Hiçbir etki altında kalmadan, Kur'an'ı idrak etmek için neler yapılabilir?

Tarih: 24.12.2014 - 01:07 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Kesbi tefsirlerden, yaşadığımız çağın ruhundan, bulunduğumuz toplumun kültüründen, felsefesinden ya da meslek ve meşrebinin etkisinde kalmadan: Kur’an’a bakmak, Kur’an’ın semavi tazeliğini olduğu gibi ruhumuza, kalbimize aktarmak, istidat ve kabiliyetlerimizin tahakkümü altına girmeden Kur'an'ı idrak etmek için neler yapılabilir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu saydığınız hususlardan hiçbirini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Çünkü:

- Her insan ister istemez kendi kabiliyet ve isitidadına göre hareket edecektir.

- Her insan kendi meslek ve meşrebinin etkisinden tamamen kurtulamayacaktır.

- Her insan bulunduğu çağın bilgi ve görgü seviyesine göre -hamil-i kart gibi- bir bilgi hamili olacaktır.

Bu sebeple, tek başına bir kimsenin Kur’an’daki bütün ilahî muradı tamamen anlama istidadını kazanması on dört asrın şahadetiyle mümkün değildir.

- Bununla beraber, Kur’an’ın ilahî kaynaklı bilgileri sonsuzdur; bir ifadede onlarca mana ve hakikat bulunabilir. Bütün bunları kavramak için peygamber olmak lazımdır. Onun içindir ki, İbn Abbas “Tefsir çeşitlerinden biri de Allah ile Resulü arasında geçerli olanıdır.” der. Yani bazı manaları sadece Hz. Peygamber (asm) bilebilir.

- Bediüzzaman gibi, doksandan fazla İslamî temel eserleri ezberleyen, Allah tarafından akıl, zekâ, hafıza, anlayış, velayet gibi hususi imtiyazlarla donatılan bir zat bile, “Kur’an’ın hakiki bir tefsiri ancak değişik ilim uzmanlarından meydana gelen bir heyet tarafından yapılabilir.” demiştir. (bk. İşaratu’l-İcaz)

- Yine de Kur’an’ı daha iyi anlamak için her şeyden önce Kur’an’ın dili olan Arapçayı bütün yönleriyle bilmek gerekir. Zira, kişinin akıl ve kalbi ne kadar kabiliyetli olursa olsun, kendisinde olmayan manaları fehmetmesi, kendisinde olmayan bilgileri kavraması düşünülemez.

- Şüphesiz “Bir şey tamamen elde edilmezse, tamamen terk edilemez.” kaidesi gereğince, bize düşen, manevi ilimlere kavuşmak için takvayı esas almak, maddi ilimlere ulaşmak için de başta İslamî ilimler olmak üzere, asrın fen bilimlerine de vakıf olmak gerekir. Zira Kur’an’da bütün bunlar vardır.  

Eğer bizim gibi insanlar, ilhama mazhar olan büyük müfessirler gibi bir müfessir olmak düşüncesinde isek, daha sittin sene bekleyeceğiz. Unutmayalım ki, tatlı hayaller kolay kolay gerçekleşmez.

Mevcut olan imkânları değerlendirmek gerekir...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun