Hristiyanlar Hz. İsa’ya bir put gözüyle bakmıyorlar mı?

Soru Detayı

​Putperestler hep söyler, biz taşlara değil içindeki ruhlara taparız diye. Hristiyanlar da İsa’yı bir nevi bu hale sokmamışlar mıdır? Kendi bedeninin içinde Allah’ın ruhu var derler.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konuya ne taraftan bakarsanız bakın tamamen şirktir, Allah’a ortak koşmaktır. Kuran mealen buyurmuş:

“İyi bilin ki, gönülden tam bir samimiyet ve teslimiyetle yapılan kulluğa lâyık olan yalnızca Allah’tır. O’ndan başka kendilerine bir takım mabudlar ve koruyucular edinenler ise: “Biz bunlara, yalnız bizi Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye tapıyoruz” derler.

Allah, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir. Doğrusu Allah, yalancılığı ve inkârcılığı âdet edinenleri doğru yola erdirmez.” (Zümer 3)

Zaten putçuluk çoğu zaman yanlış anlaşılmıştır; bilmeyenler zannederler ki, putperestler taştan, tahtadan oyulan putları tanrı yaparlar, hayır. Onlar yaptıkları ve taptıkları şekillerin kendilerini yaratanlarına ulaştırdıklarını varsayarlar. Yoksa kimse taştan bir heykelin kendisini yarattığına inanmaz elbet, onun yaratanın ruhunu temsil ettiğine inanırlar.

Örneğin budistler, hediyelik eşyacılarda satılan buda putunun kendilerini yaratmadığını pekala biliyorlar. O heykelcikleri, güya kafalarındaki mefhum yarattıkları ilahlarına ulaşmakta kullanırlar.

Benzer şey ineğe tapanlarda da, manituya tapanlarda da, nazar boncuğundan veya kurşun dökmekten koruma veya şifa bekleyenlerde de görünür.

Hristiyanlar da aynı şekilde hem haçı put edinerek, hem de Allah’a çocuk isnat ederek, hem Cebrail gibi muazzam bir meleği ilahlaştırarak katmerli şirke düşer ve kafir olurlar.

“Allah, Meryem oğlu Mesîh’tir” diyenler kesinlikle kâfir olmuşlardır. Onlara şöyle de: “Şayet Allah Meryem oğlu Mesîh’i, annesini ve yeryüzünde bulunan herkesi helâk etmek istese, O’na kim engel olabilir?” Göklerin, yerin ve aralarında bulunan her şeyin mülkiyeti ve hâkimiyeti Allah’ındır. O, dilediğini yaratır. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter.” (Maide 17)

Şirk o kadar büyük bir günahtır ki kesinlikle affı yoktur, Kuran baştan sona bunu bildirmektedir. Mealen iki ayete bakalım:

“Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ama dilediği kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlar. Artık kim Allah’a şirk koşarsa, doğru yoldan çok uzak bir sapıklığa düşmüş olur.” (Nisa 116)

“Allah, kendisine şirk koşulmasını kesinlikle bağışlamaz. Bunun altındaki günahları ise dilediği kimse için affeder. Kim Allah’a şirk koşarsa, hiç şüphesiz korkunç bir iftirada bulunmuş, pek büyük bir günah işlemiş olur.” (Nisa 48)

Öte taraftan şirk demişken, olaya sadece putçuluk diye bakmak ta büyük bir hata olur. Çünkü Allah, Allah’ın hükümlerini beğenmeyip nefsini ve aklını onların önüne geçirenleri, yani “bence bu artık geçerli değil, bence bu doğru değil” tarzı yaklaşımlarda bulunanları da şiddetle ikaz etmekte ve bunu da şirk saymaktadır.

“Heva ve hevesini, nefsinin arzularını kendine ilâh edinen kimseyi gördün mü? Allah onu bir bilgiye göre saptırmış, kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözlerine de perde çekmiştir. Allah’tan sonra artık onu kim doğru yola getirebilir? Hiç düşünüp ibret almaz mısınız?” (Câsiye 23)

Her türlü şirkten, gizlisinden-açığından, azından-çoğundan Allah’a sığınmak gerekir. Bu işin hiç şakası yoktur.

Onun için tek rehber Allah’ın Kitabı Kuran ve o kitabın muallimi Hazret-i Muhammed (asm)’ın sünneti esas alınmalıdır. Bizi Sırat-ı Müstakime götürecek yegane yol da budur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
222 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun