Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki bir gün mutlaka öleceksin anlamında bir hadis var mı?

Soru Detayı

Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki, bir gün mutlaka öleceksin.
Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın.
Dilediğin gibi davran, lâkin şu da her zaman hatırında olsun ki, her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin.
Bu anlamda bir hadis var mı, varsa sıhhat durumu nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Evet bu anlama gelen bir hadis rivayeti şöyledir:

Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki, bir gün mutlaka öleceksin.

Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın.

Dilediğin gibi davran, lâkin şu da her zaman hatırında olsun ki, her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin. (bk. Hâkim, Müstedrek, 4/360; Taberânî, Mu’cemu’l-Evsad, 4/306; Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 2/252)

Hakim, Müstedrek isimli eserinde bu sözü Hz. Cebrail’in sözü olarak nakleder:

Cebrail (as) Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselama şöyle demiştir:

Ey Muhammed, dilediğin kadar yaşa! Sonunda öleceksin! Dilediğini sev, bir gün ondan ayrılacaksın. İstediğini yap, sonunda mutlaka karşılığını göreceksin. Şunu iyi bil ki müminin şerefi gece namaza kalkmaktır. İzzeti ise, insanlardan istememek (onlara karşı müstağni davranmak)tır. (Hâkim, Müstedrek, 4/360)

Öncelikle şunu ifade edelim ki, bu söz her ne kadar Peygamber Efendimize söylenmiş ise de onun zatında bütün insanlığa özellikle de Müslümanlara söylenmiştir.

Bu rivayetin sıhhat durumuna gelince:

Hakim bu rivayetin senediyle ilgili olarak, “Bu hadisin senedi sahih olmasına rağmen Buhari ve Muslim onu eserlerine almamıştır.” Zehebi de bu hadisin sahih olduğunu beyan etmiştir. (bk. Hâkim, Müstedrek, 4/360  no: 7921)

Heysemi, bu hadisin bir benzerini zikrettikten sonra şöyle demiştir:

Hadisi Taberani, Evsat isimli hadis kitabına almıştır. Senedde yer alan Zafir bin Süleyman’ı Ahmed, İbnu Main ve Ebu Davud güvenilir saymış; İbnu Adiyy ve İbnu Hibban onun hakkında pek zararlı olmayan bazı olumsuz ifadeler kullanmışlardır.” (bk. Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 2/252-253)

Hafız Munziri, Taberani’nin rivayet etmiş olduğu bu hadisin hasen olduğunu belirtmiştir. (bk. Munziri, et-Tergib ve’t Terhib, no: 929 ve 1223)

Ebu Davud et-Tayalisi ise, Müsned’inde Hadisi Cabir (ra) kanalıyla ve Hz. Cebrail’in değil de Rasulullah aleyhissalatü vesselamın sözü olarak rivayet etmiştir. İbn Kesir hadisin bu lafzını İnşikak suresinin tefsirinde ondan nakletmiştir. İbn Hacer, “İthaf’ul Hiyara” adlı eserinde Cabir’den gelen rivayetin senedinde geçen Hasen bin Ebi Cafer el-Cefri’den ötürü zayıf olduğunu, ancak Hakim’in rivayet ettiği hadisin buna şahit sayılacağını (dolayısıyla hadisin kuvvet kazanacağını) beyan etmiştir.  (İbn Hacer, İthaf’ul Hiyara, no: 7292)

Suyuti ise “el-Leali’l Mesnua” adlı eserinde hadisle alakalı İbn’ul Cevzi gibi uydurma diyenlerin de, Hakim gibi sahih diyenlerin de görüşlerini naklettikten sonra şöyle demiştir:

“Hadis ne uydurmadır ne de sahihtir. Bilakis hadisin tabileri olduğundan dolayı hasen mertebesine yükselmektedir.”  (Suyuti, El-Leali’l Mesnua, 2/27-28)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
135 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun