Peygamberimizin döneminde ne kadar ceza uygulanmıştır?

Peygamberimizin döneminde ne kadar ceza uygulanmıştır?
Tarih: 25.04.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İslama vahşet dini diyenlere söylemek istiyorum. Sayısı az diye biliyorum ama emin olmak için soruyorum:
- Peygamberimizin döneminde recm cezası ve el cezası kaç defa uygulanmıştır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Peygamber Efendimiz (asm) döneminde had cezaları uygulanmıştır, ancak bunların net sayısı hakkında kesin bir bilgi bulamadık.

Cezada caydırma özelliği çok mühim bir husustur. Bu nedenle suç işlemeye engel olacak manevi müeyyidelerin yanında maddi müeyyideler de getirmek esastır.

Bir varlığı en iyi bilen elbette onu yapandır. Bu esasa göre, kullarını en iyi bilen de Allah’tır. O halde, onların günahtan uzak durması için hangi müeyyidelerin olması gerektiğini bilecek olan da onları yaratan olmalıdır.

Had cezaları gerektiren suçlar özetle şöyledir:

1. Zina suçu ve cezası (nikah akdi olmaksızın ilişkide bulunmak)

2. Kazf suçu ve cezası (iffetli bir kadına zina isnadı ve iftirasında bulunmak)

3. Şürb suçu ve cezası (sarhoşluk veren içecekler, şarap vb. içmek)

4. Sirkat suçu ve cezası (hırsızlık)

5. Hırabe suçu ve cezası (yol kesicilik- eşkıyalık)

6. Ridde suçu ve cezası (İslam dininden çıkmak)

7. Bağy suçu ve cezası (sebepsiz yere devlet başkanına isyan etmek)

Soruda geçen recm ve hırsızlık cezalarıyla ilgili şunları söylemek mümkündür:

Recm

Recm cezası neredeyse sembolik bir ceza olmuştur. Çünkü zinayı şahitlerin şehadetiyle tespit etmek zordur. Hz. Peygamber (asm) Efendimiz zamanında ve halifeler döneminde recmle infaz edilen suçlar şahitlikle değil, itirafla sabit olmuştur.

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz zamanında kendi itirafıyla zina suçu cezası uygulanan, kişinin bir elinin parmağının sayısını geçemeyeceği söylenebilir.

Tam olarak zina suçunun işlendiği ya kişinin itirafıyla ya da adil dört erkeğin cimaya şahit olduklarını söylemeleri ile sabit olur.

Adil dört erkeğin cimaya şahit olmasıyla zina suçunun ispat edilmesi enderdir. İmanı, zina suçunu itiraf ettirecek ve ceza görme hususunda ısrar edecek kadar kuvvetli olanlar da bugün enderdir. (Abdulkadir Udeh, Ümmetin Bilgisizliği İstanbul, 1993, s. 58-59)

Hırsızlık

İslam hukukunda cezalar, suçu önlemek için gerekli ön tedbirler alındıktan sonra, uygulanma imkanı bulan nihaî ve zorunlu müdahale niteliğindedir.

Buna göre, İslam'ın temel amacının, bazı kimseleri cezalandırmak değil, aksine hırsızlık suçunun işlenmesine imkan bırakmayacak önlemleri almak, iktisadî ve sosyal gelişmeyi ve dengeyi sağlamak, insanları eğitmek ve yönlendirmek olduğu burada tekrar hatırlanmalıdır. Toplumda bütün bu çabaların başarılı olması, dinî eğitim ve öğretimin, toplumun genel ahlâkî değerlerinin, buna ilâve olarak yasal düzenlemelerin ve izlenen resmî politikanın birbiriyle uyumlu olması vazgeçilmez bir önem taşır.

İslam tarihinde, bu cezanın adil bir şekilde uygulandığı ilk üç asırda, hırsızlık suçundan ötürü, kesilen ellerin sayısı yalnız altıdır. (İsmail el-Fehranî, “eş-Şeriatü beyne’s-salihin ve’l-Murcifin” el-Ehram, 17 Yenayır, 2011)

Şu anda, dünyanın her bir şehrinde her gün bu suçlar sebebiyle, talan edilen bunca servet yanında, en az bir veya birkaç-el değil, baş kesilmekte / mal sahibi zalimce öldürülmektedir. Buna caydırıcı bir önlemle dur demeye, her çağdan daha çok bu çağın ihtiyacı vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun