, 6/142, no: 5668)

İlgili rivayet böyledir, buna aykırı anlama gelecek şeyler asla doğru olmaz.

Bununla beraber, ilgili rivayetin zayıf olduğunu söyleyen alimlerin yanında, uydurma olduğunu bildiren alimler de vardır.

Bu rivayetin senedinde özellikle çok zayıf olan iki ravi vardır:

1) Muhammed b. Sinan el-Kazzaz el-Basrî:

Bu ravi, alimler tarafından zayıf ve yalancı olarak damgalanmıştır. (bk. Zehebi, el-Mizan, no: 7651; el-Muğni fi’d-dufa, no: 5601; İbn Hacer, Lisanu’l-Mizan, no: 4616)

2) İshak b. İdris el-Esvari, el-Basri: 

Bu zat da Ebu Zur’a, Buhari, Nesai, Darekutni, İbnu’l-Cevzi, Yahya b. Main, Ebu Hatim gibi hadis otoriteleri tarafından; “zayıf, yalancı, hadis uyduran, münkeru’l-hadis, metruku’l-hadis” gibi kötü vasıflarla damgalanmıştır. (bk. Buhari, et-tarihu’l-kebir, no: 1220; Nesai, ed-Duafa ve’l-metrukin, no: 46;  ed-Darekutni, ed-Duafa ve’l-metrukin, no: 89; İbnu’-l-Cevzi, ed-Duafa, no: 305;  İbn Hacer, Lisanu’l-Mizan, no: 1088)

Hakim’in Müstedrek’te söylediği ifadelere gelince:

el-Müstedrek, Hakim en-Nisaburi’nin, Buhari ile Müslim’in sahihlerine almadıkları sahih hadisleri bir araya getirme gayesiyle yazdığı hadis kitabıdır.

Hakim, bazı çağdaşlarının sahih hadislerin Buhari ve Müslim’deki rivayetlerle sınırlı olduğunu, bunların on bini geçmediğini, geri kalanların zayıf ve asılsız olduğunu ileri sürmeleri karşısında, kendinden bu yanlışı düzeltmek için Buhari ve Müslim’in de delil kabul edebileceği senetlerle rivayet edilmiş hadisleri bir araya getirmesinin istenmesi üzerine el-Müstedrek’i yazmaya karar verdiğini söylemektedir. [Hakim, Müstedrek (Atâ), Mukaddime, 1/2-3]

Kitapta hem Buhari hem Müslim’in veya sadece Buhari’nin yahut sadece Müslim’in rivayet şartlarına uyan hadislerle, her iki alimin şartlarına uymamakla birlikte, müellifin sahih kabul ettiği, ayrıca kendisinin de sahih kabul etmediği halde, isnadları sahih olduğu için sahih olabileceğine dikkat çektiği rivayetler toplanmıştır.

Bu beş grup hadisin her birinin sonunda;
- “Şeyhayn’in şartına göre sahihtir”;
- “Buhari’nin şartına göre sahihtir”;
- “Müslim’in şartına göre sahihtir”
- Veya “sahîhu’l-isnaddır” ifadeleri kullanılmış,
- Sahih olabilecek hadisler hakkında ise hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.

el-Müstedrek’te yer alan hadislerin büyük çoğunluğu Buhari ve Müslim’in sıhhat şartlarına uygun rivayetler olup, bu yönüyle eser Ṣaḥiḥayn’ın zeyli durumundadır.

Hakim’in bu eserdeki hadisleri derlemede bir ölçü olarak kullandığı, “Buhari ile Müslim’in veya ikisinden birinin delil kabul edebileceği” ifadesiyle neyi kastettiği konusunda ihtilaf edilmiş, Zehebi bunun, Ṣahiḥ-i Buhari ile Ṣahiḥ-i Müslim’de rivayetleri bulunan ravilerin hadislerini Hakim’in el-Müstedrek’e alması anlamına geldiğini söylemiştir. Müellifin el-Müstedrek’i tasnif ederken öne sürdüğü şartlara ne derece uyduğu konusu da eserin yazıldığı dönemden itibaren tartışılmıştır. Örneğin Malini, el-Müstedrek’te Ṣaḥiḥayn’da aranan şartları taşıyan hiçbir rivayet bulamadığını iddia etmiştir.

Bu iddiayı aşırı bulan Zehebi, Malini’nin bu değerlendirmeyi yapabilecek seviyede olmadığını söylemiş, daha sonra el-Müstedrek’teki hadisleri ciddi bir tetkike tabi tutarak, orada Ṣaḥiḥayn’ın şartlarını veya birinin şartını taşıyan çok sayıda hadis bulunduğunu, bunların kitabın yarısını teşkil ettiğini, eserdeki hadislerin dörtte birinin senedinin sahih, diğerlerinin vâhî, münker, hatta mevzu yani uydurma olduğunu belirtmiştir (Alamü’n-nübela, 17/175; Tezkiretü’l-huffaz, 3/1041-1045)

İşte soruda geçen bilgi de bu vâhî, münker, hatta mevzu yani uydurma olanlardan biridir.

Demek ki, Hakim, Zübeyr b. Avvam’dan rivayet edilen bir bilgiyi “sahih” saymış ise de bu rivayetin senedinde yer alan Muhammed b. Sinan el-Kazzaz’ın, “kezzab-yalancı-söz uyduran” olduğu ifade edilerek, bu rivayetin asla sahih olmayacağı hatta uydurma olduğu belirtilmiştir.

Kaldı ki, rivayet sahih kabul edilse bile, doğru tercümesinde de görüldüğü üzere garipsenecek bir durum yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun