Zina eden ile zina etmeyenin evlenmesinin hükmü nedir?

Tarih: 30.07.2020 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Nur Suresi 3. Ayet in farklı şekilde yorumları var. Kur'an ı Kerim in evrenselliğinden ve her durum her koşul her şarta uygun olmasından ötürü farklı yorumların çıkması normal, biliyorum. Çıkarılan farklı yorumlar genelde birbirinin tamamlayıcısı birbiriyle bir bütün olan yorumlarmış. Peki Nur Suresi 3. Ayette Rabbimin tam olarak anlatmak istediği ne bu kapsamda? Zina eden, zina edenle ya da müşrik ile evlenmek ister diyerek bir olgu tespiti olarak değerlendiren de var bu ayeti, zina eden ve etmeyen tövbe etmedikçe nikahlanamaz böyle bir nikah haram olur diyerek değerlendiren de var.
Dolayısı ile bu iki yorum tezat ihtilafı olmuyor mu?
Diyanetin, Elmalılı Hamdi’nin ve daha birçok kişinin/ kurumun tefsirini okudum ve net bir hükme varamadım.
İlk sorum: İslam dininde, bizim dinimizde hak dininde tövbe etmeden zina eden ile zina etmeyenin evlenmesinin hükmü nedir?
İkinci sorum ise şu; zina edip tövbe eden ile zina etmeyen evlenebilir diyenler de var. Zina eden kişinin samimiyetini niyetini nasıl tövbe ettiğini ve günahının affolup affolmadığını asla bilemeyiz. Tövbe ettiğini söyleyen bir kişi bunu samimi yapmamış dahi olsa, tövbe ettiğini söylemesi sonucu bu kişi ile evlenilebilir mi, nikah geçerli olur mu?
​Bana iki sorum için açıklayıcı şekilde yardımcı olur musunuz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Önce ilgili  ayetin manasını tespit edelim: Burada üç kısım vardır: Müşrikler, zinayı helal kabul edip hafife alanlar, bir de böyle olmayanlar. 

Birincisi: Herhangi bir mümin erkeğin veya mümin kadının, şirk koşan bir kadın veya şirk koşan bir erkekle nikahı olmaz, kesinlikle haramdır, o bir zina olur.

İkincisi: Zina eden erkek ve zina eden kadın, ayetin nüzul sebebi olan kerhaneciler ve sermaye olarak kullandıkları kadınlar gibi zinayı helal gören veya zinayı hafife alan takımdan ise, haramlığı nass ile benimsenmiş olanı helal kabul etme veya hafife alma küfür olduğu için, bunlar müşrik hükmünde olduklarından, nikahları nikah olmaz, kesinlikle haramdır, müşrik nikahı gibidir. Onun için ayette zina eden erkek ve kadın, müşrik erkek ve kadına denk tutulmuş, "Bu müminlere haram kılınmıştır" buyurulmuştur.

Ayet bu iki kısmın nikahının haram oluşuna delildir. Ancak gerçekten tövbe etmiş olanlar başkadır.

Üçüncüsü: Helal sayma veya hafife alma gibi küfür delili olmayarak zinası tespit olunmuş erkek veya kadının, iffet sahibi müminler tarafından nikahlamaları tahrimen ve ya tenzihen mekruh olsa da nikahları geçerli olur.

Sorunun cevabını özetlersek; zina eden müminler ister tövbe etsin ister etmesinler, birbiriyle evlenmelerinde dini bir sakınca yoktur. Zina etmeyen iffetli birinin zinakar biriyle evlenmesinde de -nikahın sahihliği bakımından- bir sakınca yoktur.

Yalnız iffetli bir kimsenin zina ettiği tespit edilen bir kimseyle evlenmesi kerahetten hali değildir. Çünkü, kötü çevrenin tesiri yanında çevreden yapılacak su-i zanların da kişiyi töhmet altında bırakması söz konusu olabilir.

Cevap 2:

Zina edip sonra tövbe eden bir kimseyle iffetli bir kimsenin evlenmesi caizdir, nikah geçerlidir.

Aslında burada ilke şudur: Alimlerin büyük çoğunluğuna göre, zina dahil, hiç bir günah evlenmeye engel değildir. Nikahın geçerlilik şartlarında bunlar yoktur. Evlenmeye engel olan şey yalnız din farkıdır.

Ehl-i kitap olan Yahudi ve Hristiyan kadınlarla evlenmek de Kuran’da onaylandığına göre erkek açısından ehl-i kitabın dışındaki -İslam dışı- din mensuplarıyla evlenmek caiz değildir. 

Zina eden Müslümanların birbiriyle evlenmeleri için tövbe etmeleri de şart değildir. Çevrenin örfüne göre olumsuz bir hava oluşuyorsa -yine de nikah- mekruh olmakla beraber geçerlidir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun