Cebrail bir insandı Kuran’ı o uydurdu, iddiasına ne dersiniz?

Soru Detayı

Cebrail’in Peygamberimize bazen insan suretiyle ayet getirdiğini biliyoruz. Ateist diyor ki o aslında bir insandı, Cebrail değildi ve Kuran’ı beraber uydurdular.
Cevap nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Açıkça söylemek gerekirse, böyle bir düşünceye kapılmış kimsenin ilmi ve dini gerçekleri inkar etmesi gerektiği gibi, tarihi gerçekleri de inkar etmesi gerekir. Çünkü, Cebrail’in bir insan olduğunu söylemek için, hiç olmazsa ufak da olsa bir delil göstermek gerekir. Yoksa delilsiz iddialar, sadece boş bir safsatadan ibarettir.

- Eğer dediği bu insan bu kadar bilgili olduğu halde, kendini peygamber olarak ilan etmeyip de Hz. Muhammed (asm)’in peygamberliğini ilan etmesine yardımcı olduğunu düşünmek için aklını ekmek peynirle yemek gerekir. İnsanlar “köy muhtarlığını” bile karşı tarafa kaptırmazken, kainat sultanının elçiliğini başkasına peşkeş çekmek akılla izah edilemeyecek kadar bir zavallılıktır.

- Allah’a inanmayan peygambere nasıl inanabilir? Peygambere inanmayan Kuran’ın Allah’ın kelamı olduğuna nasıl inanabilir? Kuran’a inanmayan nasıl melek Cebrail’e inanabilir?

Bu tür kimselerin sözlerini kale alıp uğraşmak da bir zaman israfıdır.

- Yüzlerce mucize gösteren Hz. Muhammed (asm)’in peygamberliğini aklına sığdırmayan kimsenin, Kuran’ın Cebrail adında bir insan tarafından uydurulup öğretildiği söyleyebilmesi gerçekten antika bir cehaletin sergilenmesi manasına gelir.

- Bununla beraber, Hz. Cebrail’in insan suretinde peygamberimiz (asm)’e geldiğine dair sahih hadisler var.  Ancak oralarda Hz. Cebrail’in Kuran vahyini getirdiğine dair hiç bir bilgi yoktur. Bilakis, insan kılığında geldiği zaman Kuran’ın dışında bazı bilgileri vermek için gelmiştir. Nitekim, bu konuda “Cibril hadisi” olarak meşhur olmuş bir hadisin özeti şöyledir:

Hz. Ömer anlatıyor:

"Bir gün Rasûlullah (asm)'ın yanında bulunduğumuz sırada aniden yanımıza, elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah bir zat çıkageldi. Üzerinde yolculuk eseri de görünmüyor, bizden de kendisini kimse tanımıyordu. Doğru peygamber (asm)'ın yanına oturdu ve dizlerini onun dizlerine dayadı. Ellerini de uylukları üzerine koydu. Ve: “İslam, iman, ihsan ..” ne anlama geldiğini, kıyamet alametlerinin neler olduğunu sordu. Hem Soruyor, hem de tasdik ediyordu (doğru söyledin) diyordu. Biz de hayret ediyorduk. Bu kim ki hem soruyor hem tasdik ediyor.. Kalkıp gittikten sonra, Hz. Peygamber “Ömer! Bu misafirin kim olduğunu bilir misin?” diye sordu. Ben “Allah ve resulü bilir” deyince "Cibrîl'di. Size dininizi öğretmeye gelmişti." buyurdular. (Buhârî, İman 1; Müslim, İman 1)

- İnsan zihni safsataları üretmekte mahirdir. İslam alimleri, insanları bu tür hezeyanlardan korumak için ders verdikleri “Herhangi bir emareden kaynaklanmayan bir ihtimalin ilmî hiç bir değeri yoktur” prensibi, çok  güçlü ve bilimsel bir mantık kuralıdır. Bunun doğruluğuna binlerce delil vardır. Eğer bunun aksine, hiç bir ihtimali olmayan bir şeye ihtimal veren bir kimse olursa, bu takdirde kendi hayal dünyasına hapsolması gerekir.

- Acaba hangimiz, “her an ölebilir” ihtimaline dayanarak çocuklarımızı okumaktan alıkoyarız? Hangimiz, Karadeniz’in şeker havzası olduğuna ihtimal veriyoruz? Hangimiz her an deprem olur ihtimaliyle evlerimizi terk edip dışarılarda sürünmeyi göze alıyoruz?

Asr-ı Saadet’ten itibaren günümüze kadar gelmiş yüzbinlerce âlimin delillere dayanarak peygamberliğini ispat ettikleri Hz. Muhammed (asm)’in elindeki Kuranı, bir başkasının sözü olduğunu söylemek, bütün bu alimlerin ortaya koyduğu delilli hakikatlere inadi olarak gözünü kapatıp inkar etmek anlamına gelir.

Hz. Muhammed(s.a.v)’in peygamberliğini gösteren pek çok mu’cize ve Kurânın Allah’ın kelâmı olduğunu gösteren deliller sitemizde mevcuttur. Bakılabilir.

Hz. Muhammed'in peygamberlik delilleri ve Kur'an'ın Allah kelamı ...

Resulullaha-iman

Kuranin-bilimsel-mucizeleri

Kuranin-mucizeleri

Kuranin-gaybi-haberleri

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
347 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun