Yahudilerin hepsi ya da bir kısmı, dünyada ölüp ölüp yeniden mi diriliyor?

Tarih: 25.09.2013 - 13:15 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Yeniden onlara dünyada süre mi tanınıyor? Buna işaret eden ayetlerin olduğu izlenimine vardım:

"Sizi Firavun ailesinden kurtardık, azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı. 50- Hani bir zaman sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da Firavun adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz."(Bakara, 2/49-50)

- Bu tür ayetlerde Hz. Muhammed (asm)’in karşısındaki ve dünya yok olana kadar gelecek bütün Yahudileri muhatap aldığını düşünürsek, "sizi kurtardık, bakıp duruyordunuz" dediğine göre, Firavun zamanında kurtulan Yahudiler yeniden mi dirildi? Çünkü ''siz de bakıp duruyordunuz'' diyor, karşısındaki kişiler Firavun zamanında bakıp duruyordu anlamı çıkmaz mı, yoksa yine mecaza mı vuracaksınız işi?..

"Ehl-i kitap'tan her biri ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü de o, onlar aleyhine tanık olacaktır..."(Nisa, 4/159)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Kur’an’ın bu ifadelerinden "eski Yahudi ve Hristiyanların tekrar dirilip Kur’an’a muhatap olduklarını" düşünmek, herhalde bir şakadan ibarettir. Yoksa böyle bir ihtimale ihtimal vermek, gerçekten izahı mümkün olmayan bir kuruntu demek zorunda kalınır.

- Kur’an’ın bu ifadelerinde sosyolojik ve psikolojik bir üslup hâkimdir. Bu tür ifadelerle, Hz. Peygamber (asm) devrinde yaşayıp da iman etmeyen Ehl-i kitabın, özellikle de Yahudilerin durumu eskiden beri babalarından gelen bir gelenek olduğuna işaret edilmiştir. Daha önceki ataları, peygamberlere karşı sergiledikleri tutum ve davranışların aynısının çocuklarında da görülmesinin fazla yadırganmaması gerektiğine işaret edilmiştir.

Bununla;

a) Sosyolojik bir vaka olarak bu tür hissiyatın adeta genetik bir tevarüs gösterdiğine işaret edilmiştir. Yahudilerin peygamberlere karşı gösterdikleri tavır onların kadim tarihlerinden gelen bir hastalık olduğuna vurgu yapılmıştır.

b) Yanlış tutumlarının atalarından kalma bir gelenek olduğunun vurgulanması, psikolojik bir etkiye de sahiptir. Olayların bu şekilde vurgulanmış olması, bir yandan Hz. Peygambere (asm) büyük bir rahatlama ve teselli vermiş, diğer tarafından muarızlarını aşağılık kompleksine sürüklemiştir.

c) Yahudilere verilen bu sert tepkiyle o günün müşrikleri olan Araplara da bir ibret sahnesi açılmıştır. Çünkü onlar da eski dinlerini / putçuluğu savunurken çoğu kez baş vurdukları savunma taktiği olarak: “Biz eskiden beri atalarımızdan bunu böyle gördük.” diyorlardı.

Ehl-i kitabın atalarının yanlışları ortaya konurken, cahil olan müşriklerin atalarının daha kötü olduğuna işaret edilmiş ve bu konuda müşriklere akıllarını başlarına devşirmeleri istenmiştir.

- Hz. İbrahim (asm) ile kavmi arasında geçen ve Kur’an’da yer verile şu diyalog da bu konuda bize ipucu vermektedir:  

“İbrahim: 'Peki' dedi, 'Siz kendilerine dua ettiğinizde onlar (putlar) sizi işitiyorlar mı? Yahut taptığınızda size fayda veya tapmadığınızda size zarar verebiliyorlar mı?' 'Yook!' dediler, ‘ama atalarımızı böyle bir uygulama içinde bulduk, biz de onu benimsedik’(Şuara, 26/72-74)

Yine Hz. İbrahim’le kavmi arasında geçen bu sahne de söylediğimiz gerçeklere önemli bir ufuk açacaktır:  

“İbrahim, o vakit babasına ve halkına: ‘Nedir bu karşısında durup taptığınız heykeller?’ dedi. ‘Biz, dediler, atalarımızı bunlara tapar bulduk, biz de onların yaptıklarını yapıyoruz.’ İhrahim: 'Yemin ederim ki, dedi, siz de atalarınız da besbelli bir sapıklık içindesiniz.' (Enbiya, 21/52-54)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun