Tövbe kapısı her zaman açık mıdır, bir sınırı var mı?

Tarih: 01.02.2018 - 01:04 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Tövbe kapısının her zaman açık olması hangi kaynaklara dayanır?
- Üç defadan fazla dinden dönenler için geçerli midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Önce şunu belirtelim ki, tövbe kapısı herkes için her zaman açıktır.

Yalnız yaşamanın sona erdiğini gösteren alametlerin ortaya çıkması, bu kapının kapanmasına sebep olur. Çünkü, dünyadaki imtihanın yapıldığı zemin hayatın coştuğu bir yaşama salonudur. Hayatın sona erdiğini gösteren sinyallerin görülmesi, imtihanın bittiğini gösterir. Pişmanlık süresinin olmadığı bir yerde tövbeden söz edilemez.

İmtihanın bittiğini gösteren alametler, iki türlüdür.

1)  Büyük kıyametin kopacağını haber veren alamet: Güneş'in batıdan doğmasıdır.

Bu alametin ortaya çıkması, dünya imtihan salonunun kapandığını ve buna bağlı olarak tövbe kapısının da artık kilitlendiğini gösterir.

Ebu Hureyre anlatıyor: Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurdu:

“Güneş batından doğmadan kıyamet kopmaz. Güneş batıdan doğunca, onu gören bütün insanlar iman edecekler. Fakat bu an, (Kur'an’da zikredilen) 'Rabbinin alâmetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmeyen yahut imanıyla hayır kazanmayan hiçbir kimseye o günkü imanı asla fayda vermez.' (Enam, 6/158) ayetinde ifade edilen zamandır.” (Buhari, Tefsir, 9, Rikak, 40)

Öyle anlaşılıyor ki, Buhari’de imanın makbul olmadığı zaman, yalnız “Güneş'in doğudan doğuşu” olarak zikredildiği için, daha çok bu meşhur olmuştur.

Bununla beraber, “Güneş'in batıdan doğması” -Ahmed b. Hanbel, Taberanî, Müslim,  Nesai, Tirmizi, Darimi gibi birçok hadis kaynağında- tövbenin kabul olmamasının sebebi olarak gösterilmiştir. (bk. İbn Hacer, 11/354-355)

Böyle birçok kaynakta tövbenin kabul olmaması, Buhari’de de imanın kabul olmamasının sebebi olarak zikredildiğine göre, bunun ön plana çıkması işin tabiatının gereğidir. Aslında tövbe günahlardan dönmek olduğu gibi, iman da küfürden bir nevi tövbe etmektir.

Bediüzzaman Hazretleri de bu hadisin bir nevi açıklaması olarak şu ifadelere yer vermiştir:

“...Yalnız, Güneş'in mağribden çıkması bedahet derecesinde herkesi tasdike mecbur ettiğinden, tövbe kapısı kapanır; daha tövbe ve iman makbul olmaz. Çünkü Ebu Bekirler, Ebu Cehiller ile tasdikte beraber olurlar. Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın nüzulü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselâm olduğu, nur-u imanın dikkatiyle bilinir; herkes bilemez. Hattâ Deccal ve Süfyan gibi eşhas-ı müdhişe, kendileri dahi kendilerini bilmiyorlar.” (bk. Şualar, s. 579)

Günahtan dönmek ile küfürden dönmek arasında fark yoktur. Nitekim, Şafii mezhebi alimlerinin büyük çoğunluğuna göre, bir kimse mürtet olduktan sonra tekrar tövbe eder Müslüman olursa tövbesi kabul olur. Hatta bu gel-gitlerini yüz defa tekrarlasa da yine tövbesi makbuldür. (bk. Maverdi, el-Havi, 13/449)

2) İkinci alamet “küçük kıyamet” denilen kişinin hususi kıyametinin geldiğini gösteren ölüm sinyalidir.

Bu sinyal ile ümidini kesmiş kimsenin hayat Güneşi tersine dönmüş ve artık hususi dünyasının kıyameti kopmuş demektir.

“Yoksa kötülükleri ya­pıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çattığında 'Ben şimdi tövbe ettim.' diyenlerle kâfir olarak ölenler için kabul edilecek tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.” (Nisa, 4/18)

mealindeki ayette bu şahsi kıyametin altı çizilmiştir.

Hz. Peygamber (asm)’den, ölüm sancılarının başladığı andan itibaren yapılan tövbenin kabul edilmeyeceğine dair hadisler rivayet edilmiştir. (Müsned, II, 132, 153; İbn Mâce, Zühd, 30; Tirmizî, Daavât, 98)

Gerek iman gerekse tövbe zihin ve kalbin, dolayısıyla iradenin katılımıyla meydana gelebilir. Ölüm halinin veya kıyametin kopmasının yaklaşması durumunda gayba olan iman şartı ile irade ortadan kalkar, günahın devam ettirilmesi de imkânsız hale gelir. Bu durumdaki insanın dinî değer taşıyacak herhangi bir davranışta bulunması söz konusu olmaz. (Mâtürîdî, Tevilâtü’l-Kuran, IV, 93-98)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun