Dünya'da DNA yapıları farklı birçok insan yaşamasının sebebi nedir?

Tarih: 30.05.2017 - 01:21 | Güncelleme:

Soru Detayı

​- Dünyada genetikleri ve DNA’ları farklı birçok insan yaşamıştır. Örneğin geçenlerde instagramda okuduğum bir bilgide 'modern insanların Afrika’dan Avrupa’ya göçtüklerinde ilk insan türlerinden olan (şu an adını hatırlayamadım) nokta nokta nokyanin soylarını onlara kaptırdıkları bir hastalık sebebiyle nesillerini tüketmiştir.
- Burada denilen ilk insan türleri nasıl oldu?
- Bunlar Adem aleyisselam'dan gelmiyor mu?
- Onlar nasıl farklı bir canlı bizler nasıl onlardan farklı bir canlı olabiliyoruz?
- Onlar nasıl ilk insan türü olabiliyor?
- Hz. Adem de modern insan değil miydi?
- O zaman onlar nereden çıktı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

“Yapan bilir, bilen konuşur.” bir kaidedir.

O halde insanın yaratılışı konusunda elbette onu yaratan Cenab-ı Hakk’ın ne dediği önemlidir. O, ilk insan Hz. Âdem’i topraktan, onun eşi Hz. Havva’yı da onun vücudundan yarattığını beyan buyuruyor.

Bir konu hakkında bir kimsenin görüşü dikkate alınırken, o sahada ihtisas ve bilgi sahibi olup olmadığına bakılır.

Mesela, on katlı bir apartmanın sağlam olduğu hakkında 100 doktor rapor verse, iki inşaat mühendisi de çürük olduğu hakkında görüş bildirse, hangisinin görüşü dikkate alınır? Elbette o konuda ihtisas sahibi iki mühendisin görüşü esastır. Çünkü onlar o konuda ihtisas sahibidirler.

Aynı şekilde bir hastanın hastalığı hakkında mühendislerin görüşü değil, iki doktorun raporu esastır.

İşte ilk insanın yaratılışı ve insanlık tarihi konusunda Allah’ın bildirmesiyle o konuda bilgi sahibi olan başta yüz yirmi dört bin peygamber ve 120 milyon evliya ve milyarlarca münevver ve ilim sahibi insanlar dünyada ilk insanın Hz. Âdem ve o aynı zamanda ilk peygamber olduğunu ifade etmektedirler.

Başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere bütün semavi dinler bunu bu şekilde bildirmektedirler. Günümüzde ilim de bunu böyle açıklamakta ve kabul etmektedir.

İnsanlığın tarihi ile ilgili diğer farklı değerlendirmeler ve düşünceler ise, Allah’ın varlığını kabul etmeyen felsefecilerin, insanın geçmişiyle ilgili olarak ilk çağlardan beri ileriye sürdükleri görüşlerdir. Onlar maddeyi ezelî ve ebedî kabul ederler. Onlara göre her şeyi tabiatın eseridir ve tesadüfen ortaya çıkmıştır.

Bu grupta olan bazı felsefeciler, “Kâinatın varlığını kabul edip, bir yaratıcısının varlığını kabul etmemek mantıklı bir düşünce değildir.” deyip, kâinatın varlığını da kendi varlıklarını da inkar etmişler ve “Kâinatta hiçbir varlık yoktur. Ben de yokum. Benim ve diğer bütün cisimlerin varlığı bir hayalden ibarettir.” fikrini savunmuşlardır. Bu grup felsefecilere “Sofestai” adı verilmektedir.

Allah’a inanan ve inanmayan insanlar kıyamete kadar bulunacaktır.

Dolayısıyla ilk insanın yaratılışını ve onun neslini Allah’a veren de olacak, tesadüf ve tabiata havale eden de...

Yalnız o inkarcılar cerbeze yapıyor. Yani, batılı hak, hakkı batıl göstermeye çalışıyorlar. Güya tesadüf ve tabiatla izah etmeye çalıştıkları görüşlerinin bilimsel olduğunu iddia ediyorlar.

Aslı ve esası olmayan ve ne olduğu bilinmeyen bir takım kemik parçalarına Latince bir isim koyup, ilk insanın atası olarak takdim ediyorlar. Üç gün sonra o ileriye sürdükleri materyalin hakikatle bir ilgisinin olmadı ortaya konuyor. Fakat onlar yine propagandalarına devam ediyorlar. Bir başka şeyi ileriye sürüyorlar.

Milattan önce 400 yılında, yani yaklaşık günümüzden 2500 yıl önce Aleximander, ilk insanın balıktan meydana geldiğini ileri sürüyor. Yine aynı yıllarda maddenin ezeli ve ebedi olduğu, bir yaratıcının bulunmadığı iddia ediliyor.

Aynı düşünce ve değerlendirmeler günümüzde de devam ediyor. Bu kıyamete kadar devam edecektir. Çünkü dünya imtihan dünyasıdır. Herkes ahiretteki yerini, buradaki düşünce davranış ve yaşayışına göre hazırlamaktadır.

Cennet adam istediği gibi, cehennem de adam istemektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun