Depresyondan çıkış nasıl olur?

Tarih: 26.11.2023 - 10:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Depresyondan çıkamıyorum. Kuran, zikir, namaz hepsini yapıyorum. Başka tavsiyeniz olur mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Depresyonun çeşitli nedenleri var, büyük psikolojik sıkıntılar, içinden çıkılmaz sorunlar ve kişinin kendisine sorun yaptığı şeylerdir.

Bununla beraber bazı kişiler, genetik olarak depresyona daha yatkındır, bunların anne veya babaları da depresyonu sıklıkla yaşarlar.

Bir değer nedeni ise hormoneldir. Vücutta yeterli miktarda serotonin olmaması durumunda anksiyete, depresyon ve mani gibi çeşitli ruhsal durumlarla karşılaşılabilir. Bu durumda ilaç tedavisi gerekir. Bundan dolayı en yakın bir psikiyatra görünmenizde fayda var.

Herkes hayatında zaman zaman derecesi farklı da olsa depresyona girer. Sizin içinde bulunduğunuz durum belki biraz daha ağır olmuş olabilir, ama sonuçta depresyon sadece size özgü bir durum değil.  

Depresyona giren milyonlarca insan nasıl sorunlarıyla baş ediyor, çözüm yolları buluyor, sabır gücüne dayanarak, tevekkül ederek bundan kurtuluyorsa, siz de Allah’ın izniyle kurtulacaksınız. 

“Her şeye canını sıkma ey gönül, ne bu dertler kalıcıdır ne de bu ömür.”

Öncelikle içinde bulunduğunuz depresif ruh hâlinizi anlıyoruz, ancak buna nelerin sebebiyet verdiğini, ne zamandan beri var olduğunu, konjektürel mi yoksa kronik mi olduğunu, yaşınızı ve cinsiyetinizi bilmiyoruz. Bunları bilme imkânımız olsaydı, size daha sağlıklı bir yardım sunabilirdik. 

Bu durumda sizin için ancak genel bir değerlendirmede bulunabileceğiz.

Eğer ifade ettiğiniz gibi uzun sürdüyse, muhtemelen içinde bulunduğunuz duruma veya sıkıntılara yüklediğiniz olumsuz yüklemeler de bunda etkilidir. Çünkü sizinle aynı şeyleri yaşayan herkesin depresyonu sizinki kadar uzun sürmüyor. Zira insanları rahatsız eden olaylardan çok, o olayı değerlendirme ve yorumlama biçimidir.

Sizi onlardan farklı kılan şey, muhtemelen yaşadığınız duruma verdiğiniz aşırı olumsuz anlamlardır. Çünkü zaten depresyon, kişinin yaşadığı olaylara aşırı olumsuz anlamlar yüklemesiyle başlar. Olumsuz bakış açısı bir kısır döngüye dönüşür. Şöyle ki;

Olaylara atfedilen negatif anlamlar depresyona iter, depresyondaki kişi, sadece o olayları değil, dünyayı, kendisini, hayatı, çevresini olumsuz değerlendirir. İnsanlar soğuk, mesafeli gelir. Sanki bunlar hiç geçmeyecekmiş gibi hisseder. Gözüne taktığı depresyon gözlüğü ona her şeyi siyah gösterir. “Ben yetersiz bir kişiyim.”, “Her şey daha kötüye gidecek.” ya da “Hayatın ne anlamı var?” "Bu acılara katlanamam." gibi düşünceler depresyonu artırdığı gibi sorunla baş etme gücünü azaltır.

Size her şeyi siyah gösteren bu gözlükten kurtulmak ve içine düştüğünüz kısır döngüden çıkmanız gerekir. Bunun için de öncelikle yaşadığınız olayları yeniden değerlendirin, gerçekten sizin hissettiğiniz kadar acı verici midirler? 

Bu durum bir arkadaşınızın başına gelse, ona tavsiye edebileceğiniz sözleri şimdi kendi kendinize söyleyin. Onu nasıl teselli edebileceğinizi düşünün ve en az onun kadar kendinize merhamet edin.

Olaylara biraz da başka bir çerçeveden bakın.

Unutmayın nasıl odanızın her cephesinden farklı bir manzara görebiliyorsanız, olaylara ve insanlara karşı bakış açınızı değiştirseniz aynı şekilde kesinlikle farklı şeyler göreceksiniz. Kısaca, sorunlarınıza beyninizde aşırı negatif anlamlar vermekten vazgeçin.

Bu çerçevede konuya bir de içinde bulunduğunuz dünya imtihanı açısından da bakın. Bu dünyaya imtihan için gönderildiğimizi aklınızdan çıkarmayın. Bildiğiniz gibi herkesin imtihan olduğu konular farklı farklıdır. Demek ki sizin de imtihanınız şu an yaşadığınız durumdur. Bu imtihanın ağırlığına göre, yarın ahirette mükâfatınız da fazla olacaktır. 

Bunun için acınız sizi boğmasın, çünkü bilin ki sabır ederseniz çektiğiniz acılar bir gün dermanınız olacaktır.

Ağır gelen bu imtihanı hafifletmek için bir başka bakış açısı da imtihanı sizden daha ağır olanlara bakın.

Eğer şu anda yaşadığınız sorunlar olmasaydı, belki daha da ağır acılarla sınanacaktınız. "Bir gözün yoksa, iki gözü de olmayan âmâlara bak, Allah’a şükret."

"Evet, nimette kendinden yukarıya bakıp şekva etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Ve musibette herkesin hakkı, kendinden musibet noktasında daha yukarı olanlara bakmaktır ki, şükretsin.” (bk. Nursi, 25. Lem'a) 

Yine bu çerçevede Mevlana Hazretleri derki, “Sanma ki dert sadece sende var; Sendeki derdi nimet sayanlar da var.”

Depresyonda iken, kişinin enerjisi düşer bir şey yapmak istemez. Bu da hâliyle depresyonun devamını sağlar. Bunu önlemek için kendinizi aşırı zorlamadan gün içinde evde biraz daha hareket hâlinde olun. Örneğin evi biraz düzenleyin, duş alın, mutfakta basit bir şeyler hazırlayın. Dışarı çıkın, günde yarım saatten az olmamak kaydıyla, temiz havada yürüyüş yapın, bu enerjinizi ve pozitif ruh hâlinizi artırır. Kısaca biraz zorlansanız da hareket hâlinde olmanız depresyonunuzu azaltır.

Depresyonda olan kişi aynı şekilde, insanlardan uzak kalmak ister. Bu da onu iyice karamsarlığa itip, içi olumsuz sesleriyle baş başa bırakır. Olumsuz iç seslerinizden kurtulmanın en kolay yolu, başka insanlarla iletişime geçmektir. Bir yakınıza veya komşunuza gidin, bir arkadaşınızla bir yerlerde kahve için. Hiçbirisi olmazsa, manava, markete giderek insanların içine karışın.

Bunanların dışında eskiden yaptığınız ve size iyi gelen uğraşlar, aktiviteler, hobiler varsa onlarla uğraşın. Sizi içinde bulunduğunuz düşüncelerden uzaklaştıracak ne varsa depresyon döngüsünü kırmak için yararlıdır.

Kuran-ı Kerimi okumanın, ibadetler ve zikir çekmenin amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır. Dünyevi faydaları sadece bazı kişiler için teşvik edicidir, yoksa depresyondan çıkmak için değildir. Bundan dolayı ibadetlerinize kararlılıkla devam edin, ancak niyetinizi yeniden düzelterek yapın.

Ayrıca ibadetleri manasına uygun ve Allah’ın huzurunda ve onunla sohbet ediyor bilinci içinde olursanız manevi hazzı daha yüksek olur. Mesela, Bediüzzaman Hazretleri Kuran-ı Kerimi üç şekilde okuyarak veya dinleyerek çok daha fazla istifade edebileceğimizi şu şekilde ifade ediyor:

“Bir surette o Kuran’ı yeni nazil oluyor gibi okumak ve dinlemek ve ondaki hitabat-ı İlahiyeyi güya geldiği an-ı nüzulünde dinlemek ve o hitabı Resul-i Ekrem (asm) işitiyor gibi dinlemek, belki Hazret-i Cebrail’den, belki Mütekellim-i Ezelî’den dinliyor gibi bir kudsi halete mazhar olur. Ve kendisi tercümanlık edip başkasına dinlettirmek ve Kuran’ın hikmet-i nüzulünü bir derece göstermektir…” (bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, İkinci Kısım, 473)

Hayali bile ne kadar güzel değil mi? Kuran ilk defa iniyormuş gibi düşünerek okumak ve dinlemek! O eşsiz anlara şahit olmak! En değerli ve özel zamanlara odaklanmak kişiye kudsi bir halet verecektir. Çünkü bilimsel açıdan bakıldığında gerçek bir olayla hayal etme kıyaslandığında beyne yaptığı tesiri aynıdır.

Bir ay içinde kendinizi hâlâ iyi hissetmezseniz mutlaka bir ruh sağlığı hekimine başvurun.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun