Uzay neyin içindedir?

Soru Detayı

- Fatih İstanbul'un içinde İstanbul Türkiye'nin Türkiye'de Dünya'nın Dünya ise Uzay'ın içindedir. Peki Uzay neyin içinde?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Uzay konusunda farklı teoriler yanında farklı tanımlamalar da vardır:

- Bir tanıma göre “Uzay, Dünya'nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz olduğu düşünülen boşluğa verilen isimdir.” (Vikipedi)

- Diğer bir tanıma göre, “Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.” (bk. NND Sözlük)

- Günümüzde uzay kavramı, her şeyden önce füzeleri, uyduları, astronotları ve Yer’in dışında kalan boşluğu akla getirir. Yanı sıra çevremizi saran matematikleştirilmiş ortam (uzam) da uzay deyiminin içine girer. Böylece geometrik uzay, vektörel uzay ve topolojik uzay gibi kavramlar ortaya çıktı. Basit ve genel anlamda uzay, Güneş’i, gezegenleri, uyduları ve her biri ayrı birer güneş olan sayısız yıldızı ve bu yıldızların kümeleşerek oluşturduğu bizim gökadamız olan Samanyolu gibi sayısız gökadayı (galaksi) kapsayan sınırsız bir ortamdır. Tüm gök cisimleri bu uçsuz bucaksız boşluk içinde birer nokta gibidir. Uzayda yer alan gökcisimlerinin tümünü en gelişmiş teleskoplarla bile görmek olanaksızdır. (bk. nkfu.com)

-Tük Dil Kurumunun Uzayla ilgili yaptığı değişik tanımlarından ikisi şöyledir: “1. Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. 2. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.”

- Sorudaki “Fatih İstanbul'un içinde İstanbul Türkiye'nin Türkiye de Dünya'nın Dünya ise Uzay'ın içindedir. Peki Uzay neyin içinde?” şeklindeki mantık yürütmeye gelince;

Bunun cevabı, birkaç şekilde verilebilir:

a) Uzay kendi içindedir... Çünkü, eğer bu uzay için başka bir uzay varsa, bu uzaylar zinciri sonsuza dek uzanır ki bu bir safsatadır.

Demek ki, uzay için ne kadar iç içe boşluklar varsayılsa bile, en nihayet bu zincirin bir yerde durması aklın gereğidir. Bu da başka uzaylara, boşluklara, kaplara ihtiyaç duymayan bir uzayın varlığının kabul edilmesiyle mümkündür.

b) Mesela: İslam literatüründe meşhur bilgilerden biri şudur: “Kur’an Fatiha suresinin içindedir. Fatiha, Besmelenin içindedir. Ya besmele neyin içindedir?"

Cevap: "Besmele kendi içindedir" Yani, Besmele başka bir Besmeleye ihtiyaç duymaz.

c) Mesela: Dünyamız / yerküremiz, geceleri aydınlığını Ay'dan alır. Ay ise aydınlığını güneşten alır. Peki ya güneş ışığını nereden alır?

Cevap: Güneşin ışığı kendindendir, başka bir ışık kaynağına muhtaç değildir.

d) Mesela: İnsanlar tenasül / izdivaç yoluyla bir anne-babadan gelir. Onların anne-babaları da başka bir anne-babadan gelir. Bu zinciri Hz. Âdem ve Hz. Havva’ya kadar uzatabiliriz. Peki Âdem ile Havva nereden gelmişler?

Şayet onlara milyarlarca Âdem ve Havva’nın takıldığı bir zincir varsayılsa bile, o en son Âdem ve Havva’nın nereden geldiği sorusu bakidir.

Bu sorunun yegâne cevabı şudur: “Onları Allah, tenasül yoluyla bir anne-babadan değil, doğrudan kudretiyle topraktan yarattı.”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun