Yapay seçilim ve türden türe dönüşme var mı?

Tarih: 06.05.2022 - 20:09 | Güncelleme:

Soru Detayı

1. Bir yerde böyle bir açıklama var. Güvercinlerin farklı özellikler kazanması ve atalarıyla çiftleşemeyecek kadar farklılaşması evrim değil midir?
- Çünkü başka türe dönüşüyor. Türün bilimsel tanımı ortak özellikler taşıyan ve birbiriyle çiftleştiğinde verimli döller elde eden canlılar. Ama burada çiftleşemeyecek kadar farklı bir canlıya dönüşüyor buda resmen türden türe geçiş değil mi?
“Darwin bu konu üzerine yıllarca özenle eğildi, birçok farklı evcilleştirme ve çaprazlama uzmanıyla güvercinler hakkında yazıştı ve görüştü. Bunların ve yaptığı hassas deneylerin sonucunda, türlerin insan isteğiyle evrimleşebileceğini ve atalarından tamamen farklı özellikler kazanabileceğini, hatta belli bir noktadan sonra artık atalarıyla çiftleşemeyecek kadar farklılaşabileceğini keşfetti. Bunu mümkün kılan ilkeye (yasaya) Yapay Seçilim adını vermişti, çünkü yapay yollarla, doğanın yapmayacağı bir şekilde yapılmaktaydı.”
2) Burada türden türe geçiş var bu evrimin kanıtı olmaz mı? Çünkü yazıda şöyle iddia ediliyor:
"Bunların ve yaptığı hassas deneylerin sonucunda, türlerin insan isteğiyle evrimleşebileceğini ve atalarından tamamen farklı özellikler kazanabileceğini, hatta belli bir noktadan sonra artık atalarıyla çiftleşemeyecek kadar farklılaşabileceğini keşfetti."
3) Vahşi tilkiler yapay seçilim yoluyla köpekler gibi uysal olacak şekilde-evrimleşebiliyor mu?
4) İslam'da her tür özel yaratıldı diyorsunuz, peki biyoloji bilginiz varsa şunu da bilirsiniz o zaman: Brokoli, karnabahar, lahana ve benzeri yapay seçilim ile oluyor, bunlar türden türe geçiş bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
5) Yapay seçilim nedir nasıl yapılır ve insanın aklına söyle soru geliyor. Haşa karpuz şimdi yediğimiz gibi değil, bunlar geçmiştekilerden daha lezzetli. Allah bugünkü yapamıyor mu?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle yapay / suni seçilimin ne olduğuna bakalım:

Yapay seçilimde yapılan iş, verimli ve kaliteli olanların insan vasıtasıyla elenmesidir.

Bazı canlılar tabiatta kendi haline değil de kontrollü laboratuvarda birtakım farklılaşma ve değişme şartlarına tabi tutulur. Böylece birtakım değişiklikler elde edilir. Bu çalışmalar yapay seçilim veya ıslah çalışması olarak Hz. Âdem’den beri bilinen ve yapılan çalışmalardır.

Bunun çok farklı yolları vardır. Aşılamadan gen nakline kadar hepsi bu çalışma içerisinde ifade edilir. Mesela:

- Verimi yüksek olan bir elma çeşidi, daha az verimli ve düşük kaliteli bir elma ağacına aşılanır.

- Bir ineğe suni tohumlama ile aşılama yapılır.

- Üreme kanallarındaki bazı arızalardan dolayı sperm ve yumurtanın birleşemediği durumlarda anneden yumurta, babadan sperm bir tüp içerisine alınıp orada zigot teşekkülü sağlanır ve bu zigot anne rahmine yerleştirilir. Böylece tüp bebekle çocuk sahibi olmak mümkün olur.

- Koyunda yapılan kopyalama olayı da yine böyle tüp bebek benzeri bir çalışmadır.

- Kabak fidesinin baş kısmı kesilip oraya karpuz fidesinin baş kısmı yerleştirilir. Böylece kökü kabak, meyvesi karpuz olan bitki elde edilir.

Şimdi buradaki mekanizmayı doğru anlamak lazım. Mekanizma doğru olarak değil yanlış bir şekilde takdim ediliyor. Bütün bu yapılanlar tamamen insanın eseri şeklinde gösteriliyor.

Şimdi elma ağacına aşıyı ele alalım. Bizim yaptığımız nedir? Bir meyve ağacından aldığımız küçük bir parçayı, bir başka elma ağacının bir dalına uygun bir tarzda yerleştirmektir.

- Peki, bu naklettiğimiz aşı parçasındaki hücreleri büyüten, onların hayatını ve ihtiyacını devam ettiren, oradaki hücrelerin solunumunu, beslenmesini ve çoğalmasını yapan kim? Yapsak biz yapacağız. Yeryüzünün en akıllı ve şuurlu varlığı biziz. Bizim vücudumuzdaki hücrelere sözümüz geçmiyor.

Vücudumuzdaki hücreler de bizim irademiz dışında gelişip bölünüyor, ölüyor ve çoğalıyor.

İşte bütün bunları yapan sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi Allah’tır. Bazı aklı evveller, Allah’ın kâinattaki bütün icraat ve tasarrufunu el çabukluğu ve cerbeze ile kendilerine alıyorlar. "Biz yaptık" diyorlar.  

Bütün kâinatta tasarruf sahibi Allah’tır. O birtakım kanunlar koymuştur. Biz o kanunlara uyunca Allah da onun sonucunu meydana getiriyor. Burada insanın yapması gereken bazı davranışlar var. Allah o davranışlara göre neticeyi yaratıyor.

Allah koyduğu kanunlarla bize diyor ki, siz tarlaya buğday atarsanız buğday bitiririm. Nohut atarsanız nohut bitiririm. Elma ağacını elma, kabak üzerine karpuz aşılarsanız size ona göre meyve ve sebze veririm.

Bilimlerin konusu, Allah’ın kâinatta koyduğu bu üreme, büyüme ve gelişme kanunlarını araştırıp o kanunlara göre hareket ederek sonuç almaktır. Yapay seçilim veya ıslahın da esası buna dayanmaktadır.

Aslında insanlar yeni bir şey ortaya koymuyor. Var olan kanun ve prensipleri anlamaya ve o prensiplere göre davranarak ona göre sonuç almaya çalışıyorlar.

Şimdi buraya kadar söylemek istediğimizi kısaca ifade etmek istersek şöyle diyebiliriz:

Yapay seçilim veya ıslah çalışmalarında ister yeni bir tür meydana gelsin ister gelmesin hepsi Allah’ın eseridir. Üreme, büyüme, gelişme ve farklılaşma gibi kanunları koyan ve onları yapan Allah’tır. İnsan sadece onlara yön ve şekil verebilir. Tarlaya suyu salmak gibi. Tarlaya arpa veya nohut atmak gibi. Ağacı ya da yumurtayı aşılamak veya suni döllenmeyi sağlamak gibi.

Bunda anlaştıktan sonra ikinci basamağa geçebiliriz: O da suni seçilimle yeni bir türün meydana gelip gelmediğidir.

Burada esas karışıklığa sebep olan tür tanımıdır. Biyologlar arasında da bu konuda tam bir görüş birliği yoktur. Özellikle hayvanlardaki tür tanımı ve sınırları ile bitkilerdeki farklıdır.

Hayvanlarda tür tanımında farklı türler için çiftleşememe esastır.

Halbuki bitkiler âleminde durum tamamen farklıdır. Orada farklı türlerin çiftleşmesiyle melezler meydana gelir. Bunun için yaratılışı savunanlar tür yerine Temel Tip’i esas almaktadır.

Mesela, bütün köpekleri bir temel tip kabul etmekte ve bu temel tipin içinde birtakım varyasyonlar olabileceği kabul edilmektedir.

Aynı şekilde bitkiler âleminden bir misal mısırdır. Mısır temel tipidir. Bunun içinde cin mısırı, kuş mısırı, sert mısır, tatlı mısır ve nişastalık mısır hepsi mısır temel tipi içinde mütalaa edilir. Bunların arasında karşılıklı melezleme ile farklı mısır tiplerinin ortaya çıkabileceği kabul edilir.

Bir diğer misal, brokoli, lahana ve karnabahar grubudur. Bunların da bir temel tip içinde ortak bir ataya sahip oldukları kabul edilir.

Mesela 40’a yakın üzüm çeşidi vardır. Bunlar da kendi içerisinde melezleşebilir. Bunların da bir üzüm temel tipi içinde kabul edilebilir.

Yaratılışçılara göre temel tipler arasında geçiş yoktur. Yani bir karpuz temel tipinden üzüm temel tipine genetik yönden geçiş olamaz. Çünkü Allah’ın böyle bir kanunu yok. Allah, bu tip bir kanun koymuş olsa idi, günümüzde bilimsel çalışmalarla bunu görürdük.

Sonuç olarak, türler arasında geçiş olsun olmasın, yaratma fiili Allah’a mahsustur. Islah ve suni seleksiyon ile yeni tür elde etmek mümkün değildir. Ancak tür içi değişiklik adı verilen variyasyon meydana gelebilir. Özellikle bitkiler âleminde yakın türler arasında melezleşme ile birtakım variyasyon adı verilen değişiklikler meydana gelebileceği beklenir.

Burada karışıklığa ve yanlış anlamaya sebep olan, biyologlar arasında tür tanımındaki farklılıktır. Bu bakımdan yaratılışçılar tür tanımı yerine temel tip tanımını esas almaktadırlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun